Surah 16
Volume 3

Arılar

النَّحْل

النَّحل

Surah An-Naḥl for kids content

Allah'ın İlmi ve Kudreti

77Göklerde ve yerdeki gaybın bilgisi Allah'a aittir.

Kıyametin kopması bir göz açıp kapayıncaya kadar, yahut daha da az bir sürede olur.

Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.

وَلِلَّهِ غَيۡبُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ وَمَآ أَمۡرُ ٱلسَّاعَةِ إِلَّا كَلَمۡحِ ٱلۡبَصَرِ أَوۡ هُوَ أَقۡرَبُۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِير77

NİMET 17) DUYULAR

78Allah sizi annelerinizin karınlarından hiçbir şey bilmez bir hâlde çıkardı.

Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

وَٱللَّهُ أَخۡرَجَكُم مِّنۢ بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمۡ لَا تَعۡلَمُونَ شَيۡ‍ٔٗا وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمۡعَ وَٱلۡأَبۡصَٰرَ وَٱلۡأَفۡ‍ِٔدَةَ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ78

ALLAH'IN KUDRETİ

79Göğün boşluğunda süzülen kuşları görmediler mi?

Onları Allah'tan başkası tutmaz.

Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için ayetler vardır.

أَلَمۡ يَرَوۡاْ إِلَى ٱلطَّيۡرِ مُسَخَّرَٰتٖ فِي جَوِّ ٱلسَّمَآءِ مَا يُمۡسِكُهُنَّ إِلَّا ٱللَّهُۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ79

Nimet 18) Evler

80Ve Allah, evlerinizi sizin için bir sükûnet yeri kıldı.

Hayvanların derilerinden de size, yolculuğunuzda ve konaklamanızda kolayca taşıyabileceğiniz çadırlar verdi.

Onların yünlerinden, tüylerinden ve kıllarından da size bir süreye kadar ev eşyası ve faydalar sağladı.

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنۢ بُيُوتِكُمۡ سَكَنٗا وَجَعَلَ لَكُم مِّن جُلُودِ ٱلۡأَنۡعَٰمِ بُيُوتٗا تَسۡتَخِفُّونَهَا يَوۡمَ ظَعۡنِكُمۡ وَيَوۡمَ إِقَامَتِكُمۡ وَمِنۡ أَصۡوَافِهَا وَأَوۡبَارِهَا وَأَشۡعَارِهَآ أَثَٰثٗا وَمَتَٰعًا إِلَىٰ حِين80

Nimet 19) Sığınaklar

81Allah, yarattığı şeylerden sizin için gölgeler kıldı, dağlardan da sizin için sığınaklar kıldı.

Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşınızda sizi koruyacak zırhlar verdi.

İşte böylece O, üzerinizdeki nimetini tamamlar ki belki teslim olursunuz.

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّمَّا خَلَقَ ظِلَٰلٗا وَجَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلۡجِبَالِ أَكۡنَٰنٗا وَجَعَلَ لَكُمۡ سَرَٰبِيلَ تَقِيكُمُ ٱلۡحَرَّ وَسَرَٰبِيلَ تَقِيكُم بَأۡسَكُمۡۚ كَذَٰلِكَ يُتِمُّ نِعۡمَتَهُۥ عَلَيۡكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تُسۡلِمُونَ81

Allah'ın Nimetlerini İnkar Etmek

82Fakat eğer yüz çevirirlerse, sana düşen yalnızca apaçık bir tebliğdir.

83Onlar Allah'ın nimetlerini tanırlar, sonra da onları inkâr ederler.

Ve onların çoğu muhakkak nankördürler.

فَإِن تَوَلَّوۡاْ فَإِنَّمَا عَلَيۡكَ ٱلۡبَلَٰغُ ٱلۡمُبِينُ82

يَعۡرِفُونَ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ ثُمَّ يُنكِرُونَهَا وَأَكۡثَرُهُمُ ٱلۡكَٰفِرُونَ83

Kafirlerin Akıbeti

84O Gün ki, her ümmetten bir şahit çağıracağız.

Sonra inkârcılara ne konuşma izni verilecek ne de Rablerinden özür dilemelerine.

85Zulmedenler azabı gördükleri zaman, onlardan hafifletilmeyecek ve ertelenmeyecektir.

86Müşrikler ilahlarını gördükleri zaman diyecekler ki: "Rabbimiz!

İşte bunlar, senden başka çağırdığımız ilahlarımızdır.

" İlahları onlara dönüp diyecek ki: "Şüphesiz siz yalancısınız.

"

87O Gün hemen Allah'a teslim olacaklar ve uydurdukları her şey onları yüzüstü bırakacaktır.

88İnkâr edenlere ve Allah yolundan alıkoyanlara gelince, yaydıkları fesat yüzünden azaplarına azap katacağız.

وَيَوۡمَ نَبۡعَثُ مِن كُلِّ أُمَّةٖ شَهِيدٗا ثُمَّ لَا يُؤۡذَنُ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ وَلَا هُمۡ يُسۡتَعۡتَبُونَ84

وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ ٱلۡعَذَابَ فَلَا يُخَفَّفُ عَنۡهُمۡ وَلَا هُمۡ يُنظَرُونَ85

وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ أَشۡرَكُواْ شُرَكَآءَهُمۡ قَالُواْ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ شُرَكَآؤُنَا ٱلَّذِينَ كُنَّا نَدۡعُواْ مِن دُونِكَۖ فَأَلۡقَوۡاْ إِلَيۡهِمُ ٱلۡقَوۡلَ إِنَّكُمۡ لَكَٰذِبُونَ86

وَأَلۡقَوۡاْ إِلَى ٱللَّهِ يَوۡمَئِذٍ ٱلسَّلَمَۖ وَضَلَّ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ87

ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَصَدُّواْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ زِدۡنَٰهُمۡ عَذَابٗا فَوۡقَ ٱلۡعَذَابِ بِمَا كَانُواْ يُفۡسِدُونَ88

Peygamberlerin Kafirler Aleyhine Şahitliği

89O gün ki, her ümmete kendi içlerinden bir şahit göndereceğiz.

Seni de, Ey Peygamber, bunların üzerine şahit olarak getireceğiz.

Bu Kitab'ı sana, her şeyi açıklayan, bir hidayet, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak indirdik.

وَيَوۡمَ نَبۡعَثُ فِي كُلِّ أُمَّةٖ شَهِيدًا عَلَيۡهِم مِّنۡ أَنفُسِهِمۡۖ وَجِئۡنَا بِكَ شَهِيدًا عَلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِۚ وَنَزَّلۡنَا عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ تِبۡيَٰنٗا لِّكُلِّ شَيۡءٖ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٗ وَبُشۡرَىٰ لِلۡمُسۡلِمِينَ89

SIDE STORY

SIDE STORY

  • Peygamber'in (ﷺ) sahabelerinden Osman bin Maz'un, ilk başta İslam'ı sadece Peygamber'e (ﷺ) hayır demekten utandığı için kabul ettiğini söylemiştir.

    Ancak Peygamber'den (ﷺ) 90.

    ayeti işitir işitmez İslam kalbine tam olarak yerleşti.

    {İmam Kurtubi} 31.

    Sure'de, bir veya birkaç ayet nedeniyle İslam'ı kabul eden başka sahabelerden de bahsetmiştik.

    Allah bizi Kur'an'ı açık bir kalp ve açık bir zihinle dinleyenlerden eylesin.

    Amin.

Allah'ın Emirleri

90Şüphesiz Allah, adaleti, ihsanı (iyiliği) ve akrabaya vermeyi emreder.

Fahşayı (hayasızlığı), münkeri (kötülüğü) ve azgınlığı yasaklar.

Düşünüp öğüt alasınız diye size öğüt verir.

إِنَّ ٱللَّهَ يَأۡمُرُ بِٱلۡعَدۡلِ وَٱلۡإِحۡسَٰنِ وَإِيتَآيِٕ ذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَيَنۡهَىٰ عَنِ ٱلۡفَحۡشَآءِ وَٱلۡمُنكَرِ وَٱلۡبَغۡيِۚ يَعِظُكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ90

'Ahde Vefa

91Söz verdiğiniz zaman Allah'ın ahdini yerine getirin ve yeminlerinizi pekiştirdikten sonra bozmayın; zira Allah'ı kendinize kefil kılmışsınızdır.

Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı bilir.

92İpliğini sağlamca büktükten sonra çözüp dağıtan kadın gibi olmayın.

Yeminlerinizi, bir topluluğun diğerinden daha kalabalık olması yüzünden aranızda bir aldatma aracı edinmeyin.

Şüphesiz Allah, sizi bununla imtihan eder.

Kıyamet Günü'nde de hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri mutlaka size açıklayacaktır.

وَأَوۡفُواْ بِعَهۡدِ ٱللَّهِ إِذَا عَٰهَدتُّمۡ وَلَا تَنقُضُواْ ٱلۡأَيۡمَٰنَ بَعۡدَ تَوۡكِيدِهَا وَقَدۡ جَعَلۡتُمُ ٱللَّهَ عَلَيۡكُمۡ كَفِيلًاۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ مَا تَفۡعَلُونَ91

وَلَا تَكُونُواْ كَٱلَّتِي نَقَضَتۡ غَزۡلَهَا مِنۢ بَعۡدِ قُوَّةٍ أَنكَٰثٗا تَتَّخِذُونَ أَيۡمَٰنَكُمۡ دَخَلَۢا بَيۡنَكُمۡ أَن تَكُونَ أُمَّةٌ هِيَ أَرۡبَىٰ مِنۡ أُمَّةٍۚ إِنَّمَا يَبۡلُوكُمُ ٱللَّهُ بِهِۦۚ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ مَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ92

NİMET 20) ÖZGÜR SEÇİM

93Allah dileseydi sizi kolayca tek bir ümmet yapardı.

Fakat O, dilediğini saptırır ve dilediğini hidayete erdirir.

Ve yaptıklarınızdan mutlaka sorguya çekileceksiniz.

وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمۡ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ وَلَٰكِن يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِي مَن يَشَآءُۚ وَلَتُسۡ‍َٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ93

Ahitlere Vefa

94Yeminlerinizi birbirinizi aldatmak için bir bahane edinmeyin.

Yoksa sağlam bastıktan sonra ayaklarınız kayar.

Sonra Allah yolundan alıkoymanızın kötü akıbetini tadarsınız ve büyük bir azaba uğrarsınız.

95Allah'ın ahdini az bir paha karşılığında satmayın.

Allah katında olan, sizin için elbette çok daha hayırlıdır, eğer bilirseniz.

96Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katındaki ise bakidir.

Sabredenleri ise elbette yaptıklarının en güzeliyle ödüllendireceğiz.

وَلَا تَتَّخِذُوٓاْ أَيۡمَٰنَكُمۡ دَخَلَۢا بَيۡنَكُمۡ فَتَزِلَّ قَدَمُۢ بَعۡدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُواْ ٱلسُّوٓءَ بِمَا صَدَدتُّمۡ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَكُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٞ94

وَلَا تَشۡتَرُواْ بِعَهۡدِ ٱللَّهِ ثَمَنٗا قَلِيلًاۚ إِنَّمَا عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيۡرٞ لَّكُمۡ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ95

مَا عِندَكُمۡ يَنفَدُ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ بَاقٖۗ وَلَنَجۡزِيَنَّ ٱلَّذِينَ صَبَرُوٓاْ أَجۡرَهُم بِأَحۡسَنِ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ96

SIDE STORY

SIDE STORY

  • Bu, El-Asma'i adında bir alimle yaşanmış gerçek bir hikayedir.

    Bir gün pazardayken bir adamın meyve çaldığını fark etti.

    Adamı takip ettiğinde, çaldığı meyveleri fakirlere verdiğini görünce şaşırdı.

    El-Asma'i ona sordu: "Ne yaptığını sanıyorsun?

    " Adam itiraz etti: "Sen anlamıyorsun.

    Ben Allah ile ticaret yapıyorum!

    Meyveleri çalıyorum, bir günah kazanıyorum.

    Sonra onları sadaka olarak veriyorum, on sevap kazanıyorum.

    Çalmaktan dolayı bir sevap kaybediyorum, sonra Allah benim için dokuz sevap bırakıyor.

    Anladın mı şimdi?

    " El-Asma'i cevap verdi: "Ey ahmak!

    Allah tayyibdir ve ancak tayyibi kabul eder.

    Bir şeyi çaldığında bir günah kazanırsın, ama onu bağışladığında hiçbir sevap alamazsın.

    Sen kirli gömleğini çamurla temizlemeye çalışan gibisin.

    "

  • Illustration
  • 97.

    ayette Allah, bize iyilik yapmanın önemini hatırlatır.

    Eğer bir kimse iyi bir niyetle kötü bir şey yaparsa (bağışlamak için çalmak gibi), bu ondan kabul edilmez.

    Aynı durum, bir kimse kötü bir niyetle iyi bir şey yaparsa (gösteriş için bağış yapmak gibi) de geçerlidir.

    Bir amelin Allah tarafından kabul edilip tam olarak ödüllendirilmesi için hem niyetin hem de fiilin iyi olması gerekir.

Müminlerin Mükafatı

97Kim, erkek olsun kadın olsun, mü'min olarak salih bir amel işlerse, onu mutlaka güzel bir hayatla yaşatırız.

Ve elbette onlara, yapmakta olduklarının en güzeliyle karşılıklarını veririz.

مَنۡ عَمِلَ صَٰلِحٗا مِّن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤۡمِنٞ فَلَنُحۡيِيَنَّهُۥ حَيَوٰةٗ طَيِّبَةٗۖ وَلَنَجۡزِيَنَّهُمۡ أَجۡرَهُم بِأَحۡسَنِ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ97

Mü'minlere Nasihatler

98Kuran okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

99Şüphesiz onun, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde hiçbir sultası yoktur.

100Onun sultası ancak onu dost edinenler ve onun yüzünden Allah'a ortak koşanlar üzerindedir.

فَإِذَا قَرَأۡتَ ٱلۡقُرۡءَانَ فَٱسۡتَعِذۡ بِٱللَّهِ مِنَ ٱلشَّيۡطَٰنِ ٱلرَّجِيمِ98

إِنَّهُۥ لَيۡسَ لَهُۥ سُلۡطَٰنٌ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ99

إِنَّمَا سُلۡطَٰنُهُۥ عَلَى ٱلَّذِينَ يَتَوَلَّوۡنَهُۥ وَٱلَّذِينَ هُم بِهِۦ مُشۡرِكُونَ100

BACKGROUND STORY

BACKGROUND STORY

  • Biri sorabilir, "Kuran'daki bazı hükümler neden zamanla değişti?

    " Girişte de belirttiğimiz gibi, Kuran 23 yıllık bir süre zarfında vahyedilmiştir.

    Mekke'de nazil olan sureler, müminlerin imanını inşa etmeye odaklanmıştır; bu iman, Tek Gerçek Tanrı'ya (Allah'a) inanmayı, Allah'ın yaratma ve herkesi yargı için hayata döndürme

    gücünü, müminlerin mükafatını, kötülerin cezasını ve Kıyamet Günü'nün dehşetini içeriyordu.

    İmanın temelleri sağlamlaştığında ve Müslümanlar Medine'ye hicret ettiğinde, Ramazan'da oruç tutmaları ve Hac yapmaları emredildi ve Müslüman toplumu değişime hazır olduğunda bazı

    hükümler diğerleriyle değiştirildi.

    Mekke'deki ilk dönemi ilkokul, Medine'deki ikinci dönemi ise üniversite olarak düşünün.

  • Illustration
  • Örneğin, şarap içmek 3 aşamada yasaklanmıştır (bkz.

    2:219, 4:43 ve 5:90).

    Ayşe'ye (Peygamber'in eşi) göre, eğer bu uygulama ilk günden itibaren (insanlar henüz imanda emekleme aşamasındayken) yasaklanmış olsaydı, birçok kişi için Müslüman olmak çok zor

    olurdu.

    {İmam Buhari}

  • 'Bir hükmün diğeriyle değiştirilmesi' sürecine nesh denir ki bu, önceki vahiylerde de yaygındı.

    İncil'de de zamanla değişen bazı hükümler vardır.

    Örneğin, Yakup (A.

    S.

    ) şeriatında aynı anda iki kız kardeşle evlenmeye izin veriliyordu, ancak bu daha sonra Musa (A.

    S.

    ) tarafından yasaklandı.

    Musa (A.

    S.

    ) şeriatında eşini boşamaya izin veriliyordu, ancak daha sonra İsa (A.

    S.

    ) buna kısıtlamalar getirdi.

    İncil'de bazı et türleri önce helal kılınmış sonra yasaklanmış, bazıları ise önce yasaklanmış sonra helal kılınmıştır.

  • Putperestler, Kuran'ın Allah tarafından vahyedilmediğini kanıtlamak için her yolu denediler.

    101-105.

    ayetlere göre, bazı hükümlerin zamanla değiştiği için bunun Kuran'ın uydurulduğunun bir kanıtı olduğunu savundular.

    Ayrıca Kuran'ın Peygamber'e (ﷺ) kötü Arapça konuşan Arap olmayan biri tarafından öğretildiğini iddia ettiler!

    İlk argüman neshin hikmetini göz ardı etmektedir.

    İkinci argüman ise Kuran'ın mükemmel üslubunu göz ardı etmektedir.

    Kendileri Arapçanın ustaları olmalarına rağmen, Kuran'ın üslubuna denk tek bir sure bile getiremediler.

    {İmam İbn Kesir ve İmam Kurtubi}

Kimler samimi değil?

101Bir ayeti başka bir ayetle değiştirdiğimiz zaman -ki Allah ne indirdiğini en iyi bilendir- onlar derler ki: "Sen ancak uyduruyorsun.

" Hayır, onların çoğu bilmezler.

102De ki: "Onu 'Kur'an'ı' Rabbin katından, iman edenleri sağlamlaştırmak için, bir hidayet ve Müslümanlar için bir müjde olarak Ruhul Kudüs 'Cebrail' hak ile indirdi.

"

103Andolsun ki, onların "Ona ancak bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz.

İma ettikleri kişinin dili yabancıdır, oysa bu Kur'an apaçık Arapça'dır.

104Şüphesiz ki Allah'ın ayetlerine inanmayanları Allah hidayete erdirmez ve onlar için acıklı bir azap vardır.

105Allah'ın ayetlerine inanmayanlardan başkası yalan uydurmaz.

Onlar, asıl yalancılardır.

وَإِذَا بَدَّلۡنَآ ءَايَةٗ مَّكَانَ ءَايَةٖ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُوٓاْ إِنَّمَآ أَنتَ مُفۡتَرِۢۚ بَلۡ أَكۡثَرُهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ101

قُلۡ نَزَّلَهُۥ رُوحُ ٱلۡقُدُسِ مِن رَّبِّكَ بِٱلۡحَقِّ لِيُثَبِّتَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَهُدٗى وَبُشۡرَىٰ لِلۡمُسۡلِمِينَ102

وَلَقَدۡ نَعۡلَمُ أَنَّهُمۡ يَقُولُونَ إِنَّمَا يُعَلِّمُهُۥ بَشَرٞۗ لِّسَانُ ٱلَّذِي يُلۡحِدُونَ إِلَيۡهِ أَعۡجَمِيّٞ وَهَٰذَا لِسَانٌ عَرَبِيّٞ مُّبِينٌ103

إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِ‍َٔايَٰتِ ٱللَّهِ لَا يَهۡدِيهِمُ ٱللَّهُ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ104

إِنَّمَا يَفۡتَرِي ٱلۡكَذِبَ ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِ‍َٔايَٰتِ ٱللَّهِۖ وَأُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡكَٰذِبُونَ105

BACKGROUND STORY

BACKGROUND STORY

  • 106-110.

    ayetler, Ammar bin Yâsir (a.

    s.

    ) ile ilgilidir.

    O ve ailesi, İslam'ın ilk dönemlerinde Müslüman oldular.

    Putperestler, anne babasına işkence edip öldürdüler.

    Eğer putlarını övmez ve İslam'ı kötülemezse, Ammar'ı da öldürmekle tehdit ettiler.

    Hayatını kurtarmak için, onların dediklerini kabul etmiş gibi davrandı.

    Serbest bırakıldıktan sonra, gözleri yaşlı bir şekilde Peygamber (ﷺ)'e geldi.

    Söylemek istemediği şeyleri söylemeye zorlandığını söyledi.

    Bunun üzerine Peygamber (ﷺ) ona, "Peki kalbini nasıl buluyorsun?

    " diye sordu.

    O da, "Kalbim iman üzere sabittir," diye cevap verdi.

    Peygamber (ﷺ) ona, "Endişelenme.

    Eğer seni tekrar tehdit ederlerse, onlara duymak istediklerini söylemen yeterlidir," dedi.

    {İmam el-Hâkim}

İmandan Yüz Çevirmek

106İman ettikten sonra Allah'ı inkâr eden kimse -kalbi imanla dolu olduğu halde zorlananlar müstesna- fakat kim kalbini küfre açarsa, işte Allah'ın gazabı onların üzerinedir ve onlara

büyük bir azap vardır.

107Bu, onların dünya hayatını ahirete tercih etmelerindendir.

Şüphesiz Allah, inkâr eden bir topluluğu doğru yola iletmez.

108Onlar öyle kimselerdir ki, Allah kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir.

Ve onlar gafillerin ta kendileridir.

109Hiç şüphesiz onlar ahirette hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

110Zorlandıktan sonra hicret edenler, sonra Allah yolunda cihat edenler ve sabredenler var ya, şüphesiz Rabbin bütün bunlardan sonra elbette çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

مَن كَفَرَ بِٱللَّهِ مِنۢ بَعۡدِ إِيمَٰنِهِۦٓ إِلَّا مَنۡ أُكۡرِهَ وَقَلۡبُهُۥ مُطۡمَئِنُّۢ بِٱلۡإِيمَٰنِ وَلَٰكِن مَّن شَرَحَ بِٱلۡكُفۡرِ صَدۡرٗا فَعَلَيۡهِمۡ غَضَبٞ مِّنَ ٱللَّهِ وَلَهُمۡ عَذَابٌ عَظِيم106

ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱسۡتَحَبُّواْ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا عَلَى ٱلۡأٓخِرَةِ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلۡكَٰفِرِينَ107

أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ وَسَمۡعِهِمۡ وَأَبۡصَٰرِهِمۡۖ وَأُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡغَٰفِلُونَ108

لَا جَرَمَ أَنَّهُمۡ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ هُمُ ٱلۡخَٰسِرُونَ109

ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ هَاجَرُواْ مِنۢ بَعۡدِ مَا فُتِنُواْ ثُمَّ جَٰهَدُواْ وَصَبَرُوٓاْ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعۡدِهَا لَغَفُورٞ رَّحِيمٞ110

Hesap Günü

111O günü hatırla ki, her nefis kendi nefsi adına mücadele ederek gelir; ve her birine yaptığının karşılığı tastamam ödenir.

Onlara asla zulmedilmez.

۞ يَوۡمَ تَأۡتِي كُلُّ نَفۡسٖ تُجَٰدِلُ عَن نَّفۡسِهَا وَتُوَفَّىٰ كُلُّ نَفۡسٖ مَّا عَمِلَتۡ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ111

Nankör İnsanlar

112Allah, güvenli ve huzurlu, rızkı her yönden bolca gelen bir toplumu misal verdi.

Fakat halkı Allah'ın nimetlerine nankörlük etti.

Bunun üzerine Allah da onlara, yaptıkları yüzünden açlık ve korku acısını tattırdı.

113Onlara kendi içlerinden bir elçi gelmişti, fakat onu yalanladılar.

Onlar zulüm işlerken azap onları yakalayıverdi.

وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلٗا قَرۡيَةٗ كَانَتۡ ءَامِنَةٗ مُّطۡمَئِنَّةٗ يَأۡتِيهَا رِزۡقُهَا رَغَدٗا مِّن كُلِّ مَكَانٖ فَكَفَرَتۡ بِأَنۡعُمِ ٱللَّهِ فَأَذَٰقَهَا ٱللَّهُ لِبَاسَ ٱلۡجُوعِ وَٱلۡخَوۡفِ بِمَا كَانُواْ يَصۡنَعُونَ112

وَلَقَدۡ جَآءَهُمۡ رَسُولٞ مِّنۡهُمۡ فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمُ ٱلۡعَذَابُ وَهُمۡ ظَٰلِمُونَ113

Helal ve Haram Yiyecekler

114Öyleyse Allah'ın size rızık olarak verdiği temiz ve helal şeylerden yiyin ve Allah'ın nimetlerine şükredin, eğer gerçekten sadece O'na kulluk ediyorsanız.

115O size ancak leşi, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkasının adına kesileni haram kıldı.

Ama kim zaruret halinde kalırsa, istekli olmayarak ve haddi aşmaksızın (yerse), şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

فَكُلُواْ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ حَلَٰلٗا طَيِّبٗا وَٱشۡكُرُواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ إِيَّاهُ تَعۡبُدُونَ114

إِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيۡكُمُ ٱلۡمَيۡتَةَ وَٱلدَّمَ وَلَحۡمَ ٱلۡخِنزِيرِ وَمَآ أُهِلَّ لِغَيۡرِ ٱللَّهِ بِهِۦۖ فَمَنِ ٱضۡطُرَّ غَيۡرَ بَاغٖ وَلَا عَادٖ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٞ115

Müşriklere İhtar

116Dillerinizle yalan yere, 'Bu helaldir, şu haramdır' demeyin, böylece Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz.

Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar asla kurtuluşa ermezler.

117Bu sadece az bir faydalanmadır, sonra onlara acı bir azap dokunacaktır.

وَلَا تَقُولُواْ لِمَا تَصِفُ أَلۡسِنَتُكُمُ ٱلۡكَذِبَ هَٰذَا حَلَٰلٞ وَهَٰذَا حَرَامٞ لِّتَفۡتَرُواْ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَفۡتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَ لَا يُفۡلِحُونَ116

مَتَٰعٞ قَلِيلٞ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيم117

Part 3 study note

This is part 3 of the children's lesson for Surah An-Naḥl.

It continues from the previous section with new verses, examples, and short review points for young learners.

If this is your first time studying the lesson, start with part 1 and then return here so the story, meaning, and practice sequence stay clear.

How to study Surah An-Naḥl with children

Use this children's lesson as a guided path: read the short explanation, look at the Arabic verse, listen to related recitation, and return to the full surah when

your child is ready for more detail.

Parents can review one section at a time, ask the child to repeat the main idea, and then continue with the next part or a nearby surah.

This keeps the lesson connected with Quran reading, audio, and daily practice.

An-Naḥl for Kids - Surah 16 | Türkçe | Easy Quran - Part 3