This translation is done through Artificial Intelligence (AI) modern technology. Moreover, it is based on Dr. Mustafa Khattab's "The Clear Quran".

Surah 24 - النُّور

An-Nûr (Surah 24)

النُّور (Nur)

Makki SurahMakki Surah

Introduction

Bu Medine sûresi, adını 35-36. ayetlerde zikredilen ilahi nurdan alır. Bu sûrenin büyük bir kısmı, önceki sûrede (23:7) işaret edilen iffetsizlik meselesini ele alır. Sûre ayrıca, müminlere Hz. Peygamber'in eşi Hz. Âişe'ye yönelik asılsız dedikodulara nasıl tepki vermeleri gerektiği konusunda bazı yol gösterici ilkeler sunar. Edep, evlere girme adabı, fuhşa zorlama, münafıklık ve zina iftirası gibi başka konular da ele alınır. Allah'ın kudreti, O'nun hükmüne uyma ve Peygamber'e (ﷺ) itaat konuları önemle vurgulanır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

In the Name of Allah—the Most Compassionate, Most Merciful.

Giriş

1. Bu, indirdiğimiz ve (hükümlerini) farz kıldığımız bir sûredir. Onda apaçık ayetler indirdik ki öğüt alasınız.

سُورَةٌ أَنزَلْنَـٰهَا وَفَرَضْنَـٰهَا وَأَنزَلْنَا فِيهَآ ءَايَـٰتٍۭ بَيِّنَـٰتٍ لَّعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
١

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 1-1


Zina Cezası

2. Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüzer celde vurun. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah'ın dininde onlara acımanız sizi gevşekliğe düşürmesin. Müminlerden bir topluluk da onların cezalandırılmasına şahit olsun.

ٱلزَّانِيَةُ وَٱلزَّانِى فَٱجْلِدُوا كُلَّ وَٰحِدٍ مِّنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍ ۖ وَلَا تَأْخُذْكُم بِهِمَا رَأْفَةٌ فِى دِينِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ ۖ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَآئِفَةٌ مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ
٢

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 2-2


Kötüler Kötülere, İyiler İyilere

3. Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkasıyla evlenmez. Zina eden kadın da zina eden veya müşrik olan bir erkekten başkasıyla evlenmez. Bu, müminlere haram kılınmıştır.

ٱلزَّانِى لَا يَنكِحُ إِلَّا زَانِيَةً أَوْ مُشْرِكَةً وَٱلزَّانِيَةُ لَا يَنكِحُهَآ إِلَّا زَانٍ أَوْ مُشْرِكٌ ۚ وَحُرِّمَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ
٣

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 3-3


Asılsız Suçlamalar

4. İffetli kadınlara (zina) isnad edip de dört şahit getiremeyenlere seksen kırbaç vurun. Ve onların şahitliğini ebediyen kabul etmeyin. İşte onlar fasıkların ta kendileridir. 5. Ancak bundan sonra tövbe edip ıslah olanlar müstesna. Şüphesiz Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.

وَٱلَّذِينَ يَرْمُونَ ٱلْمُحْصَنَـٰتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِأَرْبَعَةِ شُهَدَآءَ فَٱجْلِدُوهُمْ ثَمَـٰنِينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَـٰدَةً أَبَدًا ۚ وَأُولَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَـٰسِقُونَ
٤
إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوا فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
٥

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 4-5


Eşine Yönelik Suçlama

6. Karılarına zina isnad edip de kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, (onlardan) her biri dört defa Allah adına yemin ederek doğru söylediğine şahitlik etmelidir, 7. ve beşinci (yemininde), eğer yalan söylüyorsa Allah'ın lanetinin üzerine olmasını (diler). 8. Cezanın ondan düşmesi için, dört defa Allah'a yemin ederek (kocasının) yalan söyleyenlerden olduğunu söylemelidir. 9. ve beşinci (yemininde), eğer (kocası) doğru söylüyorsa Allah'ın gazabının üzerine olmasını (diler). 10. Allah’ın üzerinizdeki lütfu ve rahmeti olmasaydı ve Allah Tevvab (tövbeleri kabul eden), Hakim (her şeyi hikmetle yapan) olmasaydı (elbette başınıza gelirdi).

وَٱلَّذِينَ يَرْمُونَ أَزْوَٰجَهُمْ وَلَمْ يَكُن لَّهُمْ شُهَدَآءُ إِلَّآ أَنفُسُهُمْ فَشَهَـٰدَةُ أَحَدِهِمْ أَرْبَعُ شَهَـٰدَٰتٍۭ بِٱللَّهِ ۙ إِنَّهُۥ لَمِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
٦
وَٱلْخَـٰمِسَةُ أَنَّ لَعْنَتَ ٱللَّهِ عَلَيْهِ إِن كَانَ مِنَ ٱلْكَـٰذِبِينَ
٧
وَيَدْرَؤُا عَنْهَا ٱلْعَذَابَ أَن تَشْهَدَ أَرْبَعَ شَهَـٰدَٰتٍۭ بِٱللَّهِ ۙ إِنَّهُۥ لَمِنَ ٱلْكَـٰذِبِينَ
٨
وَٱلْخَـٰمِسَةَ أَنَّ غَضَبَ ٱللَّهِ عَلَيْهَآ إِن كَانَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
٩
وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ وَأَنَّ ٱللَّهَ تَوَّابٌ حَكِيمٌ
١٠

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 6-10


Peygamber'in Eşine İftira Atanlar

11. Şüphesiz o (ağır) iftirayı uyduranlar sizden bir gruptur. Bunu sizin için kötü sanmayın; aksine o sizin için hayırlıdır. Onlardan her birine, işlediği günahın karşılığı vardır. Onlardan (iftiranın) büyüğünü yüklenen kimseye ise büyük bir azap vardır.

إِنَّ ٱلَّذِينَ جَآءُو بِٱلْإِفْكِ عُصْبَةٌ مِّنكُمْ ۚ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَّكُم ۖ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ ۚ لِكُلِّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُم مَّا ٱكْتَسَبَ مِنَ ٱلْإِثْمِ ۚ وَٱلَّذِى تَوَلَّىٰ كِبْرَهُۥ مِنْهُمْ لَهُۥ عَذَابٌ عَظِيمٌ
١١

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 11-11


Müminlerin Tepkisi Nasıl Olmalıydı?

12. Keşke mümin erkekler ve mümin kadınlar, bu (dedikoduyu) duyduklarında birbirleri hakkında hüsn-ü zan etselerdi ve “Bu apaçık bir (ağır) iftiradır!” deselerdi. 13. Neden dört şahit getirmediler? Madem ki şahit getiremediler, onlar Allah katında yalancıdırlar. 14. Eğer üzerinizde dünyada ve ahirette Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız şeyden dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu. 15. Siz onu dilden dile aktarıyor, hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyi ağızlarınızla söylüyor ve onu önemsiz sayıyordunuz; oysa o Allah katında çok büyüktür. 16. Keşke onu işittiğinizde şöyle deseydiniz: "Böyle bir şeyi konuşmak bize düşmez! Sübhanallah! Bu, büyük bir iftiradır!" 17. Allah, eğer müminler iseniz, bir daha asla böyle bir şeye dönmenizi size yasaklar. 18. Ve Allah size ayetlerini beyan eder. Zira Allah, Alîm'dir, Hakîm'dir.

لَّوْلَآ إِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ ٱلْمُؤْمِنُونَ وَٱلْمُؤْمِنَـٰتُ بِأَنفُسِهِمْ خَيْرًا وَقَالُوا هَـٰذَآ إِفْكٌ مُّبِينٌ
١٢
لَّوْلَا جَآءُو عَلَيْهِ بِأَرْبَعَةِ شُهَدَآءَ ۚ فَإِذْ لَمْ يَأْتُوا بِٱلشُّهَدَآءِ فَأُولَـٰٓئِكَ عِندَ ٱللَّهِ هُمُ ٱلْكَـٰذِبُونَ
١٣
وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ لَمَسَّكُمْ فِى مَآ أَفَضْتُمْ فِيهِ عَذَابٌ عَظِيمٌ
١٤
إِذْ تَلَقَّوْنَهُۥ بِأَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِأَفْوَاهِكُم مَّا لَيْسَ لَكُم بِهِۦ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُۥ هَيِّنًا وَهُوَ عِندَ ٱللَّهِ عَظِيمٌ
١٥
وَلَوْلَآ إِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُم مَّا يَكُونُ لَنَآ أَن نَّتَكَلَّمَ بِهَـٰذَا سُبْحَـٰنَكَ هَـٰذَا بُهْتَـٰنٌ عَظِيمٌ
١٦
يَعِظُكُمُ ٱللَّهُ أَن تَعُودُوا لِمِثْلِهِۦٓ أَبَدًا إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
١٧
وَيُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْـَٔايَـٰتِ ۚ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ
١٨

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 12-18


İftiracılara Uyarı

19. Şüphesiz, müminler arasında fuhşun yayılmasını arzu edenler için dünyada ve ahirette elem verici bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz. 20. Eğer üzerinizde Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı ve Allah Tevvâb (tövbeleri çok kabul eden), Rahîm (çok merhametli) olmasaydı...

إِنَّ ٱلَّذِينَ يُحِبُّونَ أَن تَشِيعَ ٱلْفَـٰحِشَةُ فِى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ ۚ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
١٩
وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ وَأَنَّ ٱللَّهَ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ
٢٠

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 19-20


Şeytana Karşı Uyarı

21. Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, bilsin ki o (şeytan) ancak fuhşu ve kötülüğü emreder. Eğer üzerinizde Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, hiçbiriniz asla temizlenemezdiniz. Fakat Allah dilediğini temizler. Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.

۞ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَٰتِ ٱلشَّيْطَـٰنِ ۚ وَمَن يَتَّبِعْ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيْطَـٰنِ فَإِنَّهُۥ يَأْمُرُ بِٱلْفَحْشَآءِ وَٱلْمُنكَرِ ۚ وَلَوْلَا فَضْلُ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُۥ مَا زَكَىٰ مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ أَبَدًا وَلَـٰكِنَّ ٱللَّهَ يُزَكِّى مَن يَشَآءُ ۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
٢١

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 21-21


Kesintisiz İyilik

22. İçinizden fazilet ve genişlik sahibi olanlar, akrabalarına, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere (muhacirlere) vermemeye yemin etmesinler. Affetsinler ve bağışlasınlar. Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

وَلَا يَأْتَلِ أُولُوا ٱلْفَضْلِ مِنكُمْ وَٱلسَّعَةِ أَن يُؤْتُوٓا أُولِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْمَسَـٰكِينَ وَٱلْمُهَـٰجِرِينَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ۖ وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُوٓا ۗ أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ ٱللَّهُ لَكُمْ ۗ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
٢٢

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 22-22


İftiracıların Cezası

23. Şüphesiz ki, iffetli, gafil mümin kadınlara iftira edenler, dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Ve onlar için büyük bir azap vardır. 24. O gün, dilleri, elleri ve ayakları, yaptıkları hakkında aleyhlerine şahitlik edecektir. 25. O gün Allah, onların cezalarını eksiksiz ödeyecek ve onlar da Allah'ın Hak olduğunu bileceklerdir.

إِنَّ ٱلَّذِينَ يَرْمُونَ ٱلْمُحْصَنَـٰتِ ٱلْغَـٰفِلَـٰتِ ٱلْمُؤْمِنَـٰتِ لُعِنُوا فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ
٢٣
يَوْمَ تَشْهَدُ عَلَيْهِمْ أَلْسِنَتُهُمْ وَأَيْدِيهِمْ وَأَرْجُلُهُم بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
٢٤
يَوْمَئِذٍ يُوَفِّيهِمُ ٱللَّهُ دِينَهُمُ ٱلْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ أَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ ٱلْمُبِينُ
٢٥

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 23-25


Benzerler Benzerlerine

26. Kötü kadınlar kötü erkekler içindir, kötü erkekler de kötü kadınlar içindir. Temiz kadınlar temiz erkekler içindir, temiz erkekler de temiz kadınlar içindir. İşte onlar, o kötülerin söylediklerinden beridirler. Onlar için bağışlanma ve kerim bir rızık vardır.

ٱلْخَبِيثَـٰتُ لِلْخَبِيثِينَ وَٱلْخَبِيثُونَ لِلْخَبِيثَـٰتِ ۖ وَٱلطَّيِّبَـٰتُ لِلطَّيِّبِينَ وَٱلطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَـٰتِ ۚ أُولَـٰٓئِكَ مُبَرَّءُونَ مِمَّا يَقُولُونَ ۖ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ
٢٦

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 26-26


İnsanların Evlerine Girme

27. Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, izin alıp sahiplerine selam vermeden girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır, umulur ki öğüt alırsınız. 28. Evde kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer size "geri dönün" denirse, hemen geri dönün. Bu sizin için daha temizdir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتَّىٰ تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلَىٰٓ أَهْلِهَا ۚ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
٢٧
فَإِن لَّمْ تَجِدُوا فِيهَآ أَحَدًا فَلَا تَدْخُلُوهَا حَتَّىٰ يُؤْذَنَ لَكُمْ ۖ وَإِن قِيلَ لَكُمُ ٱرْجِعُوا فَٱرْجِعُوا ۖ هُوَ أَزْكَىٰ لَكُمْ ۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ
٢٨

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 27-28


Kamusal Alanlara Girme

29. İçinde sizin için bir menfaat bulunan evlere girmenizde size bir günah yoktur. Allah, açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.

لَّيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ مَسْكُونَةٍ فِيهَا مَتَـٰعٌ لَّكُمْ ۚ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ
٢٩

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 29-29


Müslüman Erkeklere Nasihat

30. Mümin erkeklere söyle: Gözlerini (haramdan) sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Bu onlar için daha temizdir. Şüphesiz Allah, onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.

قُل لِّلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَـٰرِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ۚ ذَٰلِكَ أَزْكَىٰ لَهُمْ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ خَبِيرٌۢ بِمَا يَصْنَعُونَ
٣٠

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 30-30


Müslüman Kadınlara Nasihat

31. Mümin kadınlara söyle: Gözlerini (haramdan) sakınsınlar, iffetlerini korusunlar. Zinetlerini açmasınlar, ancak görünen kısımları müstesna. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Zinetlerini kocalarından, babalarından, kayınpederlerinden, oğullarından, üvey oğullarından, kardeşlerinden, kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, sahip oldukları cariyelerden, şehveti olmayan erkek hizmetçilerden ve kadınların avret yerlerini henüz bilmeyen çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hepiniz topluca Allah'a tövbe edin ki kurtuluşa eresiniz.

وَقُل لِّلْمُؤْمِنَـٰتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَـٰرِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا ۖ وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَىٰ جُيُوبِهِنَّ ۖ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ أَوْ ءَابَآئِهِنَّ أَوْ ءَابَآءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ أَبْنَآئِهِنَّ أَوْ أَبْنَآءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ إِخْوَٰنِهِنَّ أَوْ بَنِىٓ إِخْوَٰنِهِنَّ أَوْ بَنِىٓ أَخَوَٰتِهِنَّ أَوْ نِسَآئِهِنَّ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَـٰنُهُنَّ أَوِ ٱلتَّـٰبِعِينَ غَيْرِ أُولِى ٱلْإِرْبَةِ مِنَ ٱلرِّجَالِ أَوِ ٱلطِّفْلِ ٱلَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلَىٰ عَوْرَٰتِ ٱلنِّسَآءِ ۖ وَلَا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِن زِينَتِهِنَّ ۚ وَتُوبُوٓا إِلَى ٱللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَ ٱلْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
٣١

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 31-31


Velilere Nasihat

32. İçinizdeki bekarları ve kölelerinizden, cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler, Allah onları lütfundan zengin kılar. Allah, lütfu geniş olandır, her şeyi bilendir. 33. Evlenme imkanı bulamayanlar, Allah kendilerini lütfundan zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Ellerinizin altında bulunan kölelerinizden (veya cariyelerinizden) mükatebe yapmak isteyenlere, eğer kendilerinde bir hayır görürseniz, onlarla mükatebe yapın. Onlara Allah'ın size verdiği maldan verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için, iffetli kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Eğer bir kimse onları zorlarsa, şüphesiz Allah, zorlanmalarından sonra (onlar için) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

وَأَنكِحُوا ٱلْأَيَـٰمَىٰ مِنكُمْ وَٱلصَّـٰلِحِينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَإِمَآئِكُمْ ۚ إِن يَكُونُوا فُقَرَآءَ يُغْنِهِمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ ۗ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ
٣٢
وَلْيَسْتَعْفِفِ ٱلَّذِينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتَّىٰ يُغْنِيَهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ ۗ وَٱلَّذِينَ يَبْتَغُونَ ٱلْكِتَـٰبَ مِمَّا مَلَكَتْ أَيْمَـٰنُكُمْ فَكَاتِبُوهُمْ إِنْ عَلِمْتُمْ فِيهِمْ خَيْرًا ۖ وَءَاتُوهُم مِّن مَّالِ ٱللَّهِ ٱلَّذِىٓ ءَاتَىٰكُمْ ۚ وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَـٰتِكُمْ عَلَى ٱلْبِغَآءِ إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِّتَبْتَغُوا عَرَضَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ۚ وَمَن يُكْرِههُّنَّ فَإِنَّ ٱللَّهَ مِنۢ بَعْدِ إِكْرَٰهِهِنَّ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
٣٣

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 32-33


Örnekler ve Dersler

34. Andolsun ki, sana apaçık ayetler, senden önce gelip geçmiş olanların misallerini ve takva sahipleri için bir öğüt indirdik.

وَلَقَدْ أَنزَلْنَآ إِلَيْكُمْ ءَايَـٰتٍ مُّبَيِّنَـٰتٍ وَمَثَلًا مِّنَ ٱلَّذِينَ خَلَوْا مِن قَبْلِكُمْ وَمَوْعِظَةً لِّلْمُتَّقِينَ
٣٤

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 34-34


Mümin Kalbine Misal

35. Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun misali, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. Lamba bir billur içindedir. O billur da sanki parlayan bir yıldızdır. Ne doğulu ne de batılı, mübarek bir zeytin ağacından yakılır. Onun yağı, neredeyse ateş dokunmasa bile ışık verir. Nur üstüne nur! Allah, dilediğini nuruna iletir. Allah, insanlara misaller verir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

۞ ٱللَّهُ نُورُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ مَثَلُ نُورِهِۦ كَمِشْكَوٰةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ ۖ ٱلْمِصْبَاحُ فِى زُجَاجَةٍ ۖ ٱلزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّىٌّ يُوقَدُ مِن شَجَرَةٍ مُّبَـٰرَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَّا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِىٓءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ ۚ نُّورٌ عَلَىٰ نُورٍ ۗ يَهْدِى ٱللَّهُ لِنُورِهِۦ مَن يَشَآءُ ۚ وَيَضْرِبُ ٱللَّهُ ٱلْأَمْثَـٰلَ لِلنَّاسِ ۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ
٣٥

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 35-35


Gerçek Müminler

36. O nur, Allah'ın yüceltilmesine ve içinde isminin anılmasına izin verdiği evlerde (mescitlerde) parlar. Orada sabah akşam O'nu tesbih ederler. 37. O kimseler ki, ne bir alışveriş ne de bir ticaret onları Allah'ı anmaktan, namazı ikame etmekten ve zekât vermekten alıkoyar. Onlar, kalplerin ve gözlerin titreyeceği bir günden korkarlar. 38. Allah'ın kendilerini amellerinin en güzeliyle ödüllendirmesi ve lütfundan onlara artırması için. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

فِى بُيُوتٍ أَذِنَ ٱللَّهُ أَن تُرْفَعَ وَيُذْكَرَ فِيهَا ٱسْمُهُۥ يُسَبِّحُ لَهُۥ فِيهَا بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْـَٔاصَالِ
٣٦
رِجَالٌ لَّا تُلْهِيهِمْ تِجَـٰرَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَن ذِكْرِ ٱللَّهِ وَإِقَامِ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءِ ٱلزَّكَوٰةِ ۙ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ فِيهِ ٱلْقُلُوبُ وَٱلْأَبْصَـٰرُ
٣٧
لِيَجْزِيَهُمُ ٱللَّهُ أَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَيَزِيدَهُم مِّن فَضْلِهِۦ ۗ وَٱللَّهُ يَرْزُقُ مَن يَشَآءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ
٣٨

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 36-38


İnkar Edenlere Misal

39. Kâfirlerin amelleri, çöldeki bir serap gibidir ki, susamış onu su sanır; fakat ona yaklaştığında hiçbir şey bulamaz. Orada Allah'ı bulur da O da onun hesabını tastamam görür. Allah hesabı çabuk görendir.

وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا أَعْمَـٰلُهُمْ كَسَرَابٍۭ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ ٱلظَّمْـَٔانُ مَآءً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَهُۥ لَمْ يَجِدْهُ شَيْـًٔا وَوَجَدَ ٱللَّهَ عِندَهُۥ فَوَفَّىٰهُ حِسَابَهُۥ ۗ وَٱللَّهُ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ
٣٩

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 39-39


Başka Bir Misal

40. Veya (inkârcıların amelleri), engin bir denizdeki karanlıklar gibidir. Onu üst üste dalgalar kaplar, üstünde de bulutlar vardır. Karanlıklar üstüne karanlıklar! Elini uzatsa, onu bile göremez. Allah kime nur vermezse, onun için nur yoktur!

أَوْ كَظُلُمَـٰتٍ فِى بَحْرٍ لُّجِّىٍّ يَغْشَىٰهُ مَوْجٌ مِّن فَوْقِهِۦ مَوْجٌ مِّن فَوْقِهِۦ سَحَابٌ ۚ ظُلُمَـٰتٌۢ بَعْضُهَا فَوْقَ بَعْضٍ إِذَآ أَخْرَجَ يَدَهُۥ لَمْ يَكَدْ يَرَىٰهَا ۗ وَمَن لَّمْ يَجْعَلِ ٱللَّهُ لَهُۥ نُورًا فَمَا لَهُۥ مِن نُّورٍ
٤٠

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 40-40


Allah'a Teslimiyet

41. Görmez misin ki, göklerde ve yerde olanlar, dizi dizi uçan kuşlar bile Allah'ı tesbih ederler? Her biri kendi duasını ve tesbihini bilir. Allah, onların yaptıklarını hakkıyla bilir. 42. Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. Ve dönüş de Allah'adır.

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُسَبِّحُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلطَّيْرُ صَـٰٓفَّـٰتٍ ۖ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُۥ وَتَسْبِيحَهُۥ ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِمَا يَفْعَلُونَ
٤١
وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلْمَصِيرُ
٤٢

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 41-42


Yağmur Mucizesi

43. Görmez misin ki Allah bulutları yavaşça sürer, sonra onları bir araya getirir, sonra da üst üste yığar; böylece içlerinden yağmurun çıktığını görürsün? Gökten dolu yüklü dağlar (gibi bulutlar) indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de çevirir. Bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır. 44. Allah gece ile gündüzü birbirine çevirir. Şüphesiz bunda basiret sahipleri için bir ibret vardır.

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُزْجِى سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيْنَهُۥ ثُمَّ يَجْعَلُهُۥ رُكَامًا فَتَرَى ٱلْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَـٰلِهِۦ وَيُنَزِّلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن جِبَالٍ فِيهَا مِنۢ بَرَدٍ فَيُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ وَيَصْرِفُهُۥ عَن مَّن يَشَآءُ ۖ يَكَادُ سَنَا بَرْقِهِۦ يَذْهَبُ بِٱلْأَبْصَـٰرِ
٤٣
يُقَلِّبُ ٱللَّهُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةً لِّأُولِى ٱلْأَبْصَـٰرِ
٤٤

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 43-44


Yaratılış Mucizesi

45. Allah her canlıyı sudan yarattı. Onlardan kimi karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimi de dört ayak üzerinde yürür. Allah dilediğini yaratır. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.

وَٱللَّهُ خَلَقَ كُلَّ دَآبَّةٍ مِّن مَّآءٍ ۖ فَمِنْهُم مَّن يَمْشِى عَلَىٰ بَطْنِهِۦ وَمِنْهُم مَّن يَمْشِى عَلَىٰ رِجْلَيْنِ وَمِنْهُم مَّن يَمْشِى عَلَىٰٓ أَرْبَعٍ ۚ يَخْلُقُ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
٤٥

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 45-45


Münafıklar ve Hesap Günü

46. Muhakkak ki biz, açıklayıcı ayetler indirdik. Fakat Allah, dilediğini dosdoğru yola iletir. 47. Münafıklar derler ki: "Allah'a ve Resûl'e iman ettik ve itaat ederiz." Sonra onlardan bir grup, bunun ardından hemen yüz çevirir. İşte onlar mümin değildirler. 48. Onlar, aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resûl'üne çağrıldıklarında, onlardan bir grup yüz çevirir. 49. Lakin eğer hak kendi lehlerine ise, ona tam bir teslimiyetle gelirler. 50. Kalplerinde bir maraz mı var? Yoksa şüphe mi ediyorlar? Yoksa Allah ve Resulü'nün kendilerine zulmedeceğinden mi korkuyorlar? Bilakis, asıl zalimler onlardır.

لَّقَدْ أَنزَلْنَآ ءَايَـٰتٍ مُّبَيِّنَـٰتٍ ۚ وَٱللَّهُ يَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ
٤٦
وَيَقُولُونَ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَبِٱلرَّسُولِ وَأَطَعْنَا ثُمَّ يَتَوَلَّىٰ فَرِيقٌ مِّنْهُم مِّنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ ۚ وَمَآ أُولَـٰٓئِكَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ
٤٧
وَإِذَا دُعُوٓا إِلَى ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُم مُّعْرِضُونَ
٤٨
وَإِن يَكُن لَّهُمُ ٱلْحَقُّ يَأْتُوٓا إِلَيْهِ مُذْعِنِينَ
٤٩
أَفِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ أَمِ ٱرْتَابُوٓا أَمْ يَخَافُونَ أَن يَحِيفَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ وَرَسُولُهُۥ ۚ بَلْ أُولَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّـٰلِمُونَ
٥٠

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 46-50


Müminler ve Hesap Günü

51. Müminlerin, aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulü'ne çağrıldıklarında söyledikleri tek söz, "İşittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte felaha erenler onlardır. 52. Kim Allah'a ve Resûlü'ne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na karşı takva sahibi olursa, işte kurtuluşa erenler onlardır.

إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوٓا إِلَى ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَن يَقُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا ۚ وَأُولَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ
٥١
وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَيَخْشَ ٱللَّهَ وَيَتَّقْهِ فَأُولَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَآئِزُونَ
٥٢

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 51-52


Münafıkların Sözde İkrarı

53. En ağır yeminleriyle Allah'a yemin ederler ki, eğer sen onlara emretsen, mutlaka (savaşa) çıkacaklardır. De ki: "Yemin etmeyin! İtaatiniz malumdur. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır." 54. De ki: "Allah'a itaat edin, Resûl'e de itaat edin." Eğer yüz çevirirseniz, o (Resûl) kendi görevi(nden) sorumludur, siz de kendi görevinizden sorumlusunuz. Eğer ona itaat ederseniz, hidayete erersiniz. Resûl'ün görevi, sadece (mesajı) açıkça tebliğ etmektir.

۞ وَأَقْسَمُوا بِٱللَّهِ جَهْدَ أَيْمَـٰنِهِمْ لَئِنْ أَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّ ۖ قُل لَّا تُقْسِمُوا ۖ طَاعَةٌ مَّعْرُوفَةٌ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ
٥٣
قُلْ أَطِيعُوا ٱللَّهَ وَأَطِيعُوا ٱلرَّسُولَ ۖ فَإِن تَوَلَّوْا فَإِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُم مَّا حُمِّلْتُمْ ۖ وَإِن تُطِيعُوهُ تَهْتَدُوا ۚ وَمَا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَـٰغُ ٱلْمُبِينُ
٥٤

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 53-54


Allah'ın Müminlere Vaadi

55. Allah, sizden iman edip salih ameller işleyenlere vaat etmiştir ki, kendilerinden öncekileri halifeler kıldığı gibi, onları da yeryüzünde mutlaka halifeler kılacak; onlar için seçip beğendiği dinlerini mutlaka sağlamlaştıracak ve korkularını güvene çevirecektir. (Şart şudur ki) Bana kulluk etsinler, Bana hiçbir şeyi ortak koşmasınlar. Kim de bundan sonra inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir. 56. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Peygambere itaat edin ki merhamet olunasınız. 57. (Ey Peygamber!) Sakın inkâr edenlerin yeryüzünde kaçıp kurtulabileceklerini sanma. Onların varacağı yer ateştir. Ne kötü bir dönüş yeridir o!

وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا مِنكُمْ وَعَمِلُوا ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ كَمَا ٱسْتَخْلَفَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ ٱلَّذِى ٱرْتَضَىٰ لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُم مِّنۢ بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا ۚ يَعْبُدُونَنِى لَا يُشْرِكُونَ بِى شَيْـًٔا ۚ وَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَأُولَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَـٰسِقُونَ
٥٥
وَأَقِيمُوا ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِيعُوا ٱلرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
٥٦
لَا تَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا مُعْجِزِينَ فِى ٱلْأَرْضِ ۚ وَمَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ ۖ وَلَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ
٥٧

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 55-57


Üç Vakit İstizan

58. Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar ve sizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, üç vakitte sizden izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle vakti elbiselerinizi çıkardığınızda ve yatsı namazından sonra. Bunlar sizin için üç avret vaktidir. Bu vakitler dışında, ne sizin için ne de onlar için birbirinizin yanına girip çıkmakta bir sakınca yoktur. Allah ayetlerini size böylece açıklar. Çünkü Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا لِيَسْتَـْٔذِنكُمُ ٱلَّذِينَ مَلَكَتْ أَيْمَـٰنُكُمْ وَٱلَّذِينَ لَمْ يَبْلُغُوا ٱلْحُلُمَ مِنكُمْ ثَلَـٰثَ مَرَّٰتٍ ۚ مِّن قَبْلِ صَلَوٰةِ ٱلْفَجْرِ وَحِينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُم مِّنَ ٱلظَّهِيرَةِ وَمِنۢ بَعْدِ صَلَوٰةِ ٱلْعِشَآءِ ۚ ثَلَـٰثُ عَوْرَٰتٍ لَّكُمْ ۚ لَيْسَ عَلَيْكُمْ وَلَا عَلَيْهِمْ جُنَاحٌۢ بَعْدَهُنَّ ۚ طَوَّٰفُونَ عَلَيْكُم بَعْضُكُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ ۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْـَٔايَـٰتِ ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ
٥٨

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 58-58


Her Vakit İstizan

59. Çocuklarınız ergenlik çağına ulaştıklarında, büyüklerinin izin istediği gibi onlar da izin istesinler. Allah ayetlerini size böylece açıklar. Çünkü Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.

وَإِذَا بَلَغَ ٱلْأَطْفَـٰلُ مِنكُمُ ٱلْحُلُمَ فَلْيَسْتَـْٔذِنُوا كَمَا ٱسْتَـْٔذَنَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمْ ءَايَـٰتِهِۦ ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ
٥٩

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 59-59


Yaşlı Kadınlar İçin Tesettür

60. Evlenme ümidi kalmamış yaşlı kadınlara gelince, ziynetlerini açığa vurmamak şartıyla elbiselerini çıkarmalarında bir günah yoktur. Bununla birlikte, sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah Semi'dir, Alîm'dir.

وَٱلْقَوَٰعِدُ مِنَ ٱلنِّسَآءِ ٱلَّـٰتِى لَا يَرْجُونَ نِكَاحًا فَلَيْسَ عَلَيْهِنَّ جُنَاحٌ أَن يَضَعْنَ ثِيَابَهُنَّ غَيْرَ مُتَبَرِّجَـٰتٍۭ بِزِينَةٍ ۖ وَأَن يَسْتَعْفِفْنَ خَيْرٌ لَّهُنَّ ۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
٦٠

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 60-60


Kısıtlama Yok

61. Kör olana, topal olana, hastaya bir güçlük yoktur. Sizin için de bir sakınca yoktur ki, kendi evlerinizden yiyesiniz, yahut babalarınızın evlerinden, yahut annelerinizin evlerinden, yahut kardeşlerinizin evlerinden, yahut kız kardeşlerinizin evlerinden, yahut amcalarınızın evlerinden, yahut halalarınızın evlerinden, yahut dayılarınızın evlerinden, yahut teyzelerinizin evlerinden, yahut anahtarları sizin elinizde olan evlerden, yahut dostlarınızın evlerinden yiyesiniz. Toplu olarak da ayrı ayrı da yemenizde size bir günah yoktur. Ancak evlere girdiğiniz zaman birbirinize Allah katından mübarek ve hoş bir selam ile selam verin. İşte Allah ayetlerini size böyle açıklar ki akıl edesiniz.

لَّيْسَ عَلَى ٱلْأَعْمَىٰ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْأَعْرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلْمَرِيضِ حَرَجٌ وَلَا عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمْ أَن تَأْكُلُوا مِنۢ بُيُوتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ ءَابَآئِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أُمَّهَـٰتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ إِخْوَٰنِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَخَوَٰتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَعْمَـٰمِكُمْ أَوْ بُيُوتِ عَمَّـٰتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَخْوَٰلِكُمْ أَوْ بُيُوتِ خَـٰلَـٰتِكُمْ أَوْ مَا مَلَكْتُم مَّفَاتِحَهُۥٓ أَوْ صَدِيقِكُمْ ۚ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَأْكُلُوا جَمِيعًا أَوْ أَشْتَاتًا ۚ فَإِذَا دَخَلْتُم بُيُوتًا فَسَلِّمُوا عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ مُبَـٰرَكَةً طَيِّبَةً ۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْـَٔايَـٰتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ
٦١

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 61-61


Peygamber'e Bağlı Kalmak

62. Müminler ancak o kimselerdir ki Allah'a ve Resulü'ne iman etmişlerdir ve onunla beraber toplu bir iş üzerindeyken ondan izin almadan gitmezler. Gerçekten senden izin isteyenler, işte onlar Allah'a ve Resulü'ne iman edenlerdir. Öyleyse kendi özel işleri için senden izin istediklerinde, dilediğine izin ver ve onlar için Allah'tan bağışlanma dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. 63. Peygamber'in çağrısını kendi aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. Allah, içinizden gizlice sıvışıp gidenleri elbette bilir. O'nun emrine aykırı hareket edenler, kendilerine bir fitne (bela) gelmesinden veya acı bir azap dokunmasından sakınsınlar.

إِنَّمَا ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَإِذَا كَانُوا مَعَهُۥ عَلَىٰٓ أَمْرٍ جَامِعٍ لَّمْ يَذْهَبُوا حَتَّىٰ يَسْتَـْٔذِنُوهُ ۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَسْتَـْٔذِنُونَكَ أُولَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ ۚ فَإِذَا ٱسْتَـْٔذَنُوكَ لِبَعْضِ شَأْنِهِمْ فَأْذَن لِّمَن شِئْتَ مِنْهُمْ وَٱسْتَغْفِرْ لَهُمُ ٱللَّهَ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
٦٢
لَّا تَجْعَلُوا دُعَآءَ ٱلرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَآءِ بَعْضِكُم بَعْضًا ۚ قَدْ يَعْلَمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنكُمْ لِوَاذًا ۚ فَلْيَحْذَرِ ٱلَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أَمْرِهِۦٓ أَن تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ أَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
٦٣

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 62-63


Allah Her Şeyi Bilir

64. Şüphesiz göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Sizin ne üzere olduğunuzu iyi bilir. Ve O'na döndürülecekleri gün, onlara yaptıklarını haber verecektir. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

أَلَآ إِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۖ قَدْ يَعْلَمُ مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ وَيَوْمَ يُرْجَعُونَ إِلَيْهِ فَيُنَبِّئُهُم بِمَا عَمِلُوا ۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌۢ
٦٤

Surah 24 - النُّور (The Light) - Verses 64-64


An-Nûr () - Chapter 24 - AI-Powered Clear Quran by Dr. Mustafa Khattab with Word-by-Word Translation & Recitation