Zümreler
الزُّمَر
الزُّمَر
Surah Az-Zumar for kids content

LEARNING POINTS
- •
Tüm insanlar aynı baba ve anneden gelmiştir.
- •
Bazı insanlar Yaratıcılarına iman etmeyi ve şükretmeyi seçerken, diğerleri bunu seçmez.
- •
Adil bir hükümden sonra, müminler Cennet'e, kötüler ise Cehennem'e bölük bölük gideceklerdir.
- •
Allah, Peygamberine (ﷺ) sahip çıkmaya kâfidir.
- •
Günahlarımız asla Allah'ın rahmetinden daha büyük olamaz.
- •
Çok geç olmadan daima Allah'tan mağfiret dilemeliyiz.
Yalnızca Allah'a Kulluk Edin
1Bu Kitab'ın indirilmesi, Azîz ve Hakîm olan Allah'tandır.
2Şüphesiz Biz sana Kitab'ı hak ile indirdik. Öyleyse sen de dini yalnız Allah'a halis kılarak O'na kulluk et.
3İyi bilin ki, halis din yalnız Allah'ındır. O'ndan başka dostlar edinenler (şöyle derler): "Biz onlara sadece, bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz." Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez.
تَنزِيلُ ٱلۡكِتَٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَكِيمِ1
إِنَّآ أَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ فَٱعۡبُدِ ٱللَّهَ مُخۡلِصٗا لَّهُ ٱلدِّينَ2
أَلَا لِلَّهِ ٱلدِّينُ ٱلۡخَالِصُۚ وَٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ مِن دُونِهِۦٓ أَوۡلِيَآءَ مَا نَعۡبُدُهُمۡ إِلَّا لِيُقَرِّبُونَآ إِلَى ٱللَّهِ زُلۡفَىٰٓ إِنَّ ٱللَّهَ يَحۡكُمُ بَيۡنَهُمۡ فِي مَا هُمۡ فِيهِ يَخۡتَلِفُونَۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهۡدِي مَنۡ هُوَ كَٰذِبٞ كَفَّارٞ3

WORDS OF WISDOM
- •
Biri şöyle sorabilir: 'Dünyanın düz değil, yuvarlak olduğunu biliyoruz. Allah neden hep yeryüzünü 'yaydığını' söylüyor?' Cevap basittir. Allah, üzerinde yaşayabilmemiz için yeryüzünü 'düzlediğini' söyler, böylece her yer dağlık olmaz.
- •
Kuran'ın birçok yerinde Allah, dünyanın yuvarlak olduğunu açıkça belirtir. 5. ayette şöyle buyurur: 'Geceyi gündüzün üzerine sarar, gündüzü de gecenin üzerine sarar.' 'Sarmak' anlamına gelen `yukawwir` fiili, 'top' kelimesinden türemiştir.
Bu fiil, kelimenin tam anlamıyla yuvarlak olan bir başa sarık sarmak anlamına gelir.
- •
İslam tarihi boyunca Kuran'ın anlaşılmasına dayanarak, birçok Müslüman alim, dünyanın yuvarlak olduğuna inanmıştır; Avrupa'da yüzyıllarca yaygın olarak inanıldığı gibi düz olduğuna değil.

Allah'ın Yaratma Kudreti
4Eğer Allah çocuk edinmek isteseydi, yaratıklarından dilediğini seçebilirdi. O yücedir! O, Tek ve Üstün olan Allah'tır.
5Gökleri ve yeri bir amaç uğruna yarattı. Geceyi gündüzün üzerine sarar, gündüzü de gecenin üzerine sarar. Güneşi ve ayı da hizmetinize verdi; her biri belirlenmiş bir süreye kadar döner. O, mutlak güç sahibi, çok bağışlayandır.
6Sizi tek bir nefisten yarattı, sonra ondan eşini var etti. Sizin için dört çift hayvan yarattı. Sizi annelerinizin karınlarında, üç kat karanlık içinde, aşamadan aşamaya yaratır. İşte O, Rabbiniz Allah'tır! Bütün mülk O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur. Nasıl olur da (haktan) döndürülürsünüz?
لَّوۡ أَرَادَ ٱللَّهُ أَن يَتَّخِذَ وَلَدٗا لَّٱصۡطَفَىٰ مِمَّا يَخۡلُقُ مَا يَشَآءُۚ سُبۡحَٰنَهُۥۖ هُوَ ٱللَّهُ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّارُ4
خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّۖ يُكَوِّرُ ٱلَّيۡلَ عَلَى ٱلنَّهَارِ وَيُكَوِّرُ ٱلنَّهَارَ عَلَى ٱلَّيۡلِۖ وَسَخَّرَ ٱلشَّمۡسَ وَٱلۡقَمَرَۖ كُلّٞ يَجۡرِي لِأَجَلٖ مُّسَمًّىۗ أَلَا هُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡغَفَّٰرُ5
خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ ثُمَّ جَعَلَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا وَأَنزَلَ لَكُم مِّنَ ٱلۡأَنۡعَٰمِ ثَمَٰنِيَةَ أَزۡوَٰجٖۚ يَخۡلُقُكُمۡ فِي بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمۡ خَلۡقٗا مِّنۢ بَعۡدِ خَلۡقٖ فِي ظُلُمَٰتٖ ثَلَٰثٖۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡ لَهُ ٱلۡمُلۡكُۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۖ فَأَنَّىٰ تُصۡرَفُونَ6
İMAN VE KÜFÜR
7Eğer inkâr ederseniz, bilin ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur ve kulları için küfre razı olmaz. Ama şükrederseniz, O da bunu sizden beğenir. Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir ve O size yaptıklarınızı bildirecektir. Muhakkak ki O, göğüslerin özündekini en iyi bilendir.
إِن تَكۡفُرُواْ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِيٌّ عَنكُمۡۖ وَلَا يَرۡضَىٰ لِعِبَادِهِ ٱلۡكُفۡرَۖ وَإِن تَشۡكُرُواْ يَرۡضَهُ لَكُمۡۗ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٞ وِزۡرَ أُخۡرَىٰۚ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرۡجِعُكُمۡ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَۚ إِنَّهُۥ عَلِيمُۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ7

Nankör Kâfirler
8İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman Rabbine yalvarır, sadece O'na yönelerek. Sonra O, kendi katından ona bir nimet lütfettiği zaman, daha önce O'na yalvardığını tamamen unutur ve (insanları) O'nun yolundan saptırmak için başkalarını Allah'a eş koşar. De ki (Ey Muhammed): "Küfrünle biraz keyif sür! Şüphesiz sen ateş ehliyle berabersin."
9Yoksa o mu hayırlıdır, gecenin saatlerinde secde ederek ve kıyamda durarak Rabbine ibadet eden, ahiretten korkan ve Rabbinin rahmetini uman? De ki (Ey Muhammed): "Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak akıl sahipleri öğüt alır.
وَإِذَا مَسَّ ٱلۡإِنسَٰنَ ضُرّٞ دَعَا رَبَّهُۥ مُنِيبًا إِلَيۡهِ ثُمَّ إِذَا خَوَّلَهُۥ نِعۡمَةٗ مِّنۡهُ نَسِيَ مَا كَانَ يَدۡعُوٓاْ إِلَيۡهِ مِن قَبۡلُ وَجَعَلَ لِلَّهِ أَندَادٗا لِّيُضِلَّ عَن سَبِيلِهِۦۚ قُلۡ تَمَتَّعۡ بِكُفۡرِكَ قَلِيلًا إِنَّكَ مِنۡ أَصۡحَٰبِ ٱلنَّارِ8
أَمَّنۡ هُوَ قَٰنِتٌ ءَانَآءَ ٱلَّيۡلِ سَاجِدٗا وَقَآئِمٗا يَحۡذَرُ ٱلۡأٓخِرَةَ وَيَرۡجُواْ رَحۡمَةَ رَبِّهِۦۗ قُلۡ هَلۡ يَسۡتَوِي ٱلَّذِينَ يَعۡلَمُونَ وَٱلَّذِينَ لَا يَعۡلَمُونَۗ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ9
Peygamberimize Emirler
10De ki ey Peygamber, Allah buyuruyor ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinizden sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için güzel bir karşılık vardır. Allah'ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere ecirleri hesapsız verilecektir."
11De ki: "Bana, dini O'na halis kılarak Allah'a ibadet etmem emredildi."
12Ve bana, O'na teslim olanların ilki olmam emredildi.
13De ki: "Eğer Rabbime isyan edersem, gerçekten büyük bir Günün azabından korkarım."
14De ki: "Ben ancak, dini O'na halis kılarak Allah'a ibadet ederim."
15O'ndan başka dilediğiniz sahte ilahlara tapın." De ki: "Gerçek kaybedenler, Kıyamet Günü kendilerini ve ailelerini kaybedecek olanlardır. İşte bu, en büyük kayıptır."
16Onlar için üstlerinden ve altlarından ateşten tabakalar vardır. İşte Allah, kullarını bununla uyarır. Öyleyse Benden sakının, ey kullarım!
قُلۡ يَٰعِبَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّقُواْ رَبَّكُمۡۚ لِلَّذِينَ أَحۡسَنُواْ فِي هَٰذِهِ ٱلدُّنۡيَا حَسَنَةٞۗ وَأَرۡضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةٌۗ إِنَّمَا يُوَفَّى ٱلصَّٰبِرُونَ أَجۡرَهُم بِغَيۡرِ حِسَابٖ10
قُلۡ إِنِّيٓ أُمِرۡتُ أَنۡ أَعۡبُدَ ٱللَّهَ مُخۡلِصٗا لَّهُ ٱلدِّينَ11
وَأُمِرۡتُ لِأَنۡ أَكُونَ أَوَّلَ ٱلۡمُسۡلِمِينَ12
قُلۡ إِنِّيٓ أَخَافُ إِنۡ عَصَيۡتُ رَبِّي عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٖ13
قُلِ ٱللَّهَ أَعۡبُدُ مُخۡلِصٗا لَّهُۥ دِينِي14
فَٱعۡبُدُواْ مَا شِئۡتُم مِّن دُونِهِۦۗ قُلۡ إِنَّ ٱلۡخَٰسِرِينَ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ وَأَهۡلِيهِمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ أَلَا ذَٰلِكَ هُوَ ٱلۡخُسۡرَانُ ٱلۡمُبِينُ15
لَهُم مِّن فَوۡقِهِمۡ ظُلَلٞ مِّنَ ٱلنَّارِ وَمِن تَحۡتِهِمۡ ظُلَلٞۚ ذَٰلِكَ يُخَوِّفُ ٱللَّهُ بِهِۦ عِبَادَهُۥۚ يَٰعِبَادِ فَٱتَّقُونِ16
İnananlar ve İnanmayanlar
17Tağutlara kulluk etmekten kaçınıp Allah'a yönelenlere gelince, onlar için müjde vardır. Öyleyse kullarımı müjdele.
18Sözü dinleyip de en güzeline uyanlar; işte onlar Allah'ın hidayetine erdirdiği kimselerdir ve işte onlar akıl sahipleridir.
19Azap sözü kendilerine hak olmuş kimselere gelince, ateşte olanları sen mi kurtaracaksın?
20Fakat Rablerinden korkanlara gelince, onlar için üst üste bina edilmiş, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Bu, Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden dönmez.
وَٱلَّذِينَ ٱجۡتَنَبُواْ ٱلطَّٰغُوتَ أَن يَعۡبُدُوهَا وَأَنَابُوٓاْ إِلَى ٱللَّهِ لَهُمُ ٱلۡبُشۡرَىٰۚ فَبَشِّرۡ عِبَادِ17
ٱلَّذِينَ يَسۡتَمِعُونَ ٱلۡقَوۡلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحۡسَنَهُۥٓۚ أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَىٰهُمُ ٱللَّهُۖ وَأُوْلَٰٓئِكَ هُمۡ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ18
أَفَمَنۡ حَقَّ عَلَيۡهِ كَلِمَةُ ٱلۡعَذَابِ أَفَأَنتَ تُنقِذُ مَن فِي ٱلنَّارِ19
لَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاْ رَبَّهُمۡ لَهُمۡ غُرَفٞ مِّن فَوۡقِهَا غُرَفٞ مَّبۡنِيَّةٞ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۖ وَعۡدَ ٱللَّهِ لَا يُخۡلِفُ ٱللَّهُ ٱلۡمِيعَادَ20
Ömür kısadır.
21Görmez misin ki Allah gökten su indirir, onu yerin içinde kaynaklar halinde akıtır, sonra onunla çeşitli renklerde ekinler çıkarır, ki sonra kurur ve sen onların sarardığını görürsün, sonra da onları ufalar? Şüphesiz bunda, akıl sahipleri için bir ibret vardır.
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَسَلَكَهُۥ يَنَٰبِيعَ فِي ٱلۡأَرۡضِ ثُمَّ يُخۡرِجُ بِهِۦ زَرۡعٗا مُّخۡتَلِفًا أَلۡوَٰنُهُۥ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرَىٰهُ مُصۡفَرّٗا ثُمَّ يَجۡعَلُهُۥ حُطَٰمًاۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَذِكۡرَىٰ لِأُوْلِي ٱلۡأَلۡبَٰبِ21
Müminler ve Kafirler
22Kötüler, Allah'ın göğsünü İslam'a açtığı, böylece Rablerinin nuruyla hidayet bulan kimseler gibi olabilir mi? Allah'ı anmaya karşı kalpleri katılaşmış olanların vay haline! İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.
أَفَمَن شَرَحَ ٱللَّهُ صَدۡرَهُۥ لِلۡإِسۡلَٰمِ فَهُوَ عَلَىٰ نُورٖ مِّن رَّبِّهِۦۚ فَوَيۡلٞ لِّلۡقَٰسِيَةِ قُلُوبُهُم مِّن ذِكۡرِ ٱللَّهِۚ أُوْلَٰٓئِكَ فِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٍ22

Kur'an'ın Fazileti
23Allah, sözün en güzelini indirdi; bir Kitap ki, ayetleri birbirine benzer (müteşabih) ve tekrarlanan (mesani) dersler içerir. O (Kitap), Rablerinden korkanların derilerini ürpertir, sonra derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine yumuşar. İşte bu Allah'ın hidayetidir; onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah kimi saptırırsa, artık onun için bir yol gösterici yoktur.
24Kıyamet Günü'nde azabın şiddetinden ancak yüzleriyle korunabilecek olanlar mı daha iyidir? Sonra zulmedenlere denilir ki: "Kazandığınızı tadın!"
ٱللَّهُ نَزَّلَ أَحۡسَنَ ٱلۡحَدِيثِ كِتَٰبٗا مُّتَشَٰبِهٗا مَّثَانِيَ تَقۡشَعِرُّ مِنۡهُ جُلُودُ ٱلَّذِينَ يَخۡشَوۡنَ رَبَّهُمۡ ثُمَّ تَلِينُ جُلُودُهُمۡ وَقُلُوبُهُمۡ إِلَىٰ ذِكۡرِ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهۡدِي بِهِۦ مَن يَشَآءُۚ وَمَن يُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنۡ هَادٍ23
أَفَمَن يَتَّقِي بِوَجۡهِهِۦ سُوٓءَ ٱلۡعَذَابِ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۚ وَقِيلَ لِلظَّٰلِمِينَ ذُوقُواْ مَا كُنتُمۡ تَكۡسِبُونَ24
Reddetme Cezaya Yol Açar
25Onlardan öncekiler de yalanladı, sonra onlara ummadıkları yerden azap geldi.
26Böylece Allah onlara dünya hayatında zilleti tattırdı. Ama ahiret azabı elbette daha büyüktür, keşke bilselerdi.
كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ فَأَتَىٰهُمُ ٱلۡعَذَابُ مِنۡ حَيۡثُ لَا يَشۡعُرُونَ25
فَأَذَاقَهُمُ ٱللَّهُ ٱلۡخِزۡيَ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۖ وَلَعَذَابُ ٱلۡأٓخِرَةِ أَكۡبَرُۚ لَوۡ كَانُواْ يَعۡلَمُونَ26
Kur'an'ın Mükemmelliği
27Andolsun ki Biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü örneği verdik ki, belki ibret alırlar.
28O, Arapça bir Kur'an'dır, eğriliği yoktur ki, umulur ki Allah'tan sakınırlar.
وَلَقَدۡ ضَرَبۡنَا لِلنَّاسِ فِي هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٖ لَّعَلَّهُمۡ يَتَذَكَّرُونَ27
قُرۡءَانًا عَرَبِيًّا غَيۡرَ ذِي عِوَجٖ لَّعَلَّهُمۡ يَتَّقُونَ28
Tek Allah'a İman'a Karşı Çok Tanrılılık
29Allah, birbiriyle çekişen birçok efendinin sahip olduğu bir köle ile sadece bir efendinin sahip olduğu bir köleyi örnek verir. Bu ikisi durum bakımından eşit midir?
ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلٗا رَّجُلٗا فِيهِ شُرَكَآءُ مُتَشَٰكِسُونَ وَرَجُلٗا سَلَمٗا لِّرَجُلٍ هَلۡ يَسۡتَوِيَانِ مَثَلًاۚ ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِۚ بَلۡ أَكۡثَرُهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ29
Her nefis ölümü tadacaktır.
30Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler.
31Sonra Kıyamet Gününde hepiniz Rabbinizin huzurunda ihtilafınızı çözeceksiniz.
إِنَّكَ مَيِّتٞ وَإِنَّهُم مَّيِّتُونَ30
ثُمَّ إِنَّكُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ عِندَ رَبِّكُمۡ تَخۡتَصِمُونَ31

WORDS OF WISDOM
- •
Sahabe (ashab), İslam'ı hakikat, Allah'ı Rableri, Kur'an'ı O'nun vahyi ve Muhammed'i (ﷺ) O'nun peygamberi olarak farklı nedenlerle kabul ettiler.
Ebu Bekir, Hatice ve Ali (R.A.) gibi bazı kişiler delile ihtiyaç duymadılar; zira Peygamber'in (ﷺ) hayatı, onun doğru söylediğinin en iyi kanıtıydı. Onlara Allah tarafından gönderildiğini söyler söylemez, ona hemen iman ettiler.
- •
Bazıları, At-Tufeyl ibn Amr (R.A.) gibi, Kur'an'ı işittiklerinde İslam'ı kabul ettiler. Mekkeli putperestler onu Peygamber'i (ﷺ) dinlememesi konusunda o kadar çok uyarmışlardı ki, Kur'an'ı duyamasın diye kulaklarını pamukla tıkamıştı.
Ancak sonunda onu duydu ve İslam'ı kabul etti.
- •
Bazı insanlar (özellikle fakirler ve zulüm görenler), İslam'ı, kendilerine umut, özgürlük ve destek verdiği için kabul ettiler; tıpkı İslam'dan önce köle olan Bilal ve Sümeyye (R.A.) gibi.
- •
Diğerleri ise, Amr ibn el-Cemuh (R.A.) gibi, İslam'ı onun sağduyusu, açıklığı ve adaleti nedeniyle kabul ettiler.
- •
Bazıları Peygamber'in (ﷺ) yüzünü gördüklerinde Müslüman oldular. Abdullah ibn Selam (R.A.) rivayet ettiğine göre, Peygamber'i (ﷺ) Medine'de ilk gördüğünde şöyle demiştir: "Allah'a yemin ederim ki! Bu bir yalancının yüzü değildir."
- •
Diğerleri, Ebu Cehil'in oğlu İkrime (R.A.) gibi, Peygamber'in (ﷺ) merhameti ve affediciliği sayesinde Müslüman oldular.
- •
Bazıları bir mucize gördükleri için İslam'ı kabul etti. Onlardan biri Umeyr bin Vehb (R.A.)'dir.
Bedir Savaşı'ndan bir gün sonra, Umeyr (R.A.), İslam düşmanlarından Safvan'a, çocukları ve borçları konusunda endişelenmek zorunda kalmasaydı Medine'ye gidip Peygamber'i (ﷺ) öldüreceğini söyledi.
Safvan onun öfkesinden faydalanarak şöyle dedi: 'Git onu öldür, çocuklarına ve borçlarına ben bakarım.' Böylece Umeyr (R.A.) zehirli bir kılıçla Medine'ye gitti. Mescide geldiğinde, Peygamber (ﷺ) ona sordu: 'Ey Umeyr!
Sen buraya niçin geldin?' Peygamber (ﷺ) daha sonra ona Mekke'de Safvan ile yaptığı konuşmanın aynısını açıkladı. Umeyr şok oldu ve şöyle dedi: 'Allah'a yemin ederim ki! Mekke'de olan Safvan'dan başka kimse bunu bilmiyordu. Eminim ki Allah'tan başka kimse sana bunu söylemedi.
Şimdi, ben senin O'nun elçisi olduğuna inanıyorum.' Böylece hemen orada İslam'ı kabul etti. Peygamber (ﷺ) onun için çok sevindi ve sahabeye şöyle dedi: 'Kardeşinize İslam'ı ve Kur'an'ı öğretin ve oğlunu serbest bırakın.'
- •
Bazı insanlar Peygamber'in (ﷺ) kendilerine karşı çok cömert davranması nedeniyle İslam'ı kabul etti; yukarıdaki hikayede Umeyr'i Peygamber'i (ﷺ) öldürmeye teşvik etmeye çalışan Safvan (R.A.) gibi.
Peygamber (ﷺ) ona o kadar cömert davrandı ki, Safvan şöyle dedi: 'Bugün Muhammed'in yanına geldiğimde, ondan daha fazla nefret ettiğim kimse yoktu, ama o bana vermeye devam etti ve sonunda onu herkesten daha çok sevdim!'

Müminlerin ve Kafirlerin Mükafatı
32Allah'a iftira eden ve kendilerine hakikat geldikten sonra onu inkar edenlerden daha zalim kim olabilir? Cehennem, kafirler için bir mesken değil midir?
33Hakikati getiren ve onu tasdik edenlere gelince, işte onlar müminlerdir.
34Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu, muhsinlerin mükafatıdır.
35Böylece Allah, onların yaptıklarının en kötüsünü bile örtecek ve onları amellerinin en güzeliyle mükafatlandıracaktır.
فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّن كَذَبَ عَلَى ٱللَّهِ وَكَذَّبَ بِٱلصِّدۡقِ إِذۡ جَآءَهُۥٓۚ أَلَيۡسَ فِي جَهَنَّمَ مَثۡوٗى لِّلۡكَٰفِرِينَ32
وَٱلَّذِي جَآءَ بِٱلصِّدۡقِ وَصَدَّقَ بِهِۦٓ أُوْلَٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُتَّقُونَ33
لَهُم مَّا يَشَآءُونَ عِندَ رَبِّهِمۡۚ ذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلۡمُحۡسِنِينَ34
لِيُكَفِّرَ ٱللَّهُ عَنۡهُمۡ أَسۡوَأَ ٱلَّذِي عَمِلُواْ وَيَجۡزِيَهُمۡ أَجۡرَهُم بِأَحۡسَنِ ٱلَّذِي كَانُواْ يَعۡمَلُونَ35
Allah Elçisini Korur
36Allah kuluna kâfi değil mi? Seni O'ndan başka ilahlarla korkutuyorlar! Allah kimi saptırırsa, artık ona yol gösteren olmaz.
37Allah kimi hidayete erdirirse, onu kimse saptıramaz. Allah mutlak güç sahibi (Aziz) ve intikam almaya kadir değil mi?
أَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِكَافٍ عَبۡدَهُۥۖ وَيُخَوِّفُونَكَ بِٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦۚ وَمَن يُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنۡ هَادٖ36
وَمَن يَهۡدِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّضِلٍّۗ أَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِعَزِيزٖ ذِي ٱنتِقَامٖ37

Kudretli Allah mı Yoksa Güçsüz İlahlar mı?
38Onlara gökleri ve yeri kim yarattı diye sorsan, kesinlikle "Allah!" derler. Onlara sor: "Allah'tan başka yalvardığınız o 'putları' düşünün: Eğer Allah bana bir zarar vermek istese, onlar o zararı giderebilirler mi? Yahut bana bir rahmet dilese, onlar O'nun rahmetini engelleyebilirler mi?" De ki: "Allah bana yeter. Ve müminler ancak O'na tevekkül ederler."
39De ki: "Ey kavmim! Yapmakta olduğunuzu yapmaya devam edin; ben de yapacağım. Yakında göreceksiniz
40kimin bu dünyada alçaltıcı bir azap göreceğini ve ahirette kesintisiz bir azapla kuşatılacağını."
وَلَئِن سَأَلۡتَهُم مَّنۡ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُۚ قُلۡ أَفَرَءَيۡتُم مَّا تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ إِنۡ أَرَادَنِيَ ٱللَّهُ بِضُرٍّ هَلۡ هُنَّ كَٰشِفَٰتُ ضُرِّهِۦٓ أَوۡ أَرَادَنِي بِرَحۡمَةٍ هَلۡ هُنَّ مُمۡسِكَٰتُ رَحۡمَتِهِۦۚ قُلۡ حَسۡبِيَ ٱللَّهُۖ عَلَيۡهِ يَتَوَكَّلُ ٱلۡمُتَوَكِّلُونَ38
قُلۡ يَٰقَوۡمِ ٱعۡمَلُواْ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمۡ إِنِّي عَٰمِلٞۖ فَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَ39
مَن يَأۡتِيهِ عَذَابٞ يُخۡزِيهِ وَيَحِلُّ عَلَيۡهِ عَذَابٞ مُّقِيمٌ40
Özgür Seçim
41Ey Peygamber! Şüphesiz biz sana Kitab'ı insanlar için hak ile indirdik. Artık kim hidayete ererse kendi lehinedir. Kim de saparsa kendi aleyhinedir. Sen onların üzerinde bir vekil değilsin.
إِنَّآ أَنزَلۡنَا عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ لِلنَّاسِ بِٱلۡحَقِّۖ فَمَنِ ٱهۡتَدَىٰ فَلِنَفۡسِهِۦۖ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيۡهَاۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيۡهِم بِوَكِيلٍ41

WORDS OF WISDOM
- •
Uyku ve ölüm ikiz gibidir. Uyku küçük ölüm olarak adlandırılır, ölüm de büyük uyku olarak adlandırılır.
- •
42. ayette Allah, insanların uyuduklarında ruhlarını tuttuğunu, sonra uyandıklarında ruhlarını onlara geri verdiğini söyler.
- •
Eğer bunu her gün uyuduklarında yapabiliyorsa, öldüklerinde kesinlikle yapabilir. Sonunda, mezardaki uzun uykularından sonra ruhlarını onlara geri verecek ve böylece yargılanmak üzere hayata dönecekler.
