An-Najm - The Stars
Bu sayfada Arapça metni okuyun, Türkçe çeviriyi anlayın, tilaveti dinleyin ve ayet ayet çalışmaya düzenli şekilde devam edin. Yıldızlara andolsun ki batarken! Sizin arkadaşınız ne saptı ne de azdı. Kendi hevasından konuşmaz.
Bu çeviri Yapay Zeka (AI) modern teknolojisi aracılığıyla yapılmıştır. Ayrıca, bu çeviri Dr. Mustafa Khattab'ın "The Clear Quran" eserine dayanmaktadır.

Bu sayfada Arapça metni okuyun, Türkçe çeviriyi anlayın, tilaveti dinleyin ve ayet ayet çalışmaya düzenli şekilde devam edin. Yıldızlara andolsun ki batarken! Sizin arkadaşınız ne saptı ne de azdı. Kendi hevasından konuşmaz.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
1. Yıldızlara andolsun ki batarken!
2. Sizin arkadaşınız ne saptı ne de azdı.
3. Kendi hevasından konuşmaz.
4. O, ancak vahyolunan bir vahiydir.
5. Ona, çetin kuvvetli (Cebrail) öğretti.
6. ve tam bir olgunluk sahibi iken, sonra doğruldu.
7. ufkun en yüksek noktasında iken,
8. Sonra yaklaştı ve yaklaştı,
9. iki yay kadar veya daha yakın.
10. Sonra Allah, kuluna vahyettiğini vahyetti.
11. Kalp, gördüğünü yalanlamadı.
12. Şimdi siz onun gördüğü şey hakkında kendisiyle tartışıyor musunuz?
13. Ve andolsun ki onu ikinci kez gördü.
14. Sidretü'l-Münteha'nın yanında
15. ki onun yanında Barınma Cenneti vardır.
16. Sidre'yi (ilahi) ihtişamlar bürümüştü!
17. Gözü ne kaydı ne de haddini aştı.
18. Andolsun ki Rabbinin en büyük ayetlerinden bazılarını gördü.
وَٱلنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ١
مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ٢
وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلْهَوَىٰٓ٣
إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌ يُوحَىٰ٤
عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلْقُوَىٰ٥
ذُو مِرَّةٍ فَٱسْتَوَىٰ٦
وَهُوَ بِٱلْأُفُقِ ٱلْأَعْلَىٰ٧
ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ٨
فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ٩
فَأَوْحَىٰٓ إِلَىٰ عَبْدِهِۦ مَآ أَوْحَىٰ١٠
مَا كَذَبَ ٱلْفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ١١
أَفَتُمَـٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ١٢
وَلَقَدْ رَءَاهُ نَزْلَةً أُخْرَىٰ١٣
عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ١٤
عِندَهَا جَنَّةُ ٱلْمَأْوَىٰٓ١٥
إِذْ يَغْشَى ٱلسِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ١٦
مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ١٧
لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَـٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ١٨
Sure 53 - النَّجْم (The Stars) - Ayetler 1-18
19. Şimdi, Lât ve Uzzâ'yı gördünüz mü?
20. Ve üçüncüleri olan Menât'ı da?
21. Size erkek, O'na kız mı?
22. O halde bu, gerçekten haksız bir taksimdir!
23. Bunlar, sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir.
Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir.
Onlar ancak zanna ve nefislerinin dilediklerine uyarlar.
Oysa Rablerinden kendilerine hidayet gelmiştir.
24. Yoksa her insanın dilediği her şey mi olur?
25. Gerçekten, bu dünya da ahiret de yalnızca Allah'ındır.
26. Göklerde nice melekler vardır ki, Allah dilediği ve razı olduğu kimseye izin vermedikçe, onların şefaati hiçbir fayda sağlamaz.
أَفَرَءَيْتُمُ ٱللَّـٰتَ وَٱلْعُزَّىٰ١٩
وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلْأُخْرَىٰٓ٢٠
أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلْأُنثَىٰ٢١
تِلْكَ إِذًا قِسْمَةٌ ضِيزَىٰٓ٢٢
إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَـٰنٍ ۚ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ ۖ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ٢٣
أَمْ لِلْإِنسَـٰنِ مَا تَمَنَّىٰ٢٤
فَلِلَّهِ ٱلْـَٔاخِرَةُ وَٱلْأُولَىٰ٢٥
۞ وَكَم مِّن مَّلَكٍ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ لَا تُغْنِى شَفَـٰعَتُهُمْ شَيْـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرْضَىٰٓ٢٦
Sure 53 - النَّجْم (The Stars) - Ayetler 19-26
27. Şüphesiz ki, ahirete inanmayanlar, meleklere dişi isimler takarlar.
28. Buna dair hiçbir bilgileri yoktur.
Onlar sadece zanna uyarlar.
Şüphesiz zan, hakikatin yerini asla tutmaz.
29. Öyleyse, zikrimizden yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenden yüz çevir.
30. Onların ilimden ulaştıkları son nokta budur.
Şüphesiz Rabbin, kimin yolundan saptığını ve kimin hidayete erdiğini en iyi bilendir.
إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ ٱلْأُنثَىٰ٢٧
وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنْ عِلْمٍ ۖ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ ۖ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغْنِى مِنَ ٱلْحَقِّ شَيْـًٔا٢٨
فَأَعْرِضْ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ إِلَّا ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا٢٩
ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ ۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ٣٠
Sure 53 - النَّجْم (The Stars) - Ayetler 27-30
31. Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır; kötülük edenleri yaptıklarıyla cezalandırması, iyilik edenleri de en güzel karşılıkla ödüllendirmesi için.
32. Küçük günahlar dışında büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar.
Şüphesiz Rabbinin bağışlaması pek geniştir.
Sizi topraktan yarattığında ve annelerinizin karınlarında birer cenin iken ne olacağınızı en iyi O biliyordu.
Öyleyse kendinizi temize çıkarmayın.
Kimin takva sahibi olduğunu en iyi O bilir.
وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَـٰٓـُٔوا بِمَا عَمِلُوا وَيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَحْسَنُوا بِٱلْحُسْنَى٣١
ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَـٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ ۚ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ ۚ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌ فِى بُطُونِ أُمَّهَـٰتِكُمْ ۖ فَلَا تُزَكُّوٓا أَنفُسَكُمْ ۖ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ٣٢
Sure 53 - النَّجْم (The Stars) - Ayetler 31-32