Surah 18
Volume 3

Mağara

الكَهْف

الکہف

Surah Al-Kahf for kids content

DOĞU'YA YOLCULUK

89Sonra başka bir yol izledi.

90Ta ki güneşin doğduğu yere varınca.

Onu, kendilerine güneşe karşı hiçbir örtü kılmadığımız bir kavmin üzerine doğar buldu!

91İşte böyleydi.

Ve Biz, onun tüm durumunu kuşatmıştık.

ثُمَّ أَتۡبَعَ سَبَبًا89

حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ مَطۡلِعَ ٱلشَّمۡسِ وَجَدَهَا تَطۡلُعُ عَلَىٰ قَوۡمٖ لَّمۡ نَجۡعَل لَّهُم مِّن دُونِهَا سِتۡرٗا90

كَذَٰلِكَۖ وَقَدۡ أَحَطۡنَا بِمَا لَدَيۡهِ خُبۡرٗا91

BAŞKA BİR YOLCULUK

92Sonra üçüncü bir yola sefere çıktı.

93İki dağ arasına varıncaya kadar.

Onların önünde, dilini güçlükle anlayan bir kavim buldu.

94Yalvardılar: "Ey Zülkarneyn!

Yecüc ve Mecüc yeryüzünde gerçekten fesat çıkarıyorlar.

Bizimle onların arasına bir set yapman için sana bir bedel ödeyebilir miyiz?

"

95Dedi ki: "Rabbimin bana verdikleri çok daha hayırlıdır.

Ama siz bana güçle yardım edin de sizinle onların arasına bir set yapayım.

"

96"Bana demir kütleleri getirin!

" Sonra iki dağın arasını doldurunca, dedi ki: "Körükleyin!

" Demir kızıl kor haline gelince, dedi ki: "Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim.

"

97Nitekim düşmanlar onu ne tırmanabildiler ne de altından tünel kazabildiler.

98Dedi ki: 'Bu, Rabbimden bir rahmettir.

Fakat Rabbimin vaadi geldiği zaman, O, bu seddi yerle bir edecektir.

Rabbimin vaadi ise haktır.

'

99O gün, Biz onları birbirine dalgalar halinde salıvereceğiz.

Sonra Sûr'a üflenecek ve Biz hepsini bir araya toplayacağız.

ثُمَّ أَتۡبَعَ سَبَبًا92

حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ بَيۡنَ ٱلسَّدَّيۡنِ وَجَدَ مِن دُونِهِمَا قَوۡمٗا لَّا يَكَادُونَ يَفۡقَهُونَ قَوۡلٗا93

قَالُواْ يَٰذَا ٱلۡقَرۡنَيۡنِ إِنَّ يَأۡجُوجَ وَمَأۡجُوجَ مُفۡسِدُونَ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَهَلۡ نَجۡعَلُ لَكَ خَرۡجًا عَلَىٰٓ أَن تَجۡعَلَ بَيۡنَنَا وَبَيۡنَهُمۡ سَدّٗا94

قَالَ مَا مَكَّنِّي فِيهِ رَبِّي خَيۡرٞ فَأَعِينُونِي بِقُوَّةٍ أَجۡعَلۡ بَيۡنَكُمۡ وَبَيۡنَهُمۡ رَدۡمًا95

ءَاتُونِي زُبَرَ ٱلۡحَدِيدِۖ حَتَّىٰٓ إِذَا سَاوَىٰ بَيۡنَ ٱلصَّدَفَيۡنِ قَالَ ٱنفُخُواْۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَعَلَهُۥ نَارٗا قَالَ ءَاتُونِيٓ أُفۡرِغۡ عَلَيۡهِ قِطۡرٗا96

فَمَا ٱسۡطَٰعُوٓاْ أَن يَظۡهَرُوهُ وَمَا ٱسۡتَطَٰعُواْ لَهُۥ نَقۡبٗا97

قَالَ هَٰذَا رَحۡمَةٞ مِّن رَّبِّيۖ فَإِذَا جَآءَ وَعۡدُ رَبِّي جَعَلَهُۥ دَكَّآءَۖ وَكَانَ وَعۡدُ رَبِّي حَقّٗا ٩٨ ۞98

وَتَرَكۡنَا بَعۡضَهُمۡ يَوۡمَئِذٖ يَمُوجُ فِي بَعۡضٖۖ وَنُفِخَ فِي ٱلصُّورِ فَجَمَعۡنَٰهُمۡ جَمۡعٗا99

Kötüler Kıyamet Günü'nde

100O Gün, Cehennem'i inkarcılara apaçık göstereceğiz.

101Onlar ki Benim Zikrimden (öğüdümden) yüz çevirenler ve hakkı dinlemeye tahammül edemeyenlerdir.

102İnkarcılar, Benim yerime sadık kullarımı rabler edinebileceklerini mi sanıyorlar?

Biz şüphesiz Cehennem'i inkarcılar için bir ağırlama olarak hazırladık.

وَعَرَضۡنَا جَهَنَّمَ يَوۡمَئِذٖ لِّلۡكَٰفِرِينَ عَرۡضًا100

ٱلَّذِينَ كَانَتۡ أَعۡيُنُهُمۡ فِي غِطَآءٍ عَن ذِكۡرِي وَكَانُواْ لَا يَسۡتَطِيعُونَ سَمۡعًا101

أَفَحَسِبَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَن يَتَّخِذُواْ عِبَادِي مِن دُونِيٓ أَوۡلِيَآءَۚ إِنَّآ أَعۡتَدۡنَا جَهَنَّمَ لِلۡكَٰفِرِينَ نُزُلٗا102

Hüsrana Uğrayanlar

103De ki, ey Peygamber, size amelleri bakımından en büyük hüsrana uğrayanları haber verelim mi?

104Onlar, dünya hayatında çabaları boşa gitmiş olanlardır; oysa onlar kendilerinin iyi işler yaptıklarını sanırlar!

105Onlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenlerdir; bu yüzden amelleri boşa çıkmıştır.

Kıyamet Günü'nde onların amellerine hiçbir ağırlık vermeyeceğiz.

106İşte onların cezası, inkâr etmeleri ve ayetlerimle peygamberlerimi alaya almaları sebebiyle Cehennem'dir.

قُلۡ هَلۡ نُنَبِّئُكُم بِٱلۡأَخۡسَرِينَ أَعۡمَٰلًا103

ٱلَّذِينَ ضَلَّ سَعۡيُهُمۡ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا وَهُمۡ يَحۡسَبُونَ أَنَّهُمۡ يُحۡسِنُونَ صُنۡعًا104

أُوْلَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِ‍َٔايَٰتِ رَبِّهِمۡ وَلِقَآئِهِۦ فَحَبِطَتۡ أَعۡمَٰلُهُمۡ فَلَا نُقِيمُ لَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ وَزۡنٗا105

ذَٰلِكَ جَزَآؤُهُمۡ جَهَنَّمُ بِمَا كَفَرُواْ وَٱتَّخَذُوٓاْ ءَايَٰتِي وَرُسُلِي هُزُوًا106

WORDS OF WISDOM

WORDS OF WISDOM

  • "Çitin diğer tarafındaki çimenler her zaman daha yeşildir" ifadesini duymuş olabilirsiniz.

    Bu, birçok insanın sahip olduklarıyla asla yetinmediği ve başkalarının sahip olduklarının daha iyi olduğunu düşündüğü anlamına gelir.

    Daha iyi bir telefon, araba veya ev isterler.

    Örneğin: • Çocuklar büyümek ister, yaşlılar ise çocukluklarına geri dönmeyi diler.

    • Fakirler zengin olmak ister, zenginler ise fakirler gibi geceleri huzur içinde uyumak ister.

    • Evli olmayan birçok kişi evlenmek için can atar, bazı evliler ise bekar olmayı diler.

    • Bisikleti olanlar arabası olanları, arabası olanlar yatı olanları, yatı olanlar ise özel jeti olanları kıskanabilir.

    • Biri eski bir telefona sahip olabilir ve akıllı telefona geçebilir, ancak daha sonra daha yeni bir modele yükseltmek için sabırsızlanır.

    • Biri bir apartman dairesinden bir şehir evine taşınabilir ve şimdi bunun yerine bir malikane ister.

  • Ancak Cennet'te durum tamamen farklı olacak.

    Bu surenin 108.

    ayetinde Allah, Cennet ehlinin başka hiçbir yere taşınmak istemeyeceğini, çünkü daha iyi bir yer olmadığını buyurur.

    Cennet'tekilerden daha iyi evler, elbiseler, yiyecekler veya daha iyi bir yaşam kalitesi olamaz.

    Peygamber (ﷺ), Allah'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Salih kullarım için hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir beşer zihninin hayal edemediği şeyler

    hazırladım.

    " {İmam Buhari ve İmam Müslim}

  • Illustration

Kazananlar

107Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için Firdevs cennetleri bir konaklama yeri olacaktır.

108Orada ebedî kalacaklardır; oradan ayrılmak istemeyeceklerdir.

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ كَانَتۡ لَهُمۡ جَنَّٰتُ ٱلۡفِرۡدَوۡسِ نُزُلًا107

خَٰلِدِينَ فِيهَا لَا يَبۡغُونَ عَنۡهَا حِوَلٗا108

Allah'ın İlmini Yazma

109De ki: "Rabbimin kelimelerini yazmak için deniz mürekkep olsa, Rabbimin kelimeleri tükenmeden deniz tükenir, hatta bir mislini daha getirsek bile.

"

قُل لَّوۡ كَانَ ٱلۡبَحۡرُ مِدَادٗا لِّكَلِمَٰتِ رَبِّي لَنَفِدَ ٱلۡبَحۡرُ قَبۡلَ أَن تَنفَدَ كَلِمَٰتُ رَبِّي وَلَوۡ جِئۡنَا بِمِثۡلِهِۦ مَدَدٗا109

İman Edin ve Salih Ameller İşleyin

110De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir beşerim; ne var ki bana, ilahınızın bir tek ilah olduğu vahyolunuyor.

Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, salih amel işlesin ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak koşmasın.

"

قُلۡ إِنَّمَآ أَنَا۠ بَشَرٞ مِّثۡلُكُمۡ يُوحَىٰٓ إِلَيَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمۡ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۖ فَمَن كَانَ يَرۡجُواْ لِقَآءَ رَبِّهِۦ فَلۡيَعۡمَلۡ عَمَلٗا صَٰلِحٗا وَلَا يُشۡرِكۡ بِعِبَادَةِ رَبِّهِۦٓ أَحَدَۢا110

Part 3 study note

This is part 3 of the children's lesson for Surah Al-Kahf.

It continues from the previous section with new verses, examples, and short review points for young learners.

If this is your first time studying the lesson, start with part 1 and then return here so the story, meaning, and practice sequence stay clear.

How to study Surah Al-Kahf with children

Use this children's lesson as a guided path: read the short explanation, look at the Arabic verse, listen to related recitation, and return to the full surah when

your child is ready for more detail.

Parents can review one section at a time, ask the child to repeat the main idea, and then continue with the next part or a nearby surah.

This keeps the lesson connected with Quran reading, audio, and daily practice.