This translation is done through Artificial Intelligence (AI) modern technology. Moreover, it is based on Dr. Mustafa Khattab's "The Clear Quran".
Al-Qalam (Sure 68)
القَلَم (Kalem)
Mekki Sure
Giriş
Bu Mekkî sûrede, Peygamber'in kalbi teselli edilir ve üstün ahlakı övülür. Ona (ﷺ) sebat etmesi, mesajını reddeden ve kendisine deli diyen müşriklere boyun eğmemesi öğütlenir. Müşrikler, bu dünyada ve ahirette feci bir akıbetle uyarılır. Müşrikleri caydırmak için, bir sonraki sûrede bazı önceki inkarcıların akıbeti zikredilir.
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
Al-Qalam - The Pen
Bu sayfada Arapça metni okuyun, Türkçe çeviriyi anlayın, tilaveti dinleyin ve ayet ayet çalışmaya düzenli şekilde devam edin. Nûn. Kaleme ve yazdıklarına andolsun! Sen, Rabbinin nimeti sayesinde mecnun değilsin. Şüphesiz senin için tükenmez bir ecir vardır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
In the Name of Allah—the Most Compassionate, Most Merciful.
Peygamber'in Fazileti
1. Nûn. Kaleme ve yazdıklarına andolsun!2. Sen, Rabbinin nimeti sayesinde mecnun değilsin.3. Şüphesiz senin için tükenmez bir ecir vardır.4. Şüphesiz sen, yüce bir ahlâk üzeresin.5. Yakında sen de göreceksin, müşrikler de görecekler,6. hanginizin deli olduğunu.7. Muhakkak ki Rabbin, yolundan sapanı da, hidayete ereni de en iyi bilendir.
8. O halde inkârcılara boyun eğme.9. Onlar isterler ki sen yumuşayasın da onlar da yumuşasınlar.10. Ve alçak, çok yemin edene itaat etme,11. iftiracı, koğucu,12. hayra engel olan, haddini aşan, çok günahkar,13. kaba, üstelik soysuz.14. Şimdi ki ona bol mal ve evlat verilmiş,15. ayetlerimiz ona okunduğu zaman, "Eskilerin masalları!" der.16. Yakında onun burnunu dağlayacağız.
17. Şüphesiz biz onları, bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Hani onlar, sabahleyin mutlaka onun meyvelerini devşireceklerine yemin etmişlerdi,18. Allah'ın dilemesini gözetmeksizin.19. Derken, onlar uyurlarken, Rabbinden bir azap onu yakaladı.20. Böylece kül gibi oldu.21. Derken, sabah olunca birbirlerine seslendiler.22. Eğer (bütün) meyveleri toplamak istiyorsanız, ekinlerinize sabah erkenden gidin.23. Böylece yola çıktılar, birbirlerine fısıldaşarak,24. "Bugün bahçenize hiçbir fakiri sokmayın."25. Ve erkenden yola çıktılar, niyetlerine kilitlenmiş olarak.26. Fakat onu (harap olmuş) gördüklerinde, "Biz kesinlikle yolumuzu kaybettik!" diye haykırdılar.27. Bilakis, biz (rızkımızdan) mahrum bırakıldık.28. Onların en insaflısı dedi ki: "Size 'İnşaallah' demenizi öğütlememiş miydim?"29. Dediler ki: "Rabbimiz münezzehtir! Muhakkak ki biz zalimlerden olduk."30. Bunun üzerine birbirlerine dönüp birbirlerini kınadılar.31. Dediler ki: "Vay halimize! Biz gerçekten zalimler idik."32. Umulur ki Rabbimiz bize bundan daha hayırlı bir bahçe verir; çünkü biz gerçekten Rabbimize umutla yönelenleriz.33. İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise elbette çok daha şiddetlidir, keşke bilselerdi.
34. Şüphesiz muttakiler için Rableri katında Naim Cennetleri vardır.35. O halde biz mi Müslümanları mücrimler gibi tutacağız?36. Size ne oluyor? Nasıl hükmediyorsunuz?37. Yoksa sizin okuduğunuz bir kitabınız mı var ki,38. onda dilediğiniz her şey sizin olacak?39. Yoksa sizin, Kıyamet Günü'ne kadar Bize karşı bağlayıcı yeminleriniz mi var ki, dilediğiniz her şey sizin olacak?40. Onlara sor: Tüm bunlara hangisi kefil olabilir?41. Yoksa onların ortakları mı var? Eğer doğru söylüyorlarsa, ortaklarını getirsinler.