Surah 22
Volume 3

Hac

الحَجّ

الحَجّ

Surah Al-Ḥajj for kids content

BACKGROUND STORY

BACKGROUND STORY

  • 13 yılı aşkın bir süre boyunca, Müslümanların Mekkeli müşriklerin zulmüne karşılık vermelerine izin verilmedi. Birçok Müslüman yıllarca işkence gördü, aç bırakıldı ve hatta bazıları öldürüldü.

    Mekkeliler, eşi Hatice (R.A.) ve amcası Ebu Talib'in vefatından sonra Peygamber'i (ﷺ) öldürmeye çalıştılar. Mekke'deki küçük Müslüman topluluğu için durum kötüleşince, Peygamber (ﷺ) ile birlikte Medine'ye hicret ettiler.

  • 400 km'den fazla mesafeye hicret etmelerine rağmen, müşrikler onları rahat bırakmadı. Sonunda, müminlere nefsi müdafaa amacıyla savaşmaları için izin veren 38-40. ayetler nazil oldu. {İmam İbn Kesir ve İmam Kurtubi}

Illustration

Nefsi Müdafaa İçin Savaşma İzni

38Şüphesiz Allah, iman edenleri savunur. Şüphesiz Allah, hiçbir nankör haini sevmez.

39Kendilerine savaş açılanlara, zulme uğramış olmaları sebebiyle (savaşmaya) izin verilmiştir. Şüphesiz Allah, onlara yardım etmeye kadirdir.

40Onlar, 'Rabbimiz Allah'tır' demelerinden başka bir sebep olmaksızın yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah, insanların bir kısmını diğer bir kısmıyla savmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın adının çokça anıldığı mescitler muhakkak yıkılırdı. Allah, kendi (dini)ne yardım edenlere mutlaka yardım edecektir. Şüphesiz Allah, çok kuvvetli ve mutlak galiptir.

41Eğer onları yeryüzünde iktidara getirirsek, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, iyiliği emrederler ve kötülükten sakındırırlar. Bütün işlerin sonu Allah'a aittir.

إِنَّ ٱللَّهَ يُدَٰفِعُ عَنِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٖ كَفُورٍ38

أُذِنَ لِلَّذِينَ يُقَٰتَلُونَ بِأَنَّهُمۡ ظُلِمُواْۚ وَإِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ نَصۡرِهِمۡ لَقَدِير39

ٱلَّذِينَ أُخۡرِجُواْ مِن دِيَٰرِهِم بِغَيۡرِ حَقٍّ إِلَّآ أَن يَقُولُواْ رَبُّنَا ٱللَّهُۗ وَلَوۡلَا دَفۡعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعۡضَهُم بِبَعۡضٖ لَّهُدِّمَتۡ صَوَٰمِعُ وَبِيَعٞ وَصَلَوَٰتٞ وَمَسَٰجِدُ يُذۡكَرُ فِيهَا ٱسۡمُ ٱللَّهِ كَثِيرٗاۗ وَلَيَنصُرَنَّ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُۥٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِيٌّ عَزِيزٌ40

ٱلَّذِينَ إِن مَّكَّنَّٰهُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ أَقَامُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُاْ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَمَرُواْ بِٱلۡمَعۡرُوفِ وَنَهَوۡاْ عَنِ ٱلۡمُنكَرِۗ وَلِلَّهِ عَٰقِبَةُ ٱلۡأُمُورِ41

Mekkeli Putperestlere Uyarı

42Eğer seni yalanlıyorlarsa ey Peygamber, onlardan önce Nuh kavmi de, Ad ve Semud da yalanlamıştı.

43İbrahim kavmi, Lut kavmi,

44ve Medyen halkı da. Musa da yalanlanmıştı. Ama Ben inkârcılara mühlet verdim, sonra onları yakaladım. Benim yakalamam nasıl oldu!

45Nice memleketler var ki, zulümleri yüzünden onları helak ettik de bomboş kalmıştır. Nice metruk kuyular ve yüksek saraylar vardır!

46Yeryüzünde dolaşmadılar mı ki, böylece düşünecek kalpleri ve işitecek kulakları olsun? Gerçek şu ki, kör olan gözler değildir, fakat göğüslerdeki kalpler körleşir.

47Senden azabı çarçabuk getirmeni istiyorlar. Allah ise vaadinden asla dönmez. Halbuki Rabbinin katında bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

48Nice kentler vardı ki, onlar zulmederlerken ben onlara mühlet verdim, sonra onları ansızın yakaladım. Dönüş banadır.

وَإِن يُكَذِّبُوكَ فَقَدۡ كَذَّبَتۡ قَبۡلَهُمۡ قَوۡمُ نُوحٖ وَعَادٞ وَثَمُودُ42

وَقَوۡمُ إِبۡرَٰهِيمَ وَقَوۡمُ لُوطٖ43

٤٣ وَأَصۡحَٰبُ مَدۡيَنَۖ وَكُذِّبَ مُوسَىٰۖ فَأَمۡلَيۡتُ لِلۡكَٰفِرِينَ ثُمَّ أَخَذۡتُهُمۡۖ فَكَيۡفَ كَانَ نَكِيرِ44

فَكَأَيِّن مِّن قَرۡيَةٍ أَهۡلَكۡنَٰهَا وَهِيَ ظَالِمَةٞ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا وَبِئۡرٖ مُّعَطَّلَةٖ وَقَصۡرٖ مَّشِيدٍ45

أَفَلَمۡ يَسِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَتَكُونَ لَهُمۡ قُلُوبٞ يَعۡقِلُونَ بِهَآ أَوۡ ءَاذَانٞ يَسۡمَعُونَ بِهَاۖ فَإِنَّهَا لَا تَعۡمَى ٱلۡأَبۡصَٰرُ وَلَٰكِن تَعۡمَى ٱلۡقُلُوبُ ٱلَّتِي فِي ٱلصُّدُورِ46

وَيَسۡتَعۡجِلُونَكَ بِٱلۡعَذَابِ وَلَن يُخۡلِفَ ٱللَّهُ وَعۡدَهُۥۚ وَإِنَّ يَوۡمًا عِندَ رَبِّكَ كَأَلۡفِ سَنَةٖ مِّمَّا تَعُدُّونَ47

وَكَأَيِّن مِّن قَرۡيَةٍ أَمۡلَيۡتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٞ ثُمَّ أَخَذۡتُهَا وَإِلَيَّ ٱلۡمَصِيرُ48

Peygamberimize Nasihatler

49De ki: Ey insanlar! Ben size ancak apaçık bir uyarıcı olarak gönderildim.

50Artık iman edip salih ameller işleyenler için mağfiret ve kerim bir rızık vardır.

51Fakat ayetlerimizi aciz bırakmak için çabalayanlar, işte onlar cehennem ehlidir.

قُلۡ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّمَآ أَنَا۠ لَكُمۡ نَذِيرٞ مُّبِين49

فَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُم مَّغۡفِرَةٞ وَرِزۡقٞ كَرِيمٞ50

وَٱلَّذِينَ سَعَوۡاْ فِيٓ ءَايَٰتِنَا مُعَٰجِزِينَ أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡجَحِيمِ51

Şeytan'ın Tesiri

52Ey Peygamber! Senden önce hiçbir resul veya nebi göndermedik ki, o (vahyi) okuduğunda şeytan onun okuduğuna (insanların kalbine) bir şeyler katmaya çalışmasın. Fakat Allah, şeytanın attığını (vesvesesini) giderir. Sonra Allah, kendi ayetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

53Böylece Allah, şeytanın attığını (vesvesesini), kalplerinde hastalık bulunan münafıklar ve kalpleri katılaşmış kâfirler için bir fitne (imtihan) kılar. Şüphesiz zalimler, (haktan) çok uzak bir ayrılık içindedirler.

54Bir de ki, kendilerine ilim verilenler bilsinler ki, bu (vahiy), Rabbinden gelen bir gerçektir; böylece ona iman etsinler ve kalpleri ona huşu ile teslim olsun. Şüphesiz Allah, iman edenleri doğru yola iletir.

55Kâfirler ise, bu (vahiy) hakkında şüphe içinde kalmaya devam edeceklerdir; ta ki Kıyamet Saati onlara ansızın gelinceye yahut yıkıcı bir Günün azabı onlara ulaşıncaya kadar.

وَمَآ أَرۡسَلۡنَا مِن قَبۡلِكَ مِن رَّسُولٖ وَلَا نَبِيٍّ إِلَّآ إِذَا تَمَنَّىٰٓ أَلۡقَى ٱلشَّيۡطَٰنُ فِيٓ أُمۡنِيَّتِهِۦ فَيَنسَخُ ٱللَّهُ مَا يُلۡقِي ٱلشَّيۡطَٰنُ ثُمَّ يُحۡكِمُ ٱللَّهُ ءَايَٰتِهِۦۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيم52

لِّيَجۡعَلَ مَا يُلۡقِي ٱلشَّيۡطَٰنُ فِتۡنَةٗ لِّلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ وَٱلۡقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمۡۗ وَإِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَفِي شِقَاقِۢ بَعِيدٖ53

وَلِيَعۡلَمَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡعِلۡمَ أَنَّهُ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَيُؤۡمِنُواْ بِهِۦ فَتُخۡبِتَ لَهُۥ قُلُوبُهُمۡۗ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ54

وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فِي مِرۡيَةٖ مِّنۡهُ حَتَّىٰ تَأۡتِيَهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغۡتَةً أَوۡ يَأۡتِيَهُمۡ عَذَابُ يَوۡمٍ عَقِيمٍ55

Illustration

Kıyamet Günü Adaleti

56O Gün tüm yetki yalnızca Allah'ındır. O, herkes arasında hüküm verecektir. Böylece iman edip salih ameller işleyenler Naim Cennetlerinde olacaklardır.

57Ama inkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlar, alçaltıcı bir azaba uğrayacaklardır.

58Allah yolunda hicret edip sonra ölen veya öldürülenlere gelince, Allah onlara mutlaka güzel bir rızık verecektir. Şüphesiz Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.

59Onları mutlaka razı olacakları bir yere sokacaktır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, halimdir.

ٱلۡمُلۡكُ يَوۡمَئِذٖ لِّلَّهِ يَحۡكُمُ بَيۡنَهُمۡۚ فَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فِي جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ56

وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَكَذَّبُواْ بِ‍َٔايَٰتِنَا فَأُوْلَٰٓئِكَ لَهُمۡ عَذَابٞ مُّهِينٞ57

وَٱلَّذِينَ هَاجَرُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ قُتِلُوٓاْ أَوۡ مَاتُواْ لَيَرۡزُقَنَّهُمُ ٱللَّهُ رِزۡقًا حَسَنٗاۚ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ خَيۡرُ ٱلرَّٰزِقِينَ58

لَيُدۡخِلَنَّهُم مُّدۡخَلٗا يَرۡضَوۡنَهُۥۚ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَعَلِيمٌ حَلِيمٞ59

Allah'ın Adaleti

60İşte böyledir. Kötülüğe misliyle karşılık veren ve sonra tekrar zulme uğrayan kimselere Allah elbette yardım edecektir. Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

ذَٰلِكَۖ وَمَنۡ عَاقَبَ بِمِثۡلِ مَا عُوقِبَ بِهِۦ ثُمَّ بُغِيَ عَلَيۡهِ لَيَنصُرَنَّهُ ٱللَّهُۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَعَفُوٌّ غَفُور60

Allah'ın Kudreti

61Bu, Allah'ın geceyi gündüze sokması ve gündüzü geceye sokması nedeniyledir. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

62Bu, Allah'ın Hak olması ve O'ndan başka çağırdıkları her şeyin batıl olması nedeniyledir. Ve şüphesiz Allah, gerçekten Yüce ve Büyüktür.

63Görmez misin ki Allah gökten su (yağmur) indirir de yeryüzü yemyeşil olur? Şüphesiz Allah, en ince ayrıntısına kadar bilendir (Latîf'tir), her şeyden haberdardır (Habîr'dir).

64Göklerde ne varsa, yerde ne varsa O'nundur. Şüphesiz Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir (Gani'dir) ve her türlü övgüye layıktır (Hamîd'dir).

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيۡلَ فِي ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِي ٱلَّيۡلِ وَأَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعُۢ بَصِير61

ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدۡعُونَ مِن دُونِهِۦ هُوَ ٱلۡبَٰطِلُ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡعَلِيُّ ٱلۡكَبِيرُ62

أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَتُصۡبِحُ ٱلۡأَرۡضُ مُخۡضَرَّةًۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِير63

لَّهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۚ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ ٱلۡغَنِيُّ ٱلۡحَمِيدُ64

Allah'ın İyiliği

65Görmez misin ki Allah, yeryüzündeki her şeyi ve emriyle denizde akıp giden gemileri sizin hizmetinize sunmuştur? O, kendi izni olmadıkça göğü yerin üzerine düşmekten tutar. Şüphesiz Allah, insanlara karşı çok Şefkatli (Raûf) ve Merhametlidir (Rahîm).

66O'dur ki size can veren, sonra sizi öldüren ve sonra da sizi tekrar diriltecek olan. Fakat insan gerçekten nankördür.

أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ سَخَّرَ لَكُم مَّا فِي ٱلۡأَرۡضِ وَٱلۡفُلۡكَ تَجۡرِي فِي ٱلۡبَحۡرِ بِأَمۡرِهِۦ وَيُمۡسِكُ ٱلسَّمَآءَ أَن تَقَعَ عَلَى ٱلۡأَرۡضِ إِلَّا بِإِذۡنِهِۦٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٞ رَّحِيمٞ65

وَهُوَ ٱلَّذِيٓ أَحۡيَاكُمۡ ثُمَّ يُمِيتُكُمۡ ثُمَّ يُحۡيِيكُمۡۗ إِنَّ ٱلۡإِنسَٰنَ لَكَفُورٞ66

Tek Mesaj, Farklı Şeriatler

67Her ümmet için uyacakları bir şeriat belirledik. Artık bu konuda seninle tartışmasınlar, ey Peygamber. Herkesi Rabbine davet et; şüphesiz sen dosdoğru bir yol üzerindesin.

68Ama eğer seninle tartışmaya devam ederlerse, de ki: "Allah yaptıklarınızı en iyi bilendir."

69Allah, ihtilaflarınız hakkında Kıyamet Günü'nde aranızda hüküm verecektir.

70Bilmez misin ki Allah, göklerde ve yerde olan her şeyi eksiksiz bilir? Şüphesiz o, bir Kitap'ta yazılıdır. Bu, Allah için elbette kolaydır.

لِّكُلِّ أُمَّةٖ جَعَلۡنَا مَنسَكًا هُمۡ نَاسِكُوهُۖ فَلَا يُنَٰزِعُنَّكَ فِي ٱلۡأَمۡرِۚ وَٱدۡعُ إِلَىٰ رَبِّكَۖ إِنَّكَ لَعَلَىٰ هُدٗى مُّسۡتَقِيم67

وَإِن جَٰدَلُوكَ فَقُلِ ٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا تَعۡمَلُونَ68

ٱللَّهُ يَحۡكُمُ بَيۡنَكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ فِيمَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ69

أَلَمۡ تَعۡلَمۡ أَنَّ ٱللَّهَ يَعۡلَمُ مَا فِي ٱلسَّمَآءِ وَٱلۡأَرۡضِۚ إِنَّ ذَٰلِكَ فِي كِتَٰبٍۚ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِير70

Allah mı, Sahte İlahlar mı?

71Yine de onlar, Allah'ın hakkında hiçbir delil indirmediği ve kendilerinin de hiçbir bilgisi olmayan şeylere Allah'tan başka tapıyorlar. Zalimlerin hiçbir yardımcısı olmayacaktır.

72Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda, inkarcıların yüzlerinde (büyük bir) hoşnutsuzluk görürsün; neredeyse kendilerine ayetlerimizi okuyanların üzerine atılacak gibi olurlar. De ki: "Size bundan daha şiddetli bir şey haber vereyim mi? O, Allah'ın inkarcılara vaat ettiği ateştir. Ne kötü bir dönüş yeridir o!"

وَيَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَمۡ يُنَزِّلۡ بِهِۦ سُلۡطَٰنٗا وَمَا لَيۡسَ لَهُم بِهِۦ عِلۡمٞۗ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِن نَّصِير71

وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٖ تَعۡرِفُ فِي وُجُوهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلۡمُنكَرَۖ يَكَادُونَ يَسۡطُونَ بِٱلَّذِينَ يَتۡلُونَ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتِنَاۗ قُلۡ أَفَأُنَبِّئُكُم بِشَرّٖ مِّن ذَٰلِكُمُۚ ٱلنَّارُ وَعَدَهَا ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمَصِيرُ72

Sinek Meydan Okuması

73Ey insanlar! Bir misal verilmektedir, şimdi onu iyi dinleyin: Allah'tan başka taptıklarınız, hepsi bir araya gelseler bile, bir sinek dahi yaratamazlar. Hatta sinek onlardan bir şey kapsa, onu ondan geri alamazlar. İsteyen de istenen de ne kadar aciz!

74Allah'ın kadrini hakkıyla takdir etmediler. Şüphesiz Allah, çok kuvvetlidir, mutlak galiptir.

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ضُرِبَ مَثَلٞ فَٱسۡتَمِعُواْ لَهُۥٓۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَن يَخۡلُقُواْ ذُبَابٗا وَلَوِ ٱجۡتَمَعُواْ لَهُۥۖ وَإِن يَسۡلُبۡهُمُ ٱلذُّبَابُ شَيۡ‍ٔٗا لَّا يَسۡتَنقِذُوهُ مِنۡهُۚ ضَعُفَ ٱلطَّالِبُ وَٱلۡمَطۡلُوبُ73

مَا قَدَرُواْ ٱللَّهَ حَقَّ قَدۡرِهِۦٓۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِيٌّ عَزِيزٌ74

Allah'ın Hikmeti

75Allah hem meleklerden hem insanlardan elçiler seçer. Şüphesiz Allah her şeyi işitir ve görür.

76O, onların önlerindekini ve arkalarındakini bilir. Ve bütün işler hüküm için Allah'a döndürülecektir.

ٱللَّهُ يَصۡطَفِي مِنَ ٱلۡمَلَٰٓئِكَةِ رُسُلٗا وَمِنَ ٱلنَّاسِۚ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعُۢ بَصِيرٞ75

يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡۚ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرۡجَعُ ٱلۡأُمُورُ76

Müminlere Nasihatler

77Ey iman edenler! Rüku edin, secdeye kapanın, Rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki felaha eresiniz.

78Allah yolunda hakkıyla cihat edin. O, sizi seçti ve dinde size hiçbir güçlük yüklemedi; babanız İbrahim'in milleti (dini) gibi. Daha önce (inmiş kitaplarda) ve bunda (Kur'an'da) size 'Müslümanlar' adını veren O'dur. Tâ ki Peygamber size şahit olsun, siz de insanlara şahit olasınız. Öyleyse namazı kılın, zekâtı verin ve Allah'a sımsıkı sarılın. O sizin Mevlânızdır. Ne güzel bir Mevla ve ne güzel bir Yardımcıdır!

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱرۡكَعُواْ وَٱسۡجُدُواْۤ وَٱعۡبُدُواْ رَبَّكُمۡ وَٱفۡعَلُواْ ٱلۡخَيۡرَ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ77

وَجَٰهِدُواْ فِي ٱللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِۦۚ هُوَ ٱجۡتَبَىٰكُمۡ وَمَا جَعَلَ عَلَيۡكُمۡ فِي ٱلدِّينِ مِنۡ حَرَجٖۚ مِّلَّةَ أَبِيكُمۡ إِبۡرَٰهِيمَۚ هُوَ سَمَّىٰكُمُ ٱلۡمُسۡلِمِينَ مِن قَبۡلُ وَفِي هَٰذَا لِيَكُونَ ٱلرَّسُولُ شَهِيدًا عَلَيۡكُمۡ وَتَكُونُواْ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِۚ فَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱعۡتَصِمُواْ بِٱللَّهِ هُوَ مَوۡلَىٰكُمۡۖ فَنِعۡمَ ٱلۡمَوۡلَىٰ وَنِعۡمَ ٱلنَّصِيرُ78