Nur
النُّور
النُّور
Surah An-Nûr for kids content
İÇERİ GİRME İZNİ
58Ey iman edenler!
Köleleriniz ve ergenlik çağına girmemiş çocuklarınız, üç vakitte içeri girmek için sizden izin istesinler: sabah namazından önce, öğle vakti elbiselerinizi çıkardığınızda ve yatsı
namazından sonra.
Bunlar sizin için üç mahrem vakittir.
Bu vakitlerin dışında ise, ne sizin ne de onların birbirinizin yanına serbestçe girip çıkmasında bir sakınca yoktur.
İşte Allah ayetleri size böyle açıklar.
Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
59Çocuklarınız ergenlik çağına ulaştığında, onlar da yetişkinlerin yaptığı gibi izin istesinler.
Yine Allah ayetlerini size böyle açıklar.
Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لِيَسۡتَٔۡذِنكُمُ ٱلَّذِينَ مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُمۡ وَٱلَّذِينَ لَمۡ يَبۡلُغُواْ ٱلۡحُلُمَ مِنكُمۡ ثَلَٰثَ مَرَّٰتٖۚ مِّن قَبۡلِ صَلَوٰةِ ٱلۡفَجۡرِ وَحِينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُم مِّنَ ٱلظَّهِيرَةِ وَمِنۢ بَعۡدِ صَلَوٰةِ ٱلۡعِشَآءِۚ ثَلَٰثُ عَوۡرَٰتٖ لَّكُمۡۚ لَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ وَلَا عَلَيۡهِمۡ جُنَاحُۢ بَعۡدَهُنَّۚ طَوَّٰفُونَ عَلَيۡكُم بَعۡضُكُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٞ58
وَإِذَا بَلَغَ ٱلۡأَطۡفَٰلُ مِنكُمُ ٱلۡحُلُمَ فَلۡيَسۡتَٔۡذِنُواْ كَمَا ٱسۡتَٔۡذَنَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَٰتِهِۦۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٞ59
Yaşlı Kadınlar İçin İffet
60Evlilik çağından kesilmiş yaşlı kadınlara gelince, ziynetlerini açığa vurmamak şartıyla, dış giysilerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur.
Ama bundan tamamen sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır.
Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
وَٱلۡقَوَٰعِدُ مِنَ ٱلنِّسَآءِ ٱلَّٰتِي لَا يَرۡجُونَ نِكَاحٗا فَلَيۡسَ عَلَيۡهِنَّ جُنَاحٌ أَن يَضَعۡنَ ثِيَابَهُنَّ غَيۡرَ مُتَبَرِّجَٰتِۢ بِزِينَةٖۖ وَأَن يَسۡتَعۡفِفۡنَ خَيۡرٞ لَّهُنَّۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيم60

BACKGROUND STORY
- •
61.
ayet, körün, engellinin ve hastanın Müslüman ordusuyla birlikte sefere katılmamasının caiz olduğunu belirtir.
- •
Ayrıca, bazı Müslümanlar, orduya katılamayanlardan (kör, engelli veya hasta gibi) veya kendi akrabalarından birine evlerinin anahtarlarını verir ve onlardan evlerine istedikleri
zaman girip yemek yemelerini isterlerdi; ancak bu kişiler bunu yapmaktan çekinirlerdi.
{İmam İbn Kesir}
Kaldırılan Kısıtlamalar
61Kör olana, topala, hastaya bir günah yoktur.
Sizin için de kendi evlerinizden,¹⁶ yahut babalarınızın evlerinden, yahut annelerinizin evlerinden, yahut erkek kardeşlerinizin evlerinden, yahut kız kardeşlerinizin evlerinden,
yahut amcalarınızın evlerinden, yahut halalarınızın evlerinden, yahut dayılarınızın evlerinden, yahut teyzelerinizin evlerinden, yahut anahtarları sizin elinizde olan evlerden,
yahut dostlarınızın evlerinden yemenizde bir günah yoktur.
Toplu olarak veya ayrı ayrı yemenizde de bir günah yoktur.
Evlere girdiğiniz zaman, Allah katından mübarek ve hoş bir selam ile birbirinize selam verin.
İşte Allah, ayetleri size böyle açıklar ki akıl erdiresiniz.
لَّيۡسَ عَلَى ٱلۡأَعۡمَىٰ حَرَجٞ وَلَا عَلَى ٱلۡأَعۡرَجِ حَرَجٞ وَلَا عَلَى ٱلۡمَرِيضِ حَرَجٞ وَلَا عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمۡ أَن تَأۡكُلُواْ مِنۢ بُيُوتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ ءَابَآئِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أُمَّهَٰتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ إِخۡوَٰنِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أَخَوَٰتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أَعۡمَٰمِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ عَمَّٰتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أَخۡوَٰلِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ خَٰلَٰتِكُمۡ أَوۡ مَا مَلَكۡتُم مَّفَاتِحَهُۥٓ أَوۡ صَدِيقِكُمۡۚ لَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَن تَأۡكُلُواْ جَمِيعًا أَوۡ أَشۡتَاتٗاۚ فَإِذَا دَخَلۡتُم بُيُوتٗا فَسَلِّمُواْ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمۡ تَحِيَّةٗ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ مُبَٰرَكَةٗ طَيِّبَةٗۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ61

BACKGROUND STORY
- •
Bu ayetler, bazı sahabelerin, özellikle de Peygamber (ﷺ) ile olan ilişkilerinde sergiledikleri bazı kabul edilemez davranışları düzeltmek amacıyla nazil olmuştur.
Peygamber (ﷺ) ve sahabeleri, Medine'yi düşman kuvvetlerine karşı korumak için Hendek'i kazarken, bazı münafıklar Peygamber'in izni olmadan gizlice uzaklaşırlardı.
Bazıları ise Peygamber (ﷺ) Cuma günü hutbe verirken mescitten gizlice çıkardı.
Diğer sahabelerin arkasına saklanır, sonra fırsat bulduklarında sıvışırlardı.
Peygamber (ﷺ) umumi bir toplantı çağırdığında, daveti ciddiye almazlardı.
Bazıları Peygamber'e ismiyle, 'Ey Muhammed!
' diyerek hitap ederdi.
- •
62-63.
ayetler nazil olarak müminlere, Peygamber (ﷺ) umumi bir meseleyle ilgilenirken ondan ayrılmamalarını, hutbe sırasında kalmalarını, davetlerini ciddiye almalarını ve onunla
konuşurken saygı göstermelerini emretmiştir.
Allah Teâlâ kendisi Kur'an'da asla 'Ey Muhammed' demez.
Bunun yerine, her zaman 'Ey Peygamber' veya 'Ey Resul' der.
{İmam İbn Kesir ve İmam Bağavi}

Peygamber'e Bağlı Kalmak
62Gerçek müminler ancak Allah'a ve Resûlü'ne iman edenlerdir.
Ve onunla birlikte toplu bir iş üzerinde iken, ondan izin almadan ayrılmazlar.
Ey Peygamber!
Senden izin isteyenler, işte onlar Allah'a ve Resûlü'ne gerçekten iman edenlerdir.
Öyleyse, bazı işleri için senden izin istediklerinde, dilediğine izin ver ve onlar için Allah'tan bağışlanma dile.
Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
63Peygamber'in size olan çağrısını, birbirinize yaptığınız çağrılar gibi hafife almayın.
Allah, sizden gizlice sıvışıp başkalarının arkasına saklananları çok iyi bilir.
Onun emrine aykırı hareket edenler dikkat etsinler; yoksa kendilerine bir fitne (bela) isabet eder veya acı bir azap çarpar.
إِنَّمَا ٱلۡمُؤۡمِنُونَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَإِذَا كَانُواْ مَعَهُۥ عَلَىٰٓ أَمۡرٖ جَامِعٖ لَّمۡ يَذۡهَبُواْ حَتَّىٰ يَسۡتَٔۡذِنُوهُۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَسۡتَٔۡذِنُونَكَ أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦۚ فَإِذَا ٱسۡتَٔۡذَنُوكَ لِبَعۡضِ شَأۡنِهِمۡ فَأۡذَن لِّمَن شِئۡتَ مِنۡهُمۡ وَٱسۡتَغۡفِرۡ لَهُمُ ٱللَّهَۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٞ62
لَّا تَجۡعَلُواْ دُعَآءَ ٱلرَّسُولِ بَيۡنَكُمۡ كَدُعَآءِ بَعۡضِكُم بَعۡضٗاۚ قَدۡ يَعۡلَمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنكُمۡ لِوَاذٗاۚ فَلۡيَحۡذَرِ ٱلَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنۡ أَمۡرِهِۦٓ أَن تُصِيبَهُمۡ فِتۡنَةٌ أَوۡ يُصِيبَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ63
Allah her şeyi bilir.
64Gerçekten de göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır.
O, ne üzere olduğunuzu hakkıyla bilir.
Ve o gün, herkes O'na döndürülecek; O da onlara yaptıklarını bildirecektir.
Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
أَلَآ إِنَّ لِلَّهِ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ قَدۡ يَعۡلَمُ مَآ أَنتُمۡ عَلَيۡهِ وَيَوۡمَ يُرۡجَعُونَ إِلَيۡهِ فَيُنَبِّئُهُم بِمَا عَمِلُواْۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمُۢ64
Part 3 study note
This is part 3 of the children's lesson for Surah An-Nûr.
It continues from the previous section with new verses, examples, and short review points for young learners.
If this is your first time studying the lesson, start with part 1 and then return here so the story, meaning, and practice sequence stay clear.
How to study Surah An-Nûr with children
Use this children's lesson as a guided path: read the short explanation, look at the Arabic verse, listen to related recitation, and return to the full surah when
your child is ready for more detail.
Parents can review one section at a time, ask the child to repeat the main idea, and then continue with the next part or a nearby surah.
This keeps the lesson connected with Quran reading, audio, and daily practice.