İnek
البَقَرَة
البقرہ
Surah Al-Baqarah for kids content


WORDS OF WISDOM
- •
Ramazan ayından çıkarabileceğimiz önemli derslerden bazıları şunlardır:
- •
İslam, insanları bir araya getirme dinidir.
Cemaatle namaz kıldığınızda, tek başınıza kıldığınızdan daha fazla sevap kazanırsınız.
Hacca istediğiniz zaman gidemezsiniz.
Herkes belirli bir zamanda gitmek zorundadır.
Ramazan'ı başka bir aya kaydıramazsınız.
Herkes aynı ayda birlikte oruç tutmak zorundadır.
- •
Müslümanlar arasında barışı ve birliği korumak bir zorunluluktur.
Teravih namazı kılmak harika bir şeydir, ancak 5 vakit namazın aksine farz değildir.
Eğer 8 rekât kılarsanız, elhamdülillah.
Eğer 20 rekât kılarsanız, elhamdülillah.
Peygamber Efendimiz (s.
a.
v.
) şöyle buyurmuştur: İmam bitirene kadar (kaç rekât kıldığına bakılmaksızın) onunla birlikte namaz kılarsanız, bütün geceyi namazla geçirmiş gibi sevap alırsınız.
{İmam Tirmizî}
- •
Ramazan bize disiplini öğretir.
Oruca Fecir'de başlar ve Akşam'da bitiririz.
5 vakit namazın her birinin belirli bir vakti vardır.
Fıtır sadakasının vakti Bayram'dan öncedir ve kurban kesme vakti Kurban Bayramı'ndan sonradır.
Bu disipline yıl boyunca bağlı kalmalıyız.
- •
Ramazan günlerinde helal olan şeyleri (yemek ve içmek gibi) yapmaktan kendimizi alıkoyabiliyorsak, Ramazan dışında da haram olan şeyleri (hile yapmak ve yalan söylemek gibi)
yapmaktan kaçınmaya çalışabiliriz.
- •
Hangi iyi amelin seni Cennet'e götüreceğini bilemezsin.
Belki duan, orucun, namazın, sadakan, Kur'an okuman veya birinin yüzünü güldürmen olabilir.
Bu yüzden, çeşitli hayırlar işlemeye gayret et.
Peygamber Efendimiz (s.
a.
v.
) şöyle buyurmuştur: Eğer en hayırlı amelin namaz ise, Cennet'e namaz kapısından çağrılacaksın.
Eğer en hayırlı amelin oruç ise, Reyyan kapısından çağrılacaksın.
Sadaka ve diğer ameller için de durum böyledir.
{İmam Buhari & İmam Müslim}
- •
Allah ile olan ilişkin Ramazan'ın bitmesiyle sona ermez.
Diğer aylarda da küçük iyilikler yapmaya çalışmalısın.
Peygamber Efendimiz (s.
a.
v.
) şöyle buyurmuştur: "Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır.
" {İmam Buhari & İmam Müslim}

WORDS OF WISDOM
- •
Aşağıdaki, yıllar önce Dr.
Anied Khaled Tawfik (ünlü Mısırlı yazar, 1962-2018) tarafından Arapça olarak söylenmiş harika bir sözün çevirisidir:
- •
Ramazan geldiğinde fark ediyorum ki:
- •
* Yıl boyunca Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutabilirdim.
- •
* Oruç, düşündüğüm kadar zor değilmiş.
- •
* Sigarayı temelli bırakabilirdim ama denemedim bile.
- •
Bir ayda Kur'an'ı hatmetmek, Şeytan'ın bana düşündürdüğü gibi imkansız değilmiş.
- •
Ramazan'da sahur için Fecr'den önce uyanabiliyor olmam, ama Ramazan dışında Fecr namazı için uyanamamam şaşırtıcı.
- •
Fakirler tüm yıl boyunca mevcutken, ben onları sadece Ramazan'da görebiliyorum.
- •
Vallahi, Ramazan bize 'evet yapabiliriz' gibi büyük bir ders öğreten önemli bir eğitim kursudur.

WORDS OF WISDOM
- •
185.
ayette (ve Kuran'daki diğer bazı ayetlerde de) Allah, işleri bizim için kolaylaştırmak istediğini, zorlaştırmak istemediğini açıkça belirtir.
Bize sadece yapabileceğimiz şeyleri yükler.
Ya Allah bize şunları emretseydi:
- •
Sadece Ramazan'da değil, yılın 10 ayında oruç tutmak.
- •
5 vakit namaz yerine günde 40-50 kez namaz kılmak.
- •
Birikimlerimizin %70'ini zekat olarak ödemek, sadece %2,5 değil.
- •
Ömürde bir kez değil, her yıl hacca gitmek.
Ramazan Orucu
183Ey iman edenler!
Oruç size farz kılındı, sizden öncekilere farz kılındığı gibi.
Umulur ki sakınırsınız.
184Sayılı günler.
Sizden kim hasta olur veya yolculukta bulunursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun.
Oruca güç yetiremeyenlere ise tutamadığı her gün için bir yoksulu doyuracak fidye gerekir.
Kim gönüllü olarak daha fazla iyilik yaparsa, bu kendisi için daha hayırlıdır.
Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
185Ramazan ayı, Kur'an'ın insanlara hidayet rehberi olarak, doğruyu yanlıştan ayıran apaçık delillerle (69) indirildiği aydır.
Öyleyse sizden kim bu aya yetişirse, oruç tutsun.
Kim de hasta veya yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun.
Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez.
Sayıyı tamamlamanız, size hidayet etmesinden dolayı Allah'ı yüceltmeniz ve umulur ki şükretmeniz içindir.
186Kullarım sana Beni sorduklarında, muhakkak ki Ben çok yakınım.
Bana dua edenin duasına icabet ederim.
Öyleyse onlar da Benim çağrıma uysunlar ve Bana iman etsinler.
Umulur ki doğru yola ulaşırlar.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ كُتِبَ عَلَيۡكُمُ ٱلصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَتَّقُونَ183
أَيَّامٗا مَّعۡدُودَٰتٖۚ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٖ فَعِدَّةٞ مِّنۡ أَيَّامٍ أُخَرَۚ وَعَلَى ٱلَّذِينَ يُطِيقُونَهُۥ فِدۡيَةٞ طَعَامُ مِسۡكِينٖۖ فَمَن تَطَوَّعَ خَيۡرٗا فَهُوَ خَيۡرٞ لَّهُۥۚ وَأَن تَصُومُواْ خَيۡرٞ لَّكُمۡ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ184
شَهۡرُ رَمَضَانَ ٱلَّذِيٓ أُنزِلَ فِيهِ ٱلۡقُرۡءَانُ هُدٗى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَٰتٖ مِّنَ ٱلۡهُدَىٰ وَٱلۡفُرۡقَانِۚ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ ٱلشَّهۡرَ فَلۡيَصُمۡهُۖ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٖ فَعِدَّةٞ مِّنۡ أَيَّامٍ أُخَرَۗ يُرِيدُ ٱللَّهُ بِكُمُ ٱلۡيُسۡرَ وَلَا يُرِيدُ بِكُمُ ٱلۡعُسۡرَ وَلِتُكۡمِلُواْ ٱلۡعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمۡ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ185
وَإِذَا سَأَلَكَ عِبَادِي عَنِّي فَإِنِّي قَرِيبٌۖ أُجِيبُ دَعۡوَةَ ٱلدَّاعِ إِذَا دَعَانِۖ فَلۡيَسۡتَجِيبُواْ لِي وَلۡيُؤۡمِنُواْ بِي لَعَلَّهُمۡ يَرۡشُدُونَ186

BACKGROUND STORY
- •
Müslümanlar Medine'de oruç tutmaya başladıklarında, işler onlar için oldukça zordu.
Akşam namazından sonra erken uyuyan biri, gün batımında orucunu açmamış olsa bile, gece uyandığında yemek yiyemezdi.
Aynı durum eşler arası mahrem ilişkiler için de geçerliydi.
Bazıları Yatsı namazından sonra eşleriyle ilişkiye girdi.
Yaptıklarını Peygamber'e anlattıklarında, işleri onlar için kolaylaştıran şu ayet indirildi.
(İmam Buhari ve İmam İbn Kesir)
Ramazan'da Eşler Arası İlişkiler
187Oruç gecelerinde kadınlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı.
Onlar sizin için bir elbise gibidirler (69), siz de onlar için bir elbise gibisiniz.
Allah, kendinize karşı ne yaptığınızı biliyordu.
Bu yüzden size tevbe nasip etti ve sizi bağışladı.
Şimdi onlarla birleşin ve Allah'ın sizin için takdir ettiğini (70) isteyin.
Fecrin beyaz ipliği, gecenin siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yiyin, için.
Sonra orucu geceye (akşama) kadar tamamlayın.
Ancak mescitlerde itikafta bulunduğunuz zamanlarda onlara yaklaşmayın.
Bunlar Allah'ın sınırlarıdır, sakın onlara yaklaşmayın.
Allah, insanlara ayetlerini böylece açıklar ki, sakınsınlar (Allah'tan korkup çekinsinler).
أُحِلَّ لَكُمۡ لَيۡلَةَ ٱلصِّيَامِ ٱلرَّفَثُ إِلَىٰ نِسَآئِكُمۡۚ هُنَّ لِبَاسٞ لَّكُمۡ وَأَنتُمۡ لِبَاسٞ لَّهُنَّۗ عَلِمَ ٱللَّهُ أَنَّكُمۡ كُنتُمۡ تَخۡتَانُونَ أَنفُسَكُمۡ فَتَابَ عَلَيۡكُمۡ وَعَفَا عَنكُمۡۖ فَٱلۡـَٰٔنَ بَٰشِرُوهُنَّ وَٱبۡتَغُواْ مَا كَتَبَ ٱللَّهُ لَكُمۡۚ وَكُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَكُمُ ٱلۡخَيۡطُ ٱلۡأَبۡيَضُ مِنَ ٱلۡخَيۡطِ ٱلۡأَسۡوَدِ مِنَ ٱلۡفَجۡرِۖ ثُمَّ أَتِمُّواْ ٱلصِّيَامَ إِلَى ٱلَّيۡلِۚ وَلَا تُبَٰشِرُوهُنَّ وَأَنتُمۡ عَٰكِفُونَ فِي ٱلۡمَسَٰجِدِۗ تِلۡكَ حُدُودُ ٱللَّهِ فَلَا تَقۡرَبُوهَاۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ ءَايَٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَتَّقُونَ187
Zulme Karşı Uyarı
188Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin.
Başkalarının mallarından bir kısmını bile bile günah olduğunu bildiğiniz halde yemek için hakimlere rüşvet vermeyin.
وَلَا تَأۡكُلُوٓاْ أَمۡوَٰلَكُم بَيۡنَكُم بِٱلۡبَٰطِلِ وَتُدۡلُواْ بِهَآ إِلَى ٱلۡحُكَّامِ لِتَأۡكُلُواْ فَرِيقٗا مِّنۡ أَمۡوَٰلِ ٱلنَّاسِ بِٱلۡإِثۡمِ وَأَنتُمۡ تَعۡلَمُونَ188

BACKGROUND STORY
- •
İslam'dan önce, insanlar hacdan döndüklerinde evlerine arka kapılardan girerlerdi.
189.
ayet, herkese Allah'a karşı samimi olmanın, o gelişigüzel eski uygulamaları körü körüne takip etmekten daha önemli olduğunu öğretmek için nazil olmuştur.
(İmam İbn Kesir)
Allah'a Sadık Olmak
189Sana hilâllerden soruyorlar.
De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir.
" Evlere arkalarından girmeniz iyilik değildir.
Asıl iyilik, takva sahibi olmaktır.
Evlere kapılarından girin ve Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.
يَسَۡٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡأَهِلَّةِۖ قُلۡ هِيَ مَوَٰقِيتُ لِلنَّاسِ وَٱلۡحَجِّۗ وَلَيۡسَ ٱلۡبِرُّ بِأَن تَأۡتُواْ ٱلۡبُيُوتَ مِن ظُهُورِهَا وَلَٰكِنَّ ٱلۡبِرَّ مَنِ ٱتَّقَىٰۗ وَأۡتُواْ ٱلۡبُيُوتَ مِنۡ أَبۡوَٰبِهَاۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ189

WORDS OF WISDOM
- •
Mekke'de uzun yıllar süren zulmün ardından, Peygamber (s.
a.
v.
) ve ashabı Medine'ye (Mekke'den 400 km'den fazla uzakta) hicret ettiler.
Ancak, Medine'deki küçük Müslüman topluluğu hala güvende değildi.
Bu yüzden, Allah onlara saldırıya uğradıklarında nefsi müdafaa için savaşma izni verdi.
- •
Müslüman ordusuna savaş için açık talimatlar verildi:
- •
1.
Düşmanınızla savaşta karşılaşmayı dilemeyin.
- •
2.
Eğer savaşmak kaçınılmaz olursa, yerinizde sağlam durun.
- •
3.
Allah'ı aklınızda tutun.
- •
Sadece size saldıranlarla savaşın.
- •
İhanet etmeyin.
- •
Kadınları, çocukları veya yaşlıları öldürmeyin.
- •
İnsanları ibadethanelerinde öldürmeyin.
- •
Hayvanlarını öldürmeyin.
- •
9.
Ağaçlarını kesmeyin.
- •
10.
Savaş esirlerine veya cesetlere kötü muamele etmeyin.
- •
{İmam Al-Buhari, İmam At-Taberani ve İmam Al-Beyhaki}
- •
Takip eden 10 yıl içinde, Müslümanlar ile putperestler arasında çeşitli savaşlar yaşandı.
İlginçtir ki, Dr.
Muhammed Hamidullah'ın *Battlefields of the Prophet* (1992) adlı kitabındaki detaylı bir çalışmaya göre, bu 10 yıllık savaş boyunca sadece 463 kişi öldü (200 Müslüman ve 263
putperest).
- •
Bazen hiç kimse ölmez ve Müslümanlar, sadece düşmanları kaçtığı için kazanırdı!
Masum insanlarla savaşılmazdı; sadece Müslümanları hedef alan askerlerle.
İnsanlar birebir savaşırdı, böylece gerçekten birbirlerini görürlerdi.
- •
Bunu, sadece İkinci Dünya Savaşı'nda öldürülen 75.
000.
000 kişiyle kıyaslayın; bu sayıya 40 milyon sivil (kadınlar, çocuklar vb.
) de dahildi.
Bugün, düşmanlar genellikle birbirlerini görmezler.
Sadece öldürebildikleri kadar çok kişiyi öldürmek için bomba atarlar.

Mekkeli Müşriklerle Savaşmak
190Allah yolunda ancak size saldıranlarla savaşın, ama haddi aşmayın.
Şüphesiz Allah haddi aşanları sevmez.
191Onları nerede bulursanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın.
Fitne, öldürmekten daha şiddetlidir.
Onlarla Mescid-i Haram'da savaşmayın, onlar size orada saldırmadıkça.
Eğer size saldırırlarsa, o zaman onlarla savaşın—işte kâfirlerin cezası budur.
192Ama eğer vazgeçerlerse, şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
193Onlarla, fitne kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar savaşın.
Eğer vazgeçerlerse, artık zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur.
194Haram ay haram aya karşılıktır ve hürmetler karşılıklıdır.
Kim size saldırırsa, siz de ona aynı şekilde karşılık verin.
Ama Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, takva sahipleriyle beraberdir.
195Allah yolunda harcama yapın.
Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.
İyilik yapın.
Şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever.
وَقَٰتِلُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ ٱلَّذِينَ يُقَٰتِلُونَكُمۡ وَلَا تَعۡتَدُوٓاْۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلۡمُعۡتَدِينَ190
وَٱقۡتُلُوهُمۡ حَيۡثُ ثَقِفۡتُمُوهُمۡ وَأَخۡرِجُوهُم مِّنۡ حَيۡثُ أَخۡرَجُوكُمۡۚ وَٱلۡفِتۡنَةُ أَشَدُّ مِنَ ٱلۡقَتۡلِۚ وَلَا تُقَٰتِلُوهُمۡ عِندَ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِ حَتَّىٰ يُقَٰتِلُوكُمۡ فِيهِۖ فَإِن قَٰتَلُوكُمۡ فَٱقۡتُلُوهُمۡۗ كَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلۡكَٰفِرِينَ191
فَإِنِ ٱنتَهَوۡاْ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٞ192
وَقَٰتِلُوهُمۡ حَتَّىٰ لَا تَكُونَ فِتۡنَةٞ وَيَكُونَ ٱلدِّينُ لِلَّهِۖ فَإِنِ ٱنتَهَوۡاْ فَلَا عُدۡوَٰنَ إِلَّا عَلَى ٱلظَّٰلِمِينَ193
ٱلشَّهۡرُ ٱلۡحَرَامُ بِٱلشَّهۡرِ ٱلۡحَرَامِ وَٱلۡحُرُمَٰتُ قِصَاصٞۚ فَمَنِ ٱعۡتَدَىٰ عَلَيۡكُمۡ فَٱعۡتَدُواْ عَلَيۡهِ بِمِثۡلِ مَا ٱعۡتَدَىٰ عَلَيۡكُمۡۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلۡمُتَّقِينَ194
وَأَنفِقُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَا تُلۡقُواْ بِأَيۡدِيكُمۡ إِلَى ٱلتَّهۡلُكَةِ وَأَحۡسِنُوٓاْۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلۡمُحۡسِنِينَ195

SIDE STORY
- •
196-203.
ayetler, İslam'daki en büyük ibadetlerden biri olan Hac'dan bahseder.
Mekke'ye gidip Medine'yi ziyaret ettiğimizde, buraların Peygamber Efendimiz (SAV) ve yüce sahabelerinin yaşadığı ve ibadet ettiği yerler olduğunu hatırlamalıyız.
- •
Hac bize sabırlı, itaatkâr ve mütevazı olmayı öğretir.
Aynı zamanda, ırkımız, rengimiz veya sosyal statümüz ne olursa olsun, hepimizin Allah katında eşit olduğunu öğretir.
- •
Malcolm X (El-Hac Malik El-Şabazz, 1925-1965) 1964'te Hac yaptığında, kutsal topraklarda deneyimlediği gerçek kardeşlik ve eşitlik duygusundan çok etkilendi.
Milyonlarca Afrikalı-Amerikalı gibi Malcolm da Amerika'da yıllarca süren ırkçılıktan muzdaripti ve bu durum onun beyaz insanlara karşı kendi önyargılarını oluşturmasına yol
açmıştı.
- •
İslam'ın gerçek mesajını kabul ettikten sonra hayatını değiştiren Hac deneyimini anlatırken, Malcolm Mekke'den bir mektup yazdı; bu mektup daha sonra onun ünlü otobiyografisinde
(hayat hikayesi) yayımlandı.
Mektubundan bazı noktalar şunlardır:
- •
"Dünyanın her yerinden on binlerce hacı vardı.
Mavi gözlü sarışınlardan siyah tenli Afrikalılara kadar her renkten insan vardı.
Ama hepimiz aynı ritüele katılıyorduk, Amerika'daki deneyimlerimin beyazlar ile beyaz olmayanlar arasında asla var olamayacağına inandırdığı bir birlik ve kardeşlik ruhu
sergiliyorduk.
"
- •
Son on bir gündür burada Müslüman dünyasında, gözleri masmavi, saçları sapsarı ve tenleri bembeyaz olan Müslüman kardeşlerimle – aynı Allah'a dua ederken – aynı tabaktan yedim,
aynı bardaktan içtim ve aynı halıda uyudum.
Ve o beyaz Müslümanların sözlerinde ve fiillerinde, Nijerya, Sudan ve Gana'daki siyah Afrikalı Müslümanlar arasında hissettiğim samimiyetin aynısını hissettim.
Hepimiz gerçekten aynıydık (kardeşler).
- •
Amerika'nın İslam'ı anlaması gerekiyor, çünkü bu, toplumundan ırk sorununu silen yegane dindir.
- •
Hacılar.
- •
İbadetler.


Bazı Hac Kuralları
196Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın.
Eğer engellenirseniz, o zaman gücünüz yeten kurbanı gönderin.
Kurban yerine ulaşıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin.
Sizden her kim hasta olur veya başında bir rahatsızlığı olup da tıraş olması gerekirse, fidye olarak oruç tutması, sadaka vermesi veya kurban kesmesi gerekir.
Güven içinde olduğunuzda, hac ile umreyi birleştiren kimse, gücünün yettiği kurbanı keser.
Kim kurban bulamazsa, hacda üç gün, döndüğünde de yedi gün olmak üzere toplam on gün oruç tutsun.
Bu hüküm, Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir.
Allah'tan korkun ve bilin ki Allah'ın cezası şiddetlidir.
197Hac, bilinen aylardadır.
Kim o aylarda haccı kendisine farz kılarsa, hacda cinsel ilişkiden, kötü sözden ve tartışmaktan sakınsın.
Yaptığınız her hayrı Allah bilir.
Azık edinin.
Şüphesiz ki azığın en hayırlısı takvadır.
Ey akıl sahipleri, benden korkun!
198Rabbinizden lütuf aramanızda size bir günah yoktur.
Arafat'tan akın edip indiğinizde, Meş'ar-i Haram'da Allah'ı anın.
Sizi doğru yola ilettiği için O'nu anın.
Oysa siz daha önce sapıklardan idiniz.
199Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin.
Allah'tan bağışlanma dileyin.
Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
وَأَتِمُّواْ ٱلۡحَجَّ وَٱلۡعُمۡرَةَ لِلَّهِۚ فَإِنۡ أُحۡصِرۡتُمۡ فَمَا ٱسۡتَيۡسَرَ مِنَ ٱلۡهَدۡيِۖ وَلَا تَحۡلِقُواْ رُءُوسَكُمۡ حَتَّىٰ يَبۡلُغَ ٱلۡهَدۡيُ مَحِلَّهُۥۚ فَمَن كَانَ مِنكُم مَّرِيضًا أَوۡ بِهِۦٓ أَذٗى مِّن رَّأۡسِهِۦ فَفِدۡيَةٞ مِّن صِيَامٍ أَوۡ صَدَقَةٍ أَوۡ نُسُكٖۚ فَإِذَآ أَمِنتُمۡ فَمَن تَمَتَّعَ بِٱلۡعُمۡرَةِ إِلَى ٱلۡحَجِّ فَمَا ٱسۡتَيۡسَرَ مِنَ ٱلۡهَدۡيِۚ فَمَن لَّمۡ يَجِدۡ فَصِيَامُ ثَلَٰثَةِ أَيَّامٖ فِي ٱلۡحَجِّ وَسَبۡعَةٍ إِذَا رَجَعۡتُمۡۗ تِلۡكَ عَشَرَةٞ كَامِلَةٞۗ ذَٰلِكَ لِمَن لَّمۡ يَكُنۡ أَهۡلُهُۥ حَاضِرِي ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ196
ٱلۡحَجُّ أَشۡهُرٞ مَّعۡلُومَٰتٞۚ فَمَن فَرَضَ فِيهِنَّ ٱلۡحَجَّ فَلَا رَفَثَ وَلَا فُسُوقَ وَلَا جِدَالَ فِي ٱلۡحَجِّۗ وَمَا تَفۡعَلُواْ مِنۡ خَيۡرٖ يَعۡلَمۡهُ ٱللَّهُۗ وَتَزَوَّدُواْ فَإِنَّ خَيۡرَ ٱلزَّادِ ٱلتَّقۡوَىٰۖ وَٱتَّقُونِ يَٰٓأُوْلِي ٱلۡأَلۡبَٰبِ197
لَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَن تَبۡتَغُواْ فَضۡلٗا مِّن رَّبِّكُمۡۚ فَإِذَآ أَفَضۡتُم مِّنۡ عَرَفَٰتٖ فَٱذۡكُرُواْ ٱللَّهَ عِندَ ٱلۡمَشۡعَرِ ٱلۡحَرَامِۖ وَٱذۡكُرُوهُ كَمَا هَدَىٰكُمۡ وَإِن كُنتُم مِّن قَبۡلِهِۦ لَمِنَ ٱلضَّآلِّينَ198
ثُمَّ أَفِيضُواْ مِنۡ حَيۡثُ أَفَاضَ ٱلنَّاسُ وَٱسۡتَغۡفِرُواْ ٱللَّهَۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٞ199
Daha Fazla Hac Kuralları
200Hac ibadetlerinizi tamamladığınızda, (cahiliye döneminde) babalarınızı andığınız gibi, hatta daha fazla bir anışla Allah'ı anın.
İnsanlardan öylesi vardır ki: "Rabbimiz!
Bize dünyada ver.
" der.
Onun ahirette hiçbir nasibi yoktur.
201Onlardan kimisi de der ki: "Rabbimiz!
Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.
"
202İşte onlara kazandıklarından tam bir pay vardır.
Allah hesabı çabuk görendir.
203Sayılı günlerde Allah'ı anın.
Kim iki günde (Mina'dan dönmek için) acele ederse ona günah yoktur.
Kim de geri kalırsa ona da günah yoktur.
(Bu hüküm) takva sahibi olanlar içindir.
Allah'tan sakının ve bilin ki O'nun huzurunda toplanacaksınız.
فَإِذَا قَضَيۡتُم مَّنَٰسِكَكُمۡ فَٱذۡكُرُواْ ٱللَّهَ كَذِكۡرِكُمۡ ءَابَآءَكُمۡ أَوۡ أَشَدَّ ذِكۡرٗاۗ فَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ رَبَّنَآ ءَاتِنَا فِي ٱلدُّنۡيَا وَمَا لَهُۥ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ مِنۡ خَلَٰقٖ200
وَمِنۡهُم مَّن يَقُولُ رَبَّنَآ ءَاتِنَا فِي ٱلدُّنۡيَا حَسَنَةٗ وَفِي ٱلۡأٓخِرَةِ حَسَنَةٗ وَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ201
أُوْلَٰٓئِكَ لَهُمۡ نَصِيبٞ مِّمَّا كَسَبُواْۚ وَٱللَّهُ سَرِيعُ ٱلۡحِسَابِ202
۞ وَٱذۡكُرُواْ ٱللَّهَ فِيٓ أَيَّامٖ مَّعۡدُودَٰتٖۚ فَمَن تَعَجَّلَ فِي يَوۡمَيۡنِ فَلَآ إِثۡمَ عَلَيۡهِ وَمَن تَأَخَّرَ فَلَآ إِثۡمَ عَلَيۡهِۖ لِمَنِ ٱتَّقَىٰۗ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّكُمۡ إِلَيۡهِ تُحۡشَرُونَ203
Fesatçılar
204Münafıklardan öyleleri vardır ki, dünya hayatında sözleri seni etkiler, hatta kalbindekine Allah'ı şahit tutar.
Oysa o, düşmanların en azılısıdır.
205Senden ayrıldıklarında ise yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, ekini ve nesli helak etmek için koşuştururlar.
Allah ise bozgunculuğu sevmez.
206Onlara "Allah'tan kork" denildiğinde, kibir onları günaha sürükler.
Cehennem onlara yeter.
Ne kötü bir yataktır o!
207İnsanlardan öyleleri de vardır ki, Allah'ın rızasını kazanmak için canını satar.
Allah ise kullarına karşı çok şefkatlidir.
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُعۡجِبُكَ قَوۡلُهُۥ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا وَيُشۡهِدُ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا فِي قَلۡبِهِۦ وَهُوَ أَلَدُّ ٱلۡخِصَامِ204
وَإِذَا تَوَلَّىٰ سَعَىٰ فِي ٱلۡأَرۡضِ لِيُفۡسِدَ فِيهَا وَيُهۡلِكَ ٱلۡحَرۡثَ وَٱلنَّسۡلَۚ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ ٱلۡفَسَادَ205
وَإِذَا قِيلَ لَهُ ٱتَّقِ ٱللَّهَ أَخَذَتۡهُ ٱلۡعِزَّةُ بِٱلۡإِثۡمِۚ فَحَسۡبُهُۥ جَهَنَّمُۖ وَلَبِئۡسَ ٱلۡمِهَادُ206
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَشۡرِي نَفۡسَهُ ٱبۡتِغَآءَ مَرۡضَاتِ ٱللَّهِۚ وَٱللَّهُ رَءُوفُۢ بِٱلۡعِبَادِ207
İnkâr Edenlere Uyarı
208Ey iman edenler!
Hep birlikte tam olarak İslam'a teslim olun ve şeytanın adımlarına uymayın.
Şüphesiz o sizin apaçık düşmanınızdır.
209Size apaçık deliller geldikten sonra eğer saparsanız, bilin ki Allah gerçekten üstün güç sahibidir, hikmet sahibidir.
210Onlar (inkarcılar) sadece Allah'ın ve meleklerin bulut gölgeleri içinde kendilerine gelmesini mi bekliyorlar?
O zaman işleri bitmiş olur.
Bütün işler sonunda Allah'a döndürülür.
211İsrailoğulları'na sor, onlara nice apaçık ayetler verdiğimizi.
Kim Allah'ın nimetini kendisine geldikten sonra değiştirirse, bilsin ki Allah azabı şiddetli olandır.
212Dünya hayatı inkarcılara çekici kılındı ve onlar müminlerle alay ederler.
Ama Allah'tan sakınanlar Kıyamet Günü'nde onların üstünde olacaklardır.
Allah dilediğine hesapsız rızık verir.
يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱدۡخُلُواْ فِي ٱلسِّلۡمِ كَآفَّةٗ وَلَا تَتَّبِعُواْ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيۡطَٰنِۚ إِنَّهُۥ لَكُمۡ عَدُوّٞ مُّبِينٞ208
فَإِن زَلَلۡتُم مِّنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡكُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ فَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ209
هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن يَأۡتِيَهُمُ ٱللَّهُ فِي ظُلَلٖ مِّنَ ٱلۡغَمَامِ وَٱلۡمَلَٰٓئِكَةُ وَقُضِيَ ٱلۡأَمۡرُۚ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرۡجَعُ ٱلۡأُمُورُ210
سَلۡ بَنِيٓ إِسۡرَٰٓءِيلَ كَمۡ ءَاتَيۡنَٰهُم مِّنۡ ءَايَةِۢ بَيِّنَةٖۗ وَمَن يُبَدِّلۡ نِعۡمَةَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُ فَإِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ211
زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا وَيَسۡخَرُونَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْۘ وَٱلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاْ فَوۡقَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ وَٱللَّهُ يَرۡزُقُ مَن يَشَآءُ بِغَيۡرِ حِسَابٖ212
Peygamberler Niçin Gönderildi?
213İnsanlık bir zamanlar tek bir ümmetti, sonra ayrılığa düştüler.
Bunun üzerine Allah, müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve anlaşmazlığa düştükleri konularda insanlar arasında hükmetmeleri için onlara hak ile Kitabı
indirdi.
Ancak kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden yine de hak konusunda ayrılığa düştüler.
Ama Allah, kendi izniyle, iman edenleri, ayrılığa düştükleri konularda hakikate iletti.
Allah dilediğini doğru yola iletir.
كَانَ ٱلنَّاسُ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَبَعَثَ ٱللَّهُ ٱلنَّبِيِّۧنَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَ ٱلنَّاسِ فِيمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِۚ وَمَا ٱخۡتَلَفَ فِيهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ أُوتُوهُ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۖ فَهَدَى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لِمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ مِنَ ٱلۡحَقِّ بِإِذۡنِهِۦۗ وَٱللَّهُ يَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٍ213
Müminler Daima İmtihan Edilir
214Sizden öncekiler gibi denenmeden Cennete gireceğinizi mi sandınız?
Onlara sıkıntı ve zorluk dokundu ve öylesine sarsılmışlardı ki, hatta Resul ve onunla beraber iman edenler, "Allah'ın yardımı ne zaman?
" dediler.
Şüphesiz ki Allah'ın yardımı muhakkak yakındır.
أَمۡ حَسِبۡتُمۡ أَن تَدۡخُلُواْ ٱلۡجَنَّةَ وَلَمَّا يَأۡتِكُم مَّثَلُ ٱلَّذِينَ خَلَوۡاْ مِن قَبۡلِكُمۖ مَّسَّتۡهُمُ ٱلۡبَأۡسَآءُ وَٱلضَّرَّآءُ وَزُلۡزِلُواْ حَتَّىٰ يَقُولَ ٱلرَّسُولُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مَعَهُۥ مَتَىٰ نَصۡرُ ٱللَّهِۗ أَلَآ إِنَّ نَصۡرَ ٱللَّهِ قَرِيبٞ214
İyilik evden başlar.
215Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar.
De ki: Hayırdan ne infak ederseniz, ana-baba, akraba, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir.
Hayırdan ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir.
يَسَۡٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَۖ قُلۡ مَآ أَنفَقۡتُم مِّنۡ خَيۡرٖ فَلِلۡوَٰلِدَيۡنِ وَٱلۡأَقۡرَبِينَ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينِ وَٱبۡنِ ٱلسَّبِيلِۗ وَمَا تَفۡعَلُواْ مِنۡ خَيۡرٖ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِهِۦ عَلِيمٞ215


BACKGROUND STORY
- •
Mekke'de 13 yıllık zulümden sonra, Peygamber (SAV) ve ilk takipçilerinden birçoğu gizlice Medine'ye hicret etti.
Evlerini ve mallarını geride bıraktılar; bunlar kısa sürede Mekkeli putperestler tarafından ele geçirildi.
Bu maddi kaybı telafi etmek için Peygamber (SAV), ashabından bir grubu Mekkelilere ait küçük bir kervanı ele geçirmek üzere gönderdi.
Kural olarak, Arabistan'da 4 haram ayda (İslam takviminin 11.
, 12.
, 1.
ve 7.
ayları) savaşmak yasaktı – putperestler bu kurala uymasa da (9:37).
Peygamber (SAV) tarafından gönderilen grup Mekke kervanıyla karşılaştığında, Cümâdelâhir'in (savaşmaya izin verilen 6.
ay) son günü olduğunu düşünerek bir saldırı başlattı.
Ancak, bunun Receb'in (savaşmanın yasak olduğu 7.
ay) ilk günü olduğu ortaya çıktı.
Mekkeliler itiraz edince, onlara İslam'a ve Müslümanlara karşı işledikleri kötü fiillerin, o Müslüman grubun yaptığı dürüst hatadan çok daha kötü olduğunu bildiren şu ayet nazil
oldu.
{İmam İbn Kesir & İmam Kurtubi}
Nefsi Müdafaa Mücadelesi
216Savaşmak, hoşunuza gitmese de üzerinize farz kılındı.
Belki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır ve hoşunuza giden bir şey de sizin için şerdir.
Allah bilir, siz bilmezsiniz.
217Sana haram aylarda savaşmayı soruyorlar ey Peygamber.
De ki: "O aylarda savaşmak büyük bir günahtır.
Fakat Allah yolundan alıkoymak, O'nu inkâr etmek ve Mescid-i Haram'dan ibadet edenleri çıkarmak Allah katında daha büyük bir günahtır.
Fitne, öldürmekten daha kötüdür.
Güçleri yeterse, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaktan vazgeçmeyeceklerdir.
Sizden kim dininden döner ve kâfir olarak ölürse, onların amelleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir.
İşte onlar ateş ehlidir.
Orada ebediyen kalacaklardır.
"
218Şüphesiz iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; işte onlar Allah'ın rahmetini umabilirler.
Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
كُتِبَ عَلَيۡكُمُ ٱلۡقِتَالُ وَهُوَ كُرۡهٞ لَّكُمۡۖ وَعَسَىٰٓ أَن تَكۡرَهُواْ شَيۡٔٗا وَهُوَ خَيۡرٞ لَّكُمۡۖ وَعَسَىٰٓ أَن تُحِبُّواْ شَيۡٔٗا وَهُوَ شَرّٞ لَّكُمۡۚ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ وَأَنتُمۡ لَا تَعۡلَمُونَ216
يَسَۡٔلُونَكَ عَنِ ٱلشَّهۡرِ ٱلۡحَرَامِ قِتَالٖ فِيهِۖ قُلۡ قِتَالٞ فِيهِ كَبِيرٞۚ وَصَدٌّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَكُفۡرُۢ بِهِۦ وَٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِ وَإِخۡرَاجُ أَهۡلِهِۦ مِنۡهُ أَكۡبَرُ عِندَ ٱللَّهِۚ وَٱلۡفِتۡنَةُ أَكۡبَرُ مِنَ ٱلۡقَتۡلِۗ وَلَا يَزَالُونَ يُقَٰتِلُونَكُمۡ حَتَّىٰ يَرُدُّوكُمۡ عَن دِينِكُمۡ إِنِ ٱسۡتَطَٰعُواْۚ وَمَن يَرۡتَدِدۡ مِنكُمۡ عَن دِينِهِۦ فَيَمُتۡ وَهُوَ كَافِرٞ فَأُوْلَٰٓئِكَ حَبِطَتۡ أَعۡمَٰلُهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِۖ وَأُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ217
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَٱلَّذِينَ هَاجَرُواْ وَجَٰهَدُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ أُوْلَٰٓئِكَ يَرۡجُونَ رَحۡمَتَ ٱللَّهِۚ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ218
Part 5 study note
This is part 5 of the children's lesson for Surah Al-Baqarah.
It continues from the previous section with new verses, examples, and short review points for young learners.
If this is your first time studying the lesson, start with part 1 and then return here so the story, meaning, and practice sequence stay clear.
How to study Surah Al-Baqarah with children
Use this children's lesson as a guided path: read the short explanation, look at the Arabic verse, listen to related recitation, and return to the full surah when
your child is ready for more detail.
Parents can review one section at a time, ask the child to repeat the main idea, and then continue with the next part or a nearby surah.
This keeps the lesson connected with Quran reading, audio, and daily practice.