Arılar
النَّحْل
النَّحل
Surah An-Naḥl for kids content
BATIL CEDEL
35Müşrikler derler ki: "Eğer Allah dileseydi, ne biz ne de atalarımız O'ndan başkasına tapmazdık, ne de O'nun izni olmaksızın hiçbir şeyi yasaklamazdık.
" Onlardan öncekiler de aynı şeyi söylemişlerdi.
Ama elçilere düşen, mesajı açıkça tebliğ etmekten başka ne olabilir ki?
وَقَالَ ٱلَّذِينَ أَشۡرَكُواْ لَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا عَبَدۡنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَيۡءٖ نَّحۡنُ وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمۡنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَيۡءٖۚ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۚ فَهَلۡ عَلَى ٱلرُّسُلِ إِلَّا ٱلۡبَلَٰغُ ٱلۡمُبِينُ35
Aynı Kader
36Biz her ümmete mutlaka bir elçi gönderdik: 'Allah'a kulluk edin ve tağuttan sakının' diye.
Onlardan kimini Allah hidayete erdirdi, kiminin üzerine de sapıklık hak oldu.
Yeryüzünde gezin de yalanlayanların akıbeti nasıl olmuş görün!
37Ey Peygamber!
Sen ne kadar onların hidayet bulmasını istesen de, Allah saptırdığı kimseyi hidayete erdirmez.
Onlar için hiçbir yardımcı da yoktur.
وَلَقَدۡ بَعَثۡنَا فِي كُلِّ أُمَّةٖ رَّسُولًا أَنِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ وَٱجۡتَنِبُواْ ٱلطَّٰغُوتَۖ فَمِنۡهُم مَّنۡ هَدَى ٱللَّهُ وَمِنۡهُم مَّنۡ حَقَّتۡ عَلَيۡهِ ٱلضَّلَٰلَةُۚ فَسِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُكَذِّبِينَ36
إِن تَحۡرِصۡ عَلَىٰ هُدَىٰهُمۡ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهۡدِي مَن يُضِلُّۖ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ37
Ahiret Hayatı
38Onlar, Allah'a en ağır yeminleriyle yemin ettiler ki, Allah ölüleri diriltmeyecektir.
Hayır, (diriltecektir!
) Bu, O'nun gerçekleştireceği hak bir vaattir, fakat insanların çoğu bilmezler.
39Ki üzerinde anlaşmazlığa düştükleri şeyin gerçeğini onlara açıklasın ve inkarcılar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler.
40Biz bir şeyin olmasını dilediğimiz zaman, ona sadece 'Ol!
' deriz, o da hemen oluverir.
وَأَقۡسَمُواْ بِٱللَّهِ جَهۡدَ أَيۡمَٰنِهِمۡ لَا يَبۡعَثُ ٱللَّهُ مَن يَمُوتُۚ بَلَىٰ وَعۡدًا عَلَيۡهِ حَقّٗا وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعۡلَمُونَ38
لِيُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِي يَخۡتَلِفُونَ فِيهِ وَلِيَعۡلَمَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَنَّهُمۡ كَانُواْ كَٰذِبِينَ39
إِنَّمَا قَوۡلُنَا لِشَيۡءٍ إِذَآ أَرَدۡنَٰهُ أَن نَّقُولَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ40
Sabredenlerin Mükafatı
41Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenlere, dünyada mutlaka güzel bir yerleşim yeri vereceğiz.
Ahiret mükafatı ise elbette çok daha hayırlıdır, keşke bilselerdi.
42Onlar sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
وَٱلَّذِينَ هَاجَرُواْ فِي ٱللَّهِ مِنۢ بَعۡدِ مَا ظُلِمُواْ لَنُبَوِّئَنَّهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا حَسَنَةٗۖ وَلَأَجۡرُ ٱلۡأٓخِرَةِ أَكۡبَرُۚ لَوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ41
ٱلَّذِينَ صَبَرُواْ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ42
Peygamberler Melek Değillerdir.
43Senden önce de, ey Peygamber, biz ancak kendilerine vahyettiğimiz adamlar gönderdik.
Eğer siz (putperestler) bunu bilmiyorsanız, o halde zikir ehline sorun.
44Biz onları apaçık delillerle ve kitaplarla gönderdik.
Ve sana da, ey Peygamber, Zikr'i indirdik ki, insanlara kendilerine indirileni açıklayasın ve belki düşünürler.
وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ إِلَّا رِجَالٗا نُّوحِيٓ إِلَيۡهِمۡۖ فَسَۡٔلُوٓاْ أَهۡلَ ٱلذِّكۡرِ إِن كُنتُمۡ لَا تَعۡلَمُونَ43
بِٱلۡبَيِّنَٰتِ وَٱلزُّبُرِۗ وَأَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلذِّكۡرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيۡهِمۡ وَلَعَلَّهُمۡ يَتَفَكَّرُونَ44
Kötülere Tenbih
45Kötü planlar kuranlar, Allah'ın kendilerini yerin dibine geçirmeyeceğinden emin mi oldular?
Yoksa azabın kendilerine hiç ummadıkları bir yerden gelmeyeceğinden mi (emin oldular)?
46Yoksa onlar meşgulken, O'nun (Allah'ın) kendilerini yakalamayacağından ve sonra da kaçacak yerlerinin kalmayacağından mı emin oldular?
47Yoksa O'nun (Allah'ın) kendilerini azar azar helak etmeyeceğinden mi emin oldular?
Şüphesiz Rabbin çok Şefkatli, çok Merhametlidir.
أَفَأَمِنَ ٱلَّذِينَ مَكَرُواْ ٱلسَّئَِّاتِ أَن يَخۡسِفَ ٱللَّهُ بِهِمُ ٱلۡأَرۡضَ أَوۡ يَأۡتِيَهُمُ ٱلۡعَذَابُ مِنۡ حَيۡثُ لَا يَشۡعُرُونَ45
أَوۡ يَأۡخُذَهُمۡ فِي تَقَلُّبِهِمۡ فَمَا هُم بِمُعۡجِزِينَ46
أَوۡ يَأۡخُذَهُمۡ عَلَىٰ تَخَوُّفٖ فَإِنَّ رَبَّكُمۡ لَرَءُوفٞ رَّحِيمٌ47
Her Şey Allah'a Teslim Olur
48Allah'ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı?
Gölgeleri sağa ve sola dönerek, Allah'a tam bir huşu içinde boyun eğiyorlar.
49Göklerde ve yerdeki tüm canlılar Allah'a secde ederler, kibirlenmeyen melekler de.
50O melekler, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve emredildikleri her şeyi yaparlar.
أَوَ لَمۡ يَرَوۡاْ إِلَىٰ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ مِن شَيۡءٖ يَتَفَيَّؤُاْ ظِلَٰلُهُۥ عَنِ ٱلۡيَمِينِ وَٱلشَّمَآئِلِ سُجَّدٗا لِّلَّهِ وَهُمۡ دَٰخِرُونَ48
وَلِلَّهِۤ يَسۡجُدُۤ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِ مِن دَآبَّةٖ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ وَهُمۡ لَا يَسۡتَكۡبِرُونَ49
٤٩ يَخَافُونَ رَبَّهُم مِّن فَوۡقِهِمۡ وَيَفۡعَلُونَ مَا يُؤۡمَرُونَ ۩50
Yalnızca Allah'a İbadet Edin
51Allah buyurdu ki: 'İki ilah edinmeyin; O, ancak tek bir ilahtır.
Öyleyse yalnızca benden korkun.
'
52Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur.
Halis itaat de daima O'na aittir.
Öyleyse Allah'tan başkasından mı korkacaksınız?
وَقَالَ ٱللَّهُ لَا تَتَّخِذُوٓاْ إِلَٰهَيۡنِ ٱثۡنَيۡنِۖ إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞ فَإِيَّٰيَ فَٱرۡهَبُونِ51
وَلَهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَلَهُ ٱلدِّينُ وَاصِبًاۚ أَفَغَيۡرَ ٱللَّهِ تَتَّقُونَ52
Nankör İnsanlar
53Size ulaşan her nimet Allah'tandır.
Sonra size bir sıkıntı dokunduğu zaman, yalnız O'na yalvarırsınız.
54Sonra O, o sıkıntıyı sizden giderir gidermez, içinizden bir grup Rablerine ortak koşar.
55Nimetlerimize nankörlük ederek.
Öyleyse keyfinize bakın, yakında göreceksiniz.
وَمَا بِكُم مِّن نِّعۡمَةٖ فَمِنَ ٱللَّهِۖ ثُمَّ إِذَا مَسَّكُمُ ٱلضُّرُّ فَإِلَيۡهِ تَجَۡٔرُونَ53
ثُمَّ إِذَا كَشَفَ ٱلضُّرَّ عَنكُمۡ إِذَا فَرِيقٞ مِّنكُم بِرَبِّهِمۡ يُشۡرِكُونَ54
لِيَكۡفُرُواْ بِمَآ ءَاتَيۡنَٰهُمۡۚ فَتَمَتَّعُواْ فَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَ55
Putlara Sunular
56Kendilerine verdiğimiz rızıklardan, hiçbir şey bilmeyen o putlara bir pay ayırırlar.
Allah'a yemin olsun ki, bu yalanlar hakkında mutlaka sorgulanacaksınız.
وَيَجۡعَلُونَ لِمَا لَا يَعۡلَمُونَ نَصِيبٗا مِّمَّا رَزَقۡنَٰهُمۡۗ تَٱللَّهِ لَتُسَۡٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمۡ تَفۡتَرُونَ56
ALLAH'IN KIZLARI MI?
57Ve onlar, kendileri için istemedikleri kız çocuklarını Allah'a yakıştırdılar – O bundan münezzehtir!
58Onlardan birine kız çocuğu müjdelendiği zaman, yüzü kararır ve öfkesinden boğulurcasına içi dolar.
59Aldığı kötü haberden dolayı insanlardan gizlenir.
Onu zillet içinde mi tutsun, yoksa toprağa diri diri mi gömsün?
Ne kötü hüküm veriyorlar!
60Ahireti inkar edenlere kötü sıfatlar yakışır.
En güzel sıfatlar ise Allah'a aittir.
O, Aziz'dir, Hakim'dir.
وَيَجۡعَلُونَ لِلَّهِ ٱلۡبَنَٰتِ سُبۡحَٰنَهُۥ وَلَهُم مَّا يَشۡتَهُونَ57
وَإِذَا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِٱلۡأُنثَىٰ ظَلَّ وَجۡهُهُۥ مُسۡوَدّٗا وَهُوَ كَظِيمٞ58
يَتَوَٰرَىٰ مِنَ ٱلۡقَوۡمِ مِن سُوٓءِ مَا بُشِّرَ بِهِۦٓۚ أَيُمۡسِكُهُۥ عَلَىٰ هُونٍ أَمۡ يَدُسُّهُۥ فِي ٱلتُّرَابِۗ أَلَا سَآءَ مَا يَحۡكُمُونَ59
لِلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡأٓخِرَةِ مَثَلُ ٱلسَّوۡءِۖ وَلِلَّهِ ٱلۡمَثَلُ ٱلۡأَعۡلَىٰۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ60

SIDE STORY
- •
Bu, 1960'larda Tunus'ta yaşanmış gerçek bir hikayedir.
Genç bir alim pazara gider ve insanları namaz için mescide davet ederdi.
Çok az kişi onunla gitmeyi kabul ederdi.
Bir gün, yaklaşık 100 kişiyle konuştu ve sadece bir adam onunla namaz kılmaya geldi.
Adam mescide girer girmez, cemaat ağzından alkol kokusu geldiği için rahatsız oldu.
Alime neden böyle birini mescide getirdiğini sordular ve alim adamın sarhoş olduğunu bilmediğini söyledi.
İmam, adama nazikçe gitmesini ve ertesi gün ayıkken gelmesini rica etti, ancak adam reddetti ve gerçekten namaz kılmak istediğini söyledi.
Sonunda, onunla birlikte Akşam namazını kılmasına izin verdiler, ancak ona en arkada tek başına durmasını söylediler.
Namaz bittikten ve bazı insanlar ayrılmaya başladıktan sonra, adam hala secdedeydi.
İnsanlar ona namazın bittiğini söylemeye çalıştılar, ancak adamın secdede vefat ettiğini fark ettiler.
Hem İmam hem de diğerleri, Allah'ın o adama olan merhametinden dolayı ağlamaya başladılar.
- •
61.
ayete göre, Allah çok Şefkatli ve Merhametlidir.
İnsanlar günah işlediklerinde onları hemen cezalandırmaz.
Aksine, onlara tövbe etmeleri ve kendisine dönmeleri için birçok fırsat verir.
Ancak, eğer bir kişi tövbe etmeden ölürse, Kıyamet Günü'nde ikinci bir şans verilmeyecektir.

Lütuf 11) Tövbe İçin Mühlet Vermek
61Eğer Allah, insanları işledikleri günahlar yüzünden derhal cezalandırmak isteseydi, yeryüzünde tek bir canlı bırakmazdı.
Fakat O, onları belirli bir süreye kadar erteler.
Vakitleri geldiğinde ise, onu ne bir an erteleyebilirler ne de öne alabilirler.
وَلَوۡ يُؤَاخِذُ ٱللَّهُ ٱلنَّاسَ بِظُلۡمِهِم مَّا تَرَكَ عَلَيۡهَا مِن دَآبَّةٖ وَلَٰكِن يُؤَخِّرُهُمۡ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗىۖ فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمۡ لَا يَسۡتَٔۡخِرُونَ سَاعَةٗ وَلَا يَسۡتَقۡدِمُونَ61
Boş Umutlar
62Allah hakkında, kendileri için kerih gördükleri şeyleri söylerler.
Yine de dilleri, en güzel mükafatın kendilerinin olacağı yalanını söylemeye cüret eder.
Hiç şüphesiz, onların payına düşen sadece Ateş'tir; orada terk edileceklerdir.
وَيَجۡعَلُونَ لِلَّهِ مَا يَكۡرَهُونَۚ وَتَصِفُ أَلۡسِنَتُهُمُ ٱلۡكَذِبَ أَنَّ لَهُمُ ٱلۡحُسۡنَىٰۚ لَا جَرَمَ أَنَّ لَهُمُ ٱلنَّارَ وَأَنَّهُم مُّفۡرَطُونَ62
Şerli Topluluklar
63Allah'a yemin olsun ki, senden önce de ümmetlere elçiler göndermiştik ey Peygamber!
Fakat şeytan onlara yaptıklarını süslü gösterdi.
Bugün de o, bu inkârcıların velisidir ve onlar için elem dolu bir azap vardır.
64Biz sana Kitab'ı ancak, hakkında ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluluk için bir hidayet ve rahmet olarak indirdik.
تَٱللَّهِ لَقَدۡ أَرۡسَلۡنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٖ مِّن قَبۡلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ أَعۡمَٰلَهُمۡ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلۡيَوۡمَ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيم63
وَمَآ أَنزَلۡنَا عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ إِلَّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ ٱلَّذِي ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٗ لِّقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ64
NİMET 12) YAĞMUR
65Ve Allah gökten yağmur indirir de onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltir.
Şüphesiz bunda dinleyen bir kavim için bir ayet vardır.
وَٱللَّهُ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَأَحۡيَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَآۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗ لِّقَوۡمٖ يَسۡمَعُونَ65
Nimet 13) Süt ve Meyveler
66Ve şüphesiz ki hayvanlarda sizin için bir ibret vardır: Onların karınlarından, işkembe ile kan arasından, içenlere afiyet veren halis bir süt içiririz.
67Ve hurma ve üzüm ağaçlarının meyvelerinden hem sarhoş edici bir içki hem de güzel bir rızık edinirsiniz.
Şüphesiz bunda akleden bir toplum için bir ayet vardır.
وَإِنَّ لَكُمۡ فِي ٱلۡأَنۡعَٰمِ لَعِبۡرَةٗۖ نُّسۡقِيكُم مِّمَّا فِي بُطُونِهِۦ مِنۢ بَيۡنِ فَرۡثٖ وَدَمٖ لَّبَنًا خَالِصٗا سَآئِغٗا لِّلشَّٰرِبِينَ66
وَمِن ثَمَرَٰتِ ٱلنَّخِيلِ وَٱلۡأَعۡنَٰبِ تَتَّخِذُونَ مِنۡهُ سَكَرٗا وَرِزۡقًا حَسَنًاۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗ لِّقَوۡمٖ يَعۡقِلُونَ67

WORDS OF WISDOM
- •
68-69.
ayetlerde Allah, arıları bize olan birçok lütfundan biri olarak zikreder.
Arılar gezegen ve hayatta kalmamız için çok önemlidir.
Aşağıda arılar ve bal hakkında bazı ilginç bilgiler bulunmaktadır.
- •
• Arılar 30 milyon yıldır var olmuştur.
Arılar, insanların yiyebileceği yiyecek üreten dünyadaki tek böceklerdir.
- •
• Dünyadaki çiçekli bitkilerin çoğu, meyve ve tohum üretebilmek için tozlaşma konusunda arılara bağımlıdır.
Arılar olmadan, basitçe hayatta kalamayız.
- •
• Sadece dişi işçi arılar nektar toplamak ve bal yapmakla sorumludur.
Allah'ın 68-69.
ayetlerde sadece dişi arılara talimat vermesi ilginçtir.
- •
• Bir pound bal için yeterli nektarı toplamak amacıyla arılar en az 2 milyon çiçeği ziyaret etmeli ve dünyanın çevresini bir kereden fazla dolaşacak kadar uçmalıdır.
Ortalama bir işçi arı, ömrü boyunca yaklaşık 1/12 çay kaşığı bal yapar.
- •
• Bir bal arısının çalışma mevsimindeki ortalama ömrü yaklaşık 3-6 haftadır.
Arıların iki midesi vardır; biri yemek için, diğeri nektar depolamak için.
- •
• Sadece dişi arıların iğnesi vardır.
Bir arı iğnesini kullanırsa ölür.
Bal, nektarın toplandığı çiçeğe bağlı olarak farklı renklerde ve tatlarda bulunur.
- •
• Bal, içinde bakteri ve küf oluşumunu engelleyecek kadar asidiktir, bu yüzden kesik ve yanıkların iyileşmesine yardımcı olmak için kullanılabilir.
Mısır'daki bazı antik mezarlarda bal bulunmuştur ve hala yenilebilir durumdaydı!
Bir bal arısı saatte 24 km uçabilir.
Kanatları saniyede 200 kez veya dakikada 12.
000 kez çırpar.

Nimet 14) Arılar ve Bal
68Rabbin bal arılarına vahyetti: 'Dağlarda, ağaçlarda ve insanların kurdukları yapılarda evler edinin,'
69ve her türlü üründen ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollara gir.
' Onların karınlarından çeşitli renklerde bir içecek çıkar ki onda insanlar için şifa vardır.
Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için bir ayet vardır.
وَأَوۡحَىٰ رَبُّكَ إِلَى ٱلنَّحۡلِ أَنِ ٱتَّخِذِي مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُيُوتٗا وَمِنَ ٱلشَّجَرِ وَمِمَّا يَعۡرِشُونَ68
ثُمَّ كُلِي مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ فَٱسۡلُكِي سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلٗاۚ يَخۡرُجُ مِنۢ بُطُونِهَا شَرَابٞ مُّخۡتَلِفٌ أَلۡوَٰنُهُۥ فِيهِ شِفَآءٞ لِّلنَّاسِۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗ لِّقَوۡمٖ يَتَفَكَّرُونَ69
Allah'ın Gücü
70Allah sizi yarattı, sonra da sizi öldürür.
Kiminiz de ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bildiği bunca şeyden sonra hiçbir şey bilmez olsun.
Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeye gücü yetendir.
وَٱللَّهُ خَلَقَكُمۡ ثُمَّ يَتَوَفَّىٰكُمۡۚ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرۡذَلِ ٱلۡعُمُرِ لِكَيۡ لَا يَعۡلَمَ بَعۡدَ عِلۡمٖ شَيًۡٔاۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٞ قَدِيرٞ70
Nimet 15) Rızıklar
71Allah rızıkta kiminizi kiminizden üstün kıldı.
Fakat üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunanlara (kölelerine) vermezler ki onda eşit olsunlar.
Şimdi Allah'ın nimetini mi inkâr ediyorlar?
وَٱللَّهُ فَضَّلَ بَعۡضَكُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٖ فِي ٱلرِّزۡقِۚ فَمَا ٱلَّذِينَ فُضِّلُواْ بِرَآدِّي رِزۡقِهِمۡ عَلَىٰ مَا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُهُمۡ فَهُمۡ فِيهِ سَوَآءٌۚ أَفَبِنِعۡمَةِ ٱللَّهِ يَجۡحَدُونَ71
NİMET 16) AİLE
72Ve Allah, sizin için kendi cinsinizden eşler kıldı, onlardan da size çocuklar ve torunlar verdi.
Ve sizi güzel ve temiz rızıklarla rızıklandırdı.
O halde onlar (müşrikler), batıla inanıp Allah'ın nimetlerini inkâr mı ediyorlar?
وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنۡ أَنفُسِكُمۡ أَزۡوَٰجٗا وَجَعَلَ لَكُم مِّنۡ أَزۡوَٰجِكُم بَنِينَ وَحَفَدَةٗ وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِۚ أَفَبِٱلۡبَٰطِلِ يُؤۡمِنُونَ وَبِنِعۡمَتِ ٱللَّهِ هُمۡ يَكۡفُرُونَ72
Allah mı yoksa aciz putlar mı?
73Hala Allah'tan başka, kendilerine göklerden ve yerden hiçbir rızık veremeyen ve hiçbir şeye güçleri yetmeyen putlara tapıyorlar.
74Öyleyse Allah'a eşler koşmayın; şüphesiz Allah bilir, siz bilmezsiniz.
75Allah bir misal verir: Kendi başına hiçbir şeye gücü yetmeyen bir köle ile, kendisine katımızdan güzel rızıklar verdiğimiz, ondan gizlice ve açıkça infak eden hür bir adam.
Bunlar eşit olur mu?
Hamd Allah'a mahsustur.
Doğrusu onların çoğu bilmezler.
76Allah iki adamı da misal verir: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez.
O, efendisine bir yüktür.
Nereye gönderilse, hiçbir iş başaramaz.
Böyle bir kimse, adaleti emreden ve doğru yol üzere olan kimseye eşit olur mu?
وَيَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَمۡلِكُ لَهُمۡ رِزۡقٗا مِّنَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ شَيۡٔٗا وَلَا يَسۡتَطِيعُونَ73
فَلَا تَضۡرِبُواْ لِلَّهِ ٱلۡأَمۡثَالَۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ وَأَنتُمۡ لَا تَعۡلَمُونَ74
ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا عَبۡدٗا مَّمۡلُوكٗا لَّا يَقۡدِرُ عَلَىٰ شَيۡءٖ وَمَن رَّزَقۡنَٰهُ مِنَّا رِزۡقًا حَسَنٗا فَهُوَ يُنفِقُ مِنۡهُ سِرّٗا وَجَهۡرًاۖ هَلۡ يَسۡتَوُۥنَۚ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِۚ بَلۡ أَكۡثَرُهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ75
وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلٗا رَّجُلَيۡنِ أَحَدُهُمَآ أَبۡكَمُ لَا يَقۡدِرُ عَلَىٰ شَيۡءٖ وَهُوَ كَلٌّ عَلَىٰ مَوۡلَىٰهُ أَيۡنَمَا يُوَجِّههُّ لَا يَأۡتِ بِخَيۡرٍ هَلۡ يَسۡتَوِي هُوَ وَمَن يَأۡمُرُ بِٱلۡعَدۡلِ وَهُوَ عَلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيم76
Part 2 study note
This is part 2 of the children's lesson for Surah An-Naḥl.
It continues from the previous section with new verses, examples, and short review points for young learners.
If this is your first time studying the lesson, start with part 1 and then return here so the story, meaning, and practice sequence stay clear.
How to study Surah An-Naḥl with children
Use this children's lesson as a guided path: read the short explanation, look at the Arabic verse, listen to related recitation, and return to the full surah when
your child is ready for more detail.
Parents can review one section at a time, ask the child to repeat the main idea, and then continue with the next part or a nearby surah.
This keeps the lesson connected with Quran reading, audio, and daily practice.