'Abasa - He Frowned
Bu sayfada Arapça metni okuyun, Türkçe çeviriyi anlayın, tilaveti dinleyin ve ayet ayet çalışmaya düzenli şekilde devam edin. Yüzünü ekşitti ve sırtını döndü, Kendisine âmâ geldi diye. Sen nereden bileceksin, belki o arınacak?
Bu çeviri Yapay Zeka (AI) modern teknolojisi aracılığıyla yapılmıştır. Ayrıca, bu çeviri Dr. Mustafa Khattab'ın "The Clear Quran" eserine dayanmaktadır.

Bu sayfada Arapça metni okuyun, Türkçe çeviriyi anlayın, tilaveti dinleyin ve ayet ayet çalışmaya düzenli şekilde devam edin. Yüzünü ekşitti ve sırtını döndü, Kendisine âmâ geldi diye. Sen nereden bileceksin, belki o arınacak?
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
1. Yüzünü ekşitti ve sırtını döndü,
2. Kendisine âmâ geldi diye.
3. Sen nereden bileceksin, belki o arınacak?
4. Yahut öğüt alır da öğüt kendisine fayda verir.
5. Kendini müstağni görene gelince,
6. Sen ona yöneldin.
7. O arınmasa da sana bir günah yoktur.
8. Ama sana can atarak gelen kimseye gelince,
9. Allah'tan korkarak,
10. Sen ondan gafil idin.
11. Hayır!
Bu, muhakkak bir öğüttür.
12. Artık dileyen onu hatırlasın.
13. Şerefli sahifelerde,
14. Yüceltilmiş, tertemiz kılınmış,
15. Elçi yazıcıların elleriyle,
16. şerefli ve faziletli.
عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ١
أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ٢
وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ٣
أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكْرَىٰٓ٤
أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ٥
فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ٦
وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ٧
وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ٨
وَهُوَ يَخْشَىٰ٩
فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ١٠
كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ١١
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ١٢
فِى صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ١٣
مَّرْفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةٍۭ١٤
بِأَيْدِى سَفَرَةٍ١٥
كِرَامٍۭ بَرَرَةٍ١٦
Sure 80 - عَبَسَ (He Frowned) - Ayetler 1-16
17. Kahrolası insan!
Ne kadar da nankör!
18. Onları neyden yarattı?
19. O onları bir nutfeden yarattı ve gelişimlerini takdir etti.
20. Sonra onlara yolu kolaylaştırır,
21. sonra onları öldürür ve kabre koyar.
22. Sonra dilediği zaman onları diriltecektir.
23. Hayır!
O'nun emrettiğine uymadılar.
24. İnsanlar o zaman yiyeceklerine bir baksınlar:
25. Nasıl bol bol yağmur indirdiğimizi,
26. ve toprağı yardığımızı,
27. onda tahıl bitirdiğimizi,
28. üzüm ve yeşillikler,
29. zeytin ve hurma ağaçları,
30. ve sık bahçeler,
31. ve meyve ve ot—
32. hepsi sizin ve hayvanlarınız için bir rızık olarak.
قُتِلَ ٱلْإِنسَـٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ١٧
مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ١٨
مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ١٩
ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ٢٠
ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ٢١
ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ٢٢
كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ٢٣
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَـٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ٢٤
أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّا٢٥
ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّا٢٦
فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّا٢٧
وَعِنَبًا وَقَضْبًا٢٨
وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا٢٩
وَحَدَآئِقَ غُلْبًا٣٠
وَفَـٰكِهَةً وَأَبًّا٣١
مَّتَـٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَـٰمِكُمْ٣٢
Sure 80 - عَبَسَ (He Frowned) - Ayetler 17-32
33. Sonra, o sağır edici ses geldiği zaman—
34. O gün kişi kardeşlerinden kaçar,
35. ve annesinden ve babasından,
36. ve eşinden ve çocuklarından.
37. O gün herkesin kendine yetecek bir derdi vardır.
38. O gün birtakım yüzler pırıl pırıl parlayacaktır,
39. güleç ve sevinçli.
40. Diğer yüzler ise tozlu olacak,
41. kasvet bürümüş—
42. İşte onlar kâfirler, fâsıklardır.
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ٣٣
يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ٣٤
وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ٣٥
وَصَـٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ٣٦
لِكُلِّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ٣٧
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُّسْفِرَةٌ٣٨
ضَاحِكَةٌ مُّسْتَبْشِرَةٌ٣٩
وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ٤٠
تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ٤١
أُولَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُ٤٢
Sure 80 - عَبَسَ (He Frowned) - Ayetler 33-42