İmran Ailesi
آلِ عِمْرَان
آلِ عِمران
Surah Âli-'Imran for kids content
Sabredenlerin Mükafatı
172Kendilerine yara dokunduktan sonra Allah ve Resulü'nün çağrısına uyanlardan, iyilik yapanlar ve takva sahibi olanlar için büyük bir mükafat vardır.
173Kendilerine, "Düşmanlarınız size karşı toplandılar, onlardan korkun!
" denildiğinde, bu söz onların imanını artırdı ve onlar da, "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!
" dediler.
174Böylece Allah'tan bir nimet ve lütuf ile, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan geri döndüler.
Allah'ın rızasını gözetmişlerdi.
Şüphesiz Allah büyük lütuf sahibidir.
175İşte o şeytanın bir korkutmasıydı, sizi kendi dostlarından korkutmak istiyordu.
Onlardan korkmayın; eğer mümin iseniz Benden korkun.
ٱلَّذِينَ ٱسۡتَجَابُواْ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِ مِنۢ بَعۡدِ مَآ أَصَابَهُمُ ٱلۡقَرۡحُۚ لِلَّذِينَ أَحۡسَنُواْ مِنۡهُمۡ وَٱتَّقَوۡاْ أَجۡرٌ عَظِيمٌ172
ٱلَّذِينَ قَالَ لَهُمُ ٱلنَّاسُ إِنَّ ٱلنَّاسَ قَدۡ جَمَعُواْ لَكُمۡ فَٱخۡشَوۡهُمۡ فَزَادَهُمۡ إِيمَٰنٗا وَقَالُواْ حَسۡبُنَا ٱللَّهُ وَنِعۡمَ ٱلۡوَكِيلُ173
فَٱنقَلَبُواْ بِنِعۡمَةٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَفَضۡلٖ لَّمۡ يَمۡسَسۡهُمۡ سُوٓءٞ وَٱتَّبَعُواْ رِضۡوَٰنَ ٱللَّهِۗ وَٱللَّهُ ذُو فَضۡلٍ عَظِيمٍ174
إِنَّمَا ذَٰلِكُمُ ٱلشَّيۡطَٰنُ يُخَوِّفُ أَوۡلِيَآءَهُۥ فَلَا تَخَافُوهُمۡ وَخَافُونِ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ175
Münafıkların İfşası
176Ey Peygamber!
Küfre koşanlar için üzülme; şüphesiz onlar Allah'a hiçbir zarar veremezler.
Allah, onların ahirette hiçbir pay sahibi olmamasını diler ve onlar dehşetli bir azaba uğrayacaklardır.
177İmanı küfürle satanlar Allah'a asla hiçbir zarar veremezler ve onlar acı bir azaba uğrayacaklardır.
178İnkar edenler, kendilerine mühlet vermemizin onlar için hayırlı olduğunu sanmasınlar.
Biz onlara ancak günahlarını artırmaları için mühlet veriyoruz ve onlar alçaltıcı bir azaba uğrayacaklardır.
179Allah, müminleri içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir; ta ki iyiyi kötüden ayırıncaya kadar.
Allah size gaybı doğrudan bildirecek değildir, fakat O, peygamber olarak dilediğini seçer.
Öyleyse Allah'a ve elçilerine iman edin.
Eğer iman eder ve Allah'tan sakınırsanız, size büyük bir mükafat vardır.
180Allah'ın kendilerine lütfettiği şeylerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar.
Aksine bu, onlar için şerdir!
Cimrilik ettikleri şeyler kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır.
Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır.
Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
وَلَا يَحۡزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِي ٱلۡكُفۡرِۚ إِنَّهُمۡ لَن يَضُرُّواْ ٱللَّهَ شَيۡٔٗاۗ يُرِيدُ ٱللَّهُ أَلَّا يَجۡعَلَ لَهُمۡ حَظّٗا فِي ٱلۡأٓخِرَةِۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٌ176
١٧٦ إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱشۡتَرَوُاْ ٱلۡكُفۡرَ بِٱلۡإِيمَٰنِ لَن يَضُرُّواْ ٱللَّهَ شَيۡٔٗاۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيم177
وَلَا يَحۡسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَنَّمَا نُمۡلِي لَهُمۡ خَيۡرٞ لِّأَنفُسِهِمۡۚ إِنَّمَا نُمۡلِي لَهُمۡ لِيَزۡدَادُوٓاْ إِثۡمٗاۖ وَلَهُمۡ عَذَابٞ مُّهِينٞ178
مَّا كَانَ ٱللَّهُ لِيَذَرَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ عَلَىٰ مَآ أَنتُمۡ عَلَيۡهِ حَتَّىٰ يَمِيزَ ٱلۡخَبِيثَ مِنَ ٱلطَّيِّبِۗ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُطۡلِعَكُمۡ عَلَى ٱلۡغَيۡبِ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَجۡتَبِي مِن رُّسُلِهِۦ مَن يَشَآءُۖ فََٔامِنُواْ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦۚ وَإِن تُؤۡمِنُواْ وَتَتَّقُواْ فَلَكُمۡ أَجۡرٌ عَظِيمٞ179
وَلَا يَحۡسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَبۡخَلُونَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضۡلِهِۦ هُوَ خَيۡرٗا لَّهُمۖ بَلۡ هُوَ شَرّٞ لَّهُمۡۖ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُواْ بِهِۦ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ وَلِلَّهِ مِيرَٰثُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۗ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٞ180
Kötü Sözler Açığa Çıkıyor
181Şüphesiz Allah, "Allah fakirdir, biz zenginiz!
" diyen Yahudilerin sözünü işitmiştir.
Biz onların bu sözlerini ve peygamberleri haksız yere öldürmelerini kesinlikle kaydettik.
Sonra onlara diyeceğiz ki: "Tadın yakıcı azabı!
"
182Bu, kendi ellerinizle yaptıklarınız yüzündendir.
Ve Allah, kullarına asla zulmedici değildir.
183Onlar ki şöyle dediler: "Allah bize, ateşin yiyeceği (gökten inecek bir kurban) getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti.
" De ki: "Benden önce size nice peygamberler apaçık delillerle ve hatta sizin istediğiniz şeyle geldiler.
Eğer doğru söylüyorsanız, onları niçin öldürdünüz?
"
184Eğer seni yalanlarlarsa (Ey Peygamber), senden önce apaçık delillerle, Zeburlarla ve aydınlatıcı Kitaplarla gelmiş olan nice peygamberler de yalanlanmıştı.
لَّقَدۡ سَمِعَ ٱللَّهُ قَوۡلَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ فَقِيرٞ وَنَحۡنُ أَغۡنِيَآءُۘ سَنَكۡتُبُ مَا قَالُواْ وَقَتۡلَهُمُ ٱلۡأَنۢبِيَآءَ بِغَيۡرِ حَقّٖ وَنَقُولُ ذُوقُواْ عَذَابَ ٱلۡحَرِيقِ181
ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتۡ أَيۡدِيكُمۡ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيۡسَ بِظَلَّامٖ لِّلۡعَبِيدِ182
ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ عَهِدَ إِلَيۡنَآ أَلَّا نُؤۡمِنَ لِرَسُولٍ حَتَّىٰ يَأۡتِيَنَا بِقُرۡبَانٖ تَأۡكُلُهُ ٱلنَّارُۗ قُلۡ قَدۡ جَآءَكُمۡ رُسُلٞ مِّن قَبۡلِي بِٱلۡبَيِّنَٰتِ وَبِٱلَّذِي قُلۡتُمۡ فَلِمَ قَتَلۡتُمُوهُمۡ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ183
فَإِن كَذَّبُوكَ فَقَدۡ كُذِّبَ رُسُلٞ مِّن قَبۡلِكَ جَآءُو بِٱلۡبَيِّنَٰتِ وَٱلزُّبُرِ وَٱلۡكِتَٰبِ ٱلۡمُنِير184
Hayat İmtihanlarla Doludur
185Her nefis ölümü tadacaktır.
Ecirleriniz (karşılıklarınız) ise ancak kıyamet günü eksiksiz ödenecektir.
Kim ateşten uzaklaştırılıp cennete sokulursa, işte o kurtuluşa ermiştir.
Dünya hayatı ise aldatıcı bir metadan başka bir şey değildir.
186Andolsun ki mallarınız ve canlarınız (nefisleriniz) konusunda imtihan edileceksiniz.
Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden çok incitici sözler işiteceksiniz.
Eğer sabreder ve takva sahibi olursanız, şüphesiz bu, azmedilecek işlerdendir.
كُلُّ نَفۡسٖ ذَآئِقَةُ ٱلۡمَوۡتِۗ وَإِنَّمَا تُوَفَّوۡنَ أُجُورَكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۖ فَمَن زُحۡزِحَ عَنِ ٱلنَّارِ وَأُدۡخِلَ ٱلۡجَنَّةَ فَقَدۡ فَازَۗ وَمَا ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَآ إِلَّا مَتَٰعُ ٱلۡغُرُورِ185
لَتُبۡلَوُنَّ فِيٓ أَمۡوَٰلِكُمۡ وَأَنفُسِكُمۡ وَلَتَسۡمَعُنَّ مِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ مِن قَبۡلِكُمۡ وَمِنَ ٱلَّذِينَ أَشۡرَكُوٓاْ أَذٗى كَثِيرٗاۚ وَإِن تَصۡبِرُواْ وَتَتَّقُواْ فَإِنَّ ذَٰلِكَ مِنۡ عَزۡمِ ٱلۡأُمُورِ186
Allah'ın Ahdini Bozmak
187Hatırla ki, Allah, kendilerine Kitap verilenlerden, onu insanlara açıklayacaklarına ve gizlemeyeceklerine dair ahit almıştı.
Onlar ise o ahdi arkalarına attılar ve onu az bir paha karşılığında sattılar.
Ne kötü bir alışveriş!
188İşledikleri kötülüklerle sevinen ve yapmadıkları şeylerle övünen kimselere gelince, onların azaptan kurtulacaklarını sanma.
Onlar için elem verici bir azap vardır.
وَإِذۡ أَخَذَ ٱللَّهُ مِيثَٰقَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ لَتُبَيِّنُنَّهُۥ لِلنَّاسِ وَلَا تَكۡتُمُونَهُۥ فَنَبَذُوهُ وَرَآءَ ظُهُورِهِمۡ وَٱشۡتَرَوۡاْ بِهِۦ ثَمَنٗا قَلِيلٗاۖ فَبِئۡسَ مَا يَشۡتَرُونَ187
لَا تَحۡسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَفۡرَحُونَ بِمَآ أَتَواْ وَّيُحِبُّونَ أَن يُحۡمَدُواْ بِمَا لَمۡ يَفۡعَلُواْ فَلَا تَحۡسَبَنَّهُم بِمَفَازَةٖ مِّنَ ٱلۡعَذَابِۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ188


WORDS OF WISDOM
- •
Peygamber Efendimiz (s.
a.
v.
) teheccüd namazında aşağıdaki ayetleri okurdu.
Bir hadiste, bu ayetler kendisine nazil olduğunda ağlamıştı (İbn Hibban).
Başka bir hadiste ise Peygamber Efendimiz (s.
a.
v.
) bir gece gökyüzüne bakmış ve bu ayetleri okuduktan sonra şöyle buyurmuştur: 'Allah'ım!
Kalbime nur kıl, dilime nur kıl, gözüme nur kıl, kulağıma nur kıl, sağıma nur kıl, soluma nur kıl, üstüme nur kıl, altıma nur kıl, önüme nur kıl, arkama
nur kıl, ruhuma nur kıl ve bana büyük bir nur lütfet.
' (İmam Buhari ve İmam Müslim).
Müminlerin Mükafatı
189Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır.
Ve Allah her şeye kadirdir.
190Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, akıl sahipleri için elbette ayetler vardır.
191Onlar ayakta iken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı ananlar ve göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünenlerdir: "Rabbimiz!
Sen bunları boşuna yaratmadın.
Sübhansın sen!
Bizi ateş azabından koru.
"
192Rabbimiz!
Şüphesiz sen kimi ateşe sokarsan, onu kesinlikle rezil etmişsindir.
Zalimlerin ise hiçbir yardımcıları yoktur.
193Rabbimiz!
Biz imana çağıran bir davetçiyi işittik: "Rabbinize iman edin" diyordu.
Biz de iman ettik.
Rabbimiz!
Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi bizden gider ve bizi iyilerle birlikte vefat ettir.
194Rabbimiz!
Bize elçilerin aracılığıyla vaat ettiklerini ver ve kıyamet günü bizi utandırma.
Şüphesiz Sen vaadinden dönmezsin.
195Rableri de onlara şöyle karşılık verdi: "Ben sizden hiçbirinizin, erkek olsun kadın olsun, amelini zayi etmeyeceğim.
Hepiniz birbirinizdensiniz.
Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, Benim yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenler var ya, işte onların günahlarını mutlaka örteceğim ve onları altından ırmaklar
akan cennetlere sokacağım, Allah katından bir mükafat olarak.
En güzel mükafat ise Allah katındadır.
"
وَلِلَّهِ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۗ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٌ189
إِنَّ فِي خَلۡقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَٱخۡتِلَٰفِ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ لَأٓيَٰتٖ لِّأُوْلِي ٱلۡأَلۡبَٰبِ190
ٱلَّذِينَ يَذۡكُرُونَ ٱللَّهَ قِيَٰمٗا وَقُعُودٗا وَعَلَىٰ جُنُوبِهِمۡ وَيَتَفَكَّرُونَ فِي خَلۡقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ رَبَّنَا مَا خَلَقۡتَ هَٰذَا بَٰطِلٗا سُبۡحَٰنَكَ فَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ191
رَبَّنَآ إِنَّكَ مَن تُدۡخِلِ ٱلنَّارَ فَقَدۡ أَخۡزَيۡتَهُۥۖ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِنۡ أَنصَار192
رَّبَّنَآ إِنَّنَا سَمِعۡنَا مُنَادِيٗا يُنَادِي لِلۡإِيمَٰنِ أَنۡ ءَامِنُواْ بِرَبِّكُمۡ فََٔامَنَّاۚ رَبَّنَا فَٱغۡفِرۡ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرۡ عَنَّا سَئَِّاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ ٱلۡأَبۡرَارِ193
رَبَّنَا وَءَاتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَىٰ رُسُلِكَ وَلَا تُخۡزِنَا يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۖ إِنَّكَ لَا تُخۡلِفُ ٱلۡمِيعَادَ194
فَٱسۡتَجَابَ لَهُمۡ رَبُّهُمۡ أَنِّي لَآ أُضِيعُ عَمَلَ عَٰمِلٖ مِّنكُم مِّن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰۖ بَعۡضُكُم مِّنۢ بَعۡضٖۖ فَٱلَّذِينَ هَاجَرُواْ وَأُخۡرِجُواْ مِن دِيَٰرِهِمۡ وَأُوذُواْ فِي سَبِيلِي وَقَٰتَلُواْ وَقُتِلُواْ لَأُكَفِّرَنَّ عَنۡهُمۡ سَئَِّاتِهِمۡ وَلَأُدۡخِلَنَّهُمۡ جَنَّٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ ثَوَابٗا مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِۚ وَٱللَّهُ عِندَهُۥ حُسۡنُ ٱلثَّوَابِ195
Müminlere Nasihat
196Kafirlerin memleketlerdeki rahat yaşamları sizi aldatmasın.
197Bu sadece kısa bir faydalanmadır.
Sonra cehennem onların yurdu olacaktır.
Ne kötü bir durak!
198Ama Rablerinden sakınanlar için altından ırmaklar akan cennetler vardır, orada ebedi kalacaklardır.
Allah katından bir ağırlama olarak.
Allah katındaki ise müminler için daha hayırlıdır.
لَا يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فِي ٱلۡبِلَٰدِ196
مَتَٰعٞ قَلِيلٞ ثُمَّ مَأۡوَىٰهُمۡ جَهَنَّمُۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمِهَادُ197
لَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاْ رَبَّهُمۡ لَهُمۡ جَنَّٰتٞ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا نُزُلٗا مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِۗ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيۡرٞ لِّلۡأَبۡرَارِ198
İmanlı Ehl-i Kitap
199Ehl-i Kitap'tan öyleleri vardır ki, Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene hakkıyla iman ederler.
Allah'a karşı huşu duyarlar ve Allah'ın ayetlerini az bir paha karşılığında satmazlar.
Onların ecri Rableri katındadır.
Şüphesiz Allah hesabı çabuk görendir.
وَإِنَّ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ لَمَن يُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيۡكُمۡ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيۡهِمۡ خَٰشِعِينَ لِلَّهِ لَا يَشۡتَرُونَ بَِٔايَٰتِ ٱللَّهِ ثَمَنٗا قَلِيلًاۚ أُوْلَٰٓئِكَ لَهُمۡ أَجۡرُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلۡحِسَابِ199
BAŞARI NASİHATLERİ
200Ey iman edenler!
Sabredin, sabırda yarışın, sınırlarda nöbet bekleyin ve Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱصۡبِرُواْ وَصَابِرُواْ وَرَابِطُواْ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ200
How to study Surah Âli-'Imran with children
Use this children's lesson as a guided path: read the short explanation, look at the Arabic verse, listen to related recitation, and return to the full surah when your child is ready for more detail.
Parents can review one section at a time, ask the child to repeat the main idea, and then continue with the next part or a nearby surah. This keeps the lesson connected with Quran reading, audio, and daily practice.